Özel’den Bakan Akar’a: Duruşma salonuna gelecek cesaretin var mı

CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, kendisine 500 bin TL’lik tazminat davası açan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a “Restinizi görüyorum” dedi.

TBMM’de düzenlediği basın toplantısında şahitleriyle birlikte mahkemede olacağını belirten Özel, “Konuşmayı yaptığım günden beri sayısız aldığımız telefonla Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk Davası mağdurları, seninle birlikte görev yapmış, seni tanıyan, ciğerini bilen TSK mensuplarını şahit dinleteceğim sana karşı. Cesaretin var mı, avukatının yanında duracak mısın? O arkadaşlarının gözünün içine bakabilecek misin? Hayatını kaybedenlerin aileleri ve senin aciz yönetimin, kasta varan kusurların yüzünden içeri düşmüş silah arkadaşların orada olacak ve lehimde şahitlik yapacaklar. Ne gördülerse onu anlatacaklar. Sen var mısın? Varsan, hodri meydan! Bu tarihi yüzleşmede o duruşma salonuna gelecek cesaretin var mı yok mu göreceğiz” dedi.

Özel, “Bugün bu Hulusi Akar’ın ya da Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında Özgür Özel bir santim eğilirse, savunmasız öğrenciler, akademisyenler, sanatçılar bunların karşısında diz çökmek zorunda kalır. Biz bir santim eğilirsek, Türkiye diz çöker. Bunun için eğilmeyeceğiz, geri adım atmayacağız” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın ve Devlet Bahçeli’nin ifadelerine de yanıt veren Özel, “Normal şartlarda eğer suç varsa, suçun işlendiği düşünülüyorsa bu konuda gerekli şikayette bulunulabilir ya da savcılar resen harekete geçebilirler. Mahkeme uygun görüyorsa savcının talebini dava açılır. Buna uygun olarak dava görülür, bir suç varsa cezaya hükmedilir ve cezaya hükmedilmesinden sonra Cumhurbaşkanı bu cezadan bahsedebilir ama Türkiye’de hukuk o kadar tersine işliyor ki, önce Cumhurbaşkanı cezadan bahsediyor, sonra bu cezanın verileceği müjdelendikten sonra suçu tarif ediyor, mahkemeler harekete geçiyor, en son bu konuda zarar gördüğü iddia edilen kişi de kendine verilen görevi yerine getiriyor” dedi.

Özel, şöyle devam etti:

“Hulusi Akar, dün aldığı talimatla, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’nın canlı yayında verdiği talimatın ardından bir dilekçe verdi. Dilekçede tarafımdan 500 bin TL’lik tazminat talebi var. Tazminat hukukunun temel kuralı şu: Tazminat, alan kişi zenginleştirmeyecek kadar, veren kişiyi de fakirleştirmeyecek kadar olacak. 500 bin TL’yi benden alırlarsa ben fakirleşirim, bende böyle bir para yok.”

Hulusi Akar’ın iddialarına da değinen Özel, “Şunu iddia ediyor: Ben 500 bin TL alsam da zenginleşmem. Hulusi Akar’a önce sorarlar. 49 yıldır aldığın maaşları biliyoruz, yaşam şeklini biliyoruz. Sen 500 bin TL alsan da zenginleşmeyecek bir servete sahip olduğunu nasıl düşünüyorsun? Senden önceki genelkurmay başkanlarının, emekli olanların 500 bin TL alsalar da zenginleşmeyecek bir durumları var mı, buna bakmak gerekiyor” dedi.

Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanlığı’ndan emekli olunca 135 bin TL emekli ikramiyesi aldığını belirten Özel şöyle devam etti:

“’49 yıl görev yaptım’ diyor ya, 49 yılda üstlendiği tüm görevler, üstlendiği tüm riskler, kafasına silah dayanılan o günün de dahil olduğu her şey için devletin kendisine verdiği ikramiye 135 bin TL. O benden 500 bin TL istiyor. 49 yıl için devlet 135 bin TL vermiş, 49 saniye için 500 bin TL istiyor. Bana açtığı dava dilekçesi burada. Dava dilekçesinde Askeri Ceza Kanunu’nun 95/4’üncü maddesine atıf yapıyor. Askeri Ceza Kanunu, asker kişilerin işledikleri suçları düzenliyor. Hulusi Akar, kendisini hala genelkurmay başkanı sandığı gibi, beni de 23 yıl önce tezkere alarak ayrıldım ama hala daha asteğmen sanıyor.”

Hulusi Akar için “Seçilmiş cumhurbaşkanının atadığı teknisyen bakansın” ifadelerini kullanan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sivilsin, siyasetin bir parçasısın. Karşısındakini asteğmen, kendini komutan sanan bir yaklaşımla kendisini Askeri Ceza Kanunu’na savundurtuyor. Kendisine iftira attığımızı, devletin kurum ve organlarını aşağıladığımızı söylüyor. Devletin bir kurumunu aşağılama yok. Eğer öyle bir şey varsa, bunu kendisi yapmaktadır. Atanmış bir Milli Savunma Bakanı düşünün ki, Parlamentodan güvenoyu almamış bir Milli Savunma Bakanı, yılda bir kez girebileceği bir Parlamentoya, bütçe sırasında geliyor, her birisi seçilmiş milletvekillerinden olan 142 milletvekilliği olan bir gruba bağırıyor, çağırıyor. Eğer bir dava açılacaksa, Türk milletinin temsilcilerine parmak sallayan, hakaret eden, onlara emir vermeye çalışan bir eski askerin bu tutumu karşısında açılabilir. Sen kimsin de milletvekillerine bağırıyorsun. Sen bunu yaptığında sana o parmağı indirtirler ki indirttik, sana o sözleri söyletmezler ki söyletmedik. Bundan sonra da haddini bildirmeye devam ederiz. Açacaksa bir dava daha bunun için de açabilir.”

Akar’ın avukatına da değinen Özel, “Hulusi Akar’ın avukatının ismi de tanıdık. Avukatı örneğin bir eski askeri hakim ya da savcı değil, çünkü eski arkadaşlarından Akar’a selam veren yok. Kim bakıyor davasına? Önceki Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın avukatı. Avukatı bile havuzdan kullanıyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Gücün yetiyorsa bizi sözle sustur, gücün yetiyorsa bizi aklınla yen, gücün yetiyorsa bize siyaseten cevap ver” çağrısı yapan Özel, şunları söyledi:

“Bu kötülük üzerine devlet yönetenlere karşı, devleti bir çete gibi yönetenlere karşı şunu söylüyoruz: Çok acizsiniz, çok. Susturamadınız, sözle yenemediniz, kaba kuvvetle engel olamadınız, mahkemelerinizle ve kaldıramayacağımız kadar büyük tazminat davalarıyla bizi susturmaya çalışıyorsunuz. Ey Recep Tayyip Erdoğan, doğrudan seni muhatap alıyoruz. Kuklalarını değil. Gücün yetiyorsa bizi sözle sustur, gücün yetiyorsa bizi aklınla yen, gücün yetiyorsa bize siyaseten cevap ver. O gece söylediğimiz 5 konuda, bir tek cevap veremeyen aciz Milli Savunma Bakanı’nı şimdi kendi yönettiğin, kendi atadığın, kendi tehdit ettiğin mahkemelere güvenerek koruyamazsın. Kendisi karşımıza televizyonlarda çıksınlar, sorularımıza cevap versinler. Karşımıza çıkmaya cesareti olmayanlar bizimle mahkemelerde hesaplaşacak.”

Özel, Bahçeli’nin, Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin açığa çıkarılması gerektiğine yönelik açıklamasının sorulması üzerine, “49 yıl bu mesleğe ömür vermiş, kafaya silah dayanmış, ‘Siz olsaydınız ne yapardınız’ sorusunu soran birine bunu sorsa, birebir cevabı alır. Bence Devlet Bahçeli, Hulusi Akar’a ziyarete gitsin, bir tane daha silah götürsün, sonra da ‘Yurtta Sulh Konseyi kimdi, senin kafana silahı kim dayadı, dayatanlar kimlerdi, o gece başarılı olsalardı Türkiye’yi kimler yöneteceklerdi?’ diye sorunca cevap birinci ağızdan Hulusi Akar’dadır” karşılığını verdi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.