Af Örgütü’nden İsveç Hükümetine: Romanların haklarını ihlal etmeyin

Uluslararası Af Örgütü İsveç Seksiyonu, İsveç Hükümeti’ni çoğunluğu Romanya ve Bulgaristan’dan gelen Avrupa Birliği vatandaşı Romanların haklarını ihlal etmekle suçladı.

2015 yılında yapılan bir araştırma Avrupa Birliği ülkelerinden 4 bin 700 civarında Romanın iş bulmak ve çalışmak amacıyla İsveç’e geldiğini gösteriyor. Sayıları tam olarak bilinmeyen Romanların büyük bir kısmı iş bulamayınca dilenmek zorunda kalıyor. Uluslararası Af Örgütü’nün önceki gün kamuoyuna açıkladığı ”A Cold Welcome” (Soğuk Bir Hoşgeldin) başlıklı rapor, Romanların kapsamlı baskı ve ayrımcılığa uğradığını, İsveç Hükümeti’nin yasa ve uluslararası sözleşmelerde üstlendiği sorumlulukları yerine getirmediğini gösteriyor.

Raporla ilgili Uluslararası Af Örgütü tarafından yapılan yazılı açıklamada, ”İsveçli kurumlar her seviyede güç durumdaki çoğunluğu Roman Avrupa Birliği vatandaşlarının sorumluluğunu almaktan kaçınıyor” denildi.

Raporda Romanların konut, su, hijyen ve sağlık bakımı haklarının yetersiz olduğu, kurumlar ve özellikle de polis tarafından kötü muameleye tabi tutuldukları belirtilidikten sonra şu görüşlere yer veriliyor: Devletin kaynakları resmi olmayan yerlerde barınanları sürmek, barındıkları yerlerin temizlenmesi ve evsizlikten kaynaklanan acil durumlar için kullanılıyor. Bu giderler basit bir biçimde uzun bir süre oralarda yaşamak zorunda kalanlara güvenli ve legal konut sağlanması için kullanılabilir.

Konut ihtiyaçları karşılanan Romanların iş bulmalarının kolaylaşacağı belirtilen raporda konut sorununu çözen Gotland Adası ve Lund ilinde çalışan Romanların sayılarının çokluğuna dikkat çekiliyor.

Uluslarararası Af Örgütü, Romanlara indirimli sağlık hizmetleri verilmesini, temiz su ve tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmasını talep ediyor.

”İsveç’te dilenmek yasa dışı değil. Bunun için izin de gerekmiyor” denilen raporda polisin Romanları şehir dışına sistematik bir şekilde güç kullanarak çıkarması eleştiriliyor.

Evrensel’e açıklamalarda bulunan Roman Yazar ve Müzisyen Hans Caldaras, Uluslararası Af Örgütü’nün raporunu, geç kalmakla birlikte önemli bulduğunu ve Avrupa’nın diğer ülkelerinden gelen Romanların yaşam koşulları ve sorunları hakkında kamuoyunu aydınlattığını söyledi.

Kurum ve politikacıların Romanların insan haklarını savunmaktan kaçındıklarını ve sorunları görmezden geldiklerini söyleyen Caldaras, ”Bu insanların barınma, karınlarını doyurma ve bir iş bulma sorunları var. Ama bunlardan hiç biri karşılanmıyor. İnsanlar soğuk havalarda köprü altlarında, çadırlarda ve sokaklarda yatmak ve yaşamak zorunda kalmamalı” dedi.

İsveç’te uzun yıllardan beri yaşayan İsveç vatandaşı Romanlar ile Avrupa Birliği ülkelerinden gelip çoğunluğu dilenmek zorunda kalan Romanların yaşam koşullarındaki farklılıklara dikkat çeken Caldaras, ”Yüz yılllardan beri İsveç’te yaşayan Romanlara yönelik gizli bir Çingene karşıtlığı var. Bu karşıtlık hem kurumlarda hem de toplumda var. Bu oldukça yaygın. Çingene karşıtlığı yapanlar ırkçılık ve yabancı düşmanlığıyla suçlanmıyor. Ben ırkçılık ve yabancı düşmanlığına karşıyım ama Çingenelerden hoşlanmıyorum diye açıkça söyleyen insanlar var. Bu, normal bir şey olarak görülüyor” dedi.

Caldaras, son on yıllarda sınıf farklılıklarının giderek arttığına dikkat çektikten sonra ”Emeklilerin geçinebilmek için çöplerden pet şişeler topladıklarını görüyoruz. Ayda 7, 8 veya 9 bin kron geliri olan bir emekli vergi vermek zorunda kalmamalı. Refah toplumunu kurmak için yaşamı boyunca çalışan insanlar yaşlanınca cezalandırılmamalı. İsveç’te bunların olması utanç verici. Ülkedeki atmosfer giderek sertleşiyor” şeklinde konuştu.

Olumsuzlukların sorumluluğunu sığınmacılar, göçmenler ve Romanlara yıkan ırkçı ve yabancı partileri güçlendirdiğine dikkat çeken Caldaras, devamında şunları kaydetti: Bundan 15 veya 20 yıl önce ırkçı ve yabancı düşmanı İsveç Demokratları’nın %17 oy alıp parlamentoda temsil edilmelerini düşünmek mümkün değildi. Ama bu günümüzde gerçek oldu. Irkçı gruplar toplumda söz sahibi oluyor. Bu korkutucu. Benzeri gelişmeler başka ülkelerde de yaşanıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde sağcı rüzgarlar esiyor. Bundan en fazla toplumun en alt kesimleri ve göçmenler olumsuz etkileniyor. 1960 ila 80’li yıllarda var olan dayanışma yerini bireyciliğe bıraktı. Diğer ülkelerden gelerek İsveç’te dilencilik yapmak zorunda kalan Romanlara nasıl davranıldığına her gün şahit oluyoruz. Hiçbir suçu olmayan bir Roman bundan bir kaç ay önce dövülerek öldürüldü. Bundan çok değil 60 veya 70 yıl önce yaşanan soykırım ve katliamlar unutulmuş gibi görünüyor.

*https://www.evrensel.net/haber/366816/af-orgutunden-isvec-hukumetine-romanlarin-haklarini-ihlal-etmeyin

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.