Olumlu tavır devletlerden değil, belediyelerden geliyor

*Atila Alpöge

Çevre sorunları söz konusu olunca uluslararası toplantılar düzenleniyor.  Bunlarda devlet adamları nutuklar atıp ortak kararlar alıyorlar.  Hatta bunları ulusal meclislerde bile onaylattırıyorlar.  Ama konu daha sonra unutuluyor.  Gereken eylemler ortalıkta kalıyor.  Sera gazı pompalayan yaklaşımlar, petrolcü, kömürcü girişimler devam edip duruyor.  Tek sözle, bir çıkmaz.  Bu durumda yerel yönetimler ve belediyeler görevi yüklenmek zorunda kaldılar.

Niye diyeceksiniz?  Çünkü binlerce bilim insanının yıllardır bangır bangır bağırdığı gibi sera gazı salımını azaltmaya, enerji üretim ve kullanımını başka türlü yapmaya, yaşam tarzımızı köklü biçimde değiştirmeye mecburuz.  Bu değişimleri yapmadığımız için orman yangınları, kuraklıklar, tarımda verim düşüklüğü, denizlerin yükselmesi, hastalıklar, binlerce insanın göçü ve benzeri felaketler sürüp gidiyor.  Bütün bunların faturası da kentlerin halkına çıkıyor.

Sonuçta yerel yönetimler devreye girmeye ve çevreciliğin bayrağını ellerine almaya mecbur kaldılar.  Dünya çapında örgütlendiler; bir araya gelip ortak çalışma platformu oluşturdular.  Artık çoğu yerde yerel yönetimler kolları sıvamış durumda.  Planları var, somut girişimleri var.  Yavaş yavaş sonuç almaya da başlıyorlar.  Paris bunlardan biri.  Buranın yaklaşımına bir göz atalım.

Paris Belediyesi kapsamlı bir İklim Planı geliştirdi.  Plan 2030 ve 2050 yıllarını hedefliyor.  Bu hedeflerin bazıları aşağıdaki tabloda.

Bunların boş laf olarak kalmaması gerekiyor tabii.  Paris belediyesi 500 maddeli bir eylem planı oluşturdu.  Bunda hem kendi sorumluluğundaki girişimler var; hem de halka tavsiye ettiği, yol gösterdiği, cesaretlendirdiği uygulamalar.  Bireylerin katılımına çok önem veriliyor.  Kişi, sırtüstü yatıp, “Devlet yapsın!  Belediye yapsın!” dememeli, deniyor.  Kolları sıvamalı ve yaşam tarzını değiştirmeli.  Belediye ve halk girişimlerde elbirliği yapmalı.  Planlanan girişimlerden bazıları şöyle:

  • Kentteki binaların %20’sinin damının güneş panelleriyle kaplanması.
  • Eksik kalacak enerjiyi sağlayacak büyük girişimler için diğer yerel yönetimlerle ortaklıklar oluşturulması.
  • Kent arazisinin %20’sini yeşillendirme. (Ek yarar: sera gazı emmeyi arttırma.)
  • Kentin içinde ve çevresinde tarım yapılıp ürün elde etmeyi cesaretlendirme.
  • On yıl sonra dizelli ve benzinli araçların kent içinde dolaşmasını yasaklama.
  • Kent içinde bisiklete ayrılmış yol şeritlerinin 700 kilometreye ulaşması.
  • Tramvay hatlarının uzatılması, yenilerinin açılması.
  • Kent merkezine araç girişinin büyük ölçüde sınırlandırılması.
  • Belediyeye ait 240 okulda ve 36.000 meskende yenileme yapılarak ısı kaybının azaltılması.
  • Bir milyon kadar meskenin ekolojik yenileme geçirmesini cesaretlendirme.
  • Hava kirliliğinin hızla azaltılması ve Paris’in havası en temiz kentlerden biri olması.
  • Fosil yakıtlarla ısınmayı önce azaltıp, sonra da ortadan kaldıracak girişimleri planlama.
  • Gittikçe artan hava ısınmasını dengeleyecek yeşil alanlar ve gezi ortamları oluşturma.
  • Yüzme havuzları açma.
  • Semt halkının örgütlenip çevresel girişimler yapmasını özendirme.
  • Çevre bilincini geliştirmek amacıyla okullarla, işyerleriyle, derneklerle işbirliği yapma.
  • Mağazaların plastik torba kullanımını durdurma.
  • Halkın alışverişe, kendine ait ve hep bu amaçla kullandığı özel torbalarla gitmesini sağlama.
  • Halkı ve lokantaları beslenmede daha az et kullanmaya yönlendirme.
  • Yiyecek atıklarını toplayıp gübreleştirme.
  • Diğer kentsel atıkların tamamını değerlendirip yeniden kullanıma alma.
  • Bu amaçla kent içinde 1.000 adet atık istasyonu (Trilib’) oluşturma. (Trilib’ halkın cam, plastik, kâğıt ve tekstil atıklarını ayrı hücrelere depoladığı bir sistem.  Bunun bir örneği aşağıda görülüyor.)

Benzeri uygulama Milano, Buenos Aires gibi kentlerde, Almanya’nın sayısız yerleşmesinde başarıyla iş görüyor.  Paris’te, ne yazık ki, atıkları geri kazanma oranı şimdilerde hayli düşük; %18 kadar.  Belediye bunu 30 yıl içine %100’e çıkarmak istiyor.

Acaba bizim buralarda durum nedir?  Üstelik önümüzdeki aylarda belediye seçimleri var.  Acaba adaylar benzeri konularda öneriler sunacaklar mı seçmenlerine?  Yerel yönetime özenenler bu tür politikaları, planları akıl edecekler mi?  Kentsel çevre ve ekoloji meseleleri gündeme oturacak mı?  Göreceğiz.

Atila Alpöge, Ekogazete, 12.11.2018 / Yararlanılan kaynaklar: Plan Climat de Paris, Paris Belediyesi, 4.11.2018 – Laetitia Van Eeckhout, Le Monde, 7.12.2016

Yorumlar

yorumlar

Post source : https://ekogazete.wordpress.com/2018/11/12/olumlu-tavir-devletlerden-degil-belediyelerden-geliyor/

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.