Kayyım atanan 13 belediyede toplam 196 usulsüzlük tespit edildi

Sayıştay’ın Kamu İdareleri Denetim Raporu’nda, kayyım atanan beledeyilerdeki usülsüzlükler tek tek sıralandı, üçü büyükşehir olmak üzere, kayyım atanan 13 belediyede toplam 196 usulsüzlük tespit edildi.

Cumhuriyet’ten Mehmet Kızmaz’ın haberine göre ‘nakit yetersizliği’ gerekçesiyle 27 Milyon liralık elektrik faturasını ödeyemeyen Ağrı Belediyesi’nin, kasasındaki parayı ‘amacı dışında’ kullandığı tespit edildi. Diyarbakır Belediyesi’nin, mülkiyeti belediyeye ait olan bazı taşınmazları, muhasebe kayıtlarına almadan AKP’li belediye ve müftülüklere tahsis ettiği ortaya çıktı. Tunceli Belediyesi’nin bilişim sisteminde ulusal güvenlik açığının olduğu, Mardin Artuklu Belediyesi’nin de seçimlere kadar ihale yapabilmek için doğal afet yönetmeliğini kullandığı raporlara yansıdı.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti belediyeye ait olan ve meclis kararıyla diğer kamu kurum ve kuruluşlara tahsis edilen 16 taşınmazı muhasebe kayıtlarına almadı. Kayıtsız 7 taşınmazdan iki bina, 25 yıllığına AKP’li Çüngüş Belediye Başkanlığı’na, bir bina Bağlar İlçe Müftülüğüne ve bir arsa da Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’ne verildi.

Diyarbakır Kayapınar Belediyesi’nin tapu kayıtlarına göre, arazi ve arsalar hesabına kaydı gereken taşınmazların toplam tutarı 27.314.992,62 TL olarak belirtildi. Belediye’nin muhasebe kayıtlarında ise bu tutar 32.223.511,02 TL olarak gösterildi. Aradaki 4 milyon 908 bin 518 TL’lik fark dikkat çekti. Belediyenin otopark tesisi dışında başka bir amaçla kullanılamayacağı belirtilen otopark geliri de mevzuata aykırı olarak vadesiz hesapta tutuldu. Devreden toplam 2.545.040,70 TL’lik otopark bedelinin, Büyükşehir’e de aktarılmadığı, belediyenin borçlarından dolayı hesapta bloke olduğu tespit edildi.

Mersin Akdeniz Belediyesi’nin, İmar Şehircilik Müdürlüğü’nce yapılan hesaplama hatası nedeniyle emlak vergisini eksik topladığı ifade edildi. Belediye, üçüncü kişilere kiraya verdiği 43 adet gayrimenkulü, Sayıştay’ın denetiminin ardından, kurumun mali tablosuna kaydetti.

Siirt Belediyesi ve Tapu Müdürlüğü’ndenki kayıtların karşılaştırılması sonucu, 567 adet taşınmazın, Tapuda Kayıtlı Olan Taşınmazlar Formu’nda yer almadığı, böyle bir formun da hiç olmadığı görüldü.

Raporda, bu nedenle ‘kayıtlı tutarların, hangi taşınmaz malların değerinden kaynaklandığı bilgisine ulaşılamadığı’ ifade edildi. Bu durumun, hesapların olması gereken tutardan az görünmesine yol açtığı belirtildi.

Rapora göre belediye, Gecekondu Kanunu hükümlerine göre oluşturulması gereken fon hesabını da oluşturmadı. Kanunda belirtilen amaçlar için kullanılması gereken ve miktarı hakkında bilgi verilmeyen bu tutar, fon oluşturulmadığı için belediyenin genel harcamaları için kullanıldı. Raporda, şu değerlendirme de yer aldı:

“İdareye gönderilen merkezi idare vergi geliri paylarının toplamı üzerinden aylık yüzde iki oranında kesilen İlbank sermaye payının toplam tutarının 11.080.989,12 TL olduğu görülmüştür. Kurumun dönem sonu mali tablosunda ise bu hesabın 3.693.224,56 TL daha düşük göründüğü tespit edilmiştir.”

Mardin Büyükşehir Belediyesi, arazi, bina, yol, köprü gibi 1479 taşınmazın değerini 1 lira olarak gösterdi. Raporda, “Bu nedenle taşınmaz kayıtlarının gerçek durumu yansıtmadığı tespit edilmiştir” denildi. Belediye ise cevabında, taşınmazların çoğunluğunun mezarlıklar, orta malı çeşmeler ve su kuyuları olduğunu söyledi. Sayıştayise belediyenin yanıtını inandırıcı bulmadı. ‘Başka bir çok taşınmazın da kayıtlarının olmadığı ya da eski parayla tutulduğunu’ rapora yazdı. Sayıştay, belediyenin doğrudan temin yöntemiyle yaptığı mal ve hizmet alımları da mercek altına aldı.

Raporda, bu alımların mevzuata aykırı olduğu ifade edilerek, “Kısa bir zaman aralığında, hatta bazen aynı gün içinde dahi alım gerçekleştirildiği, gün içinde gerçekleşen bazı alımların aynı firmadan yapıldığı, bu alımların toplamının eşik değer limitlerini aştığı, ancak kısımlara bölünerek doğrudan teminle alındığı görülmektedir” denildi.

İdarenin bu alımları ihaleyle yapması gerektiği belirtilen raporda, örnekler de yer aldı. Belediyenin Destek Hizmetleri Başkanlığı, 22 Kasım 2017’de aynı yükleniciden toplam 119.546,28 TL malzeme aldı. Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’nın üç gün arayla aynı şirketten toplam 132.514,00 TL, Fen İşleri Daire Başkanlığı da aynı firmadan 19 gün arayla toplam 120.419,00 TL mal alımı yaptı. Belediyenin, ihalelerde aşırı düşük teklif sınır değerin altında kalan isteklilerin tekliflerinin, açıklama istenilmeksizin reddedileceği yönünde, mevzuata ve kanuna aykırı düzenleme yaparak, 58.500,00 TL lik kamu zararı oluşturduğu da ifade edildi.

Batman Belediyesi’nin gecekondu fon hesabı açmadığı, Hazine’nin fona aktarması için gönderdiği 139.083,93 lirayı da gelir hesaplarına kaydettiği belirtildi. 39 adet kurum taşınmazının, kiralama işlemlerinin de pazarlık usulüyle mevzuata aykırı yapıldığı kaydedildi. Raporda, “Taşınmazı kiralayıp sözleşme imzalayan kişilerin sözleşmede belirlenen kira tutarlarını ödememesi neticesinde, sözleşmelerin feshedilmeyip bu kişilerin ihale yasaklısı yapılmadığı görülmüştür” ifadesi de yer aldı.

Ağrı Belediyesi, nakit yetersizlinden 27 milyon TL’lik elektirik alımını ödeyemedi. Belediyenin İller Bankası’na 6.432.355,93 TL’lik faiziyle birlikte toplam 27.847.666,55 TL borcu olduğu ortaya çıktı. Borç tutarı bilançoda ise toplam 7.793.360,46 TL olarak gösterildi. Belediye’nin gecekondu fon hesabı açmadığı, bu fona yatırılması gereken 25.560,68 TL’yi de normal gelir gibi kayıtlara aldığı tespit edildi. Belediye, 2.560.729,00 TL’lik otopark parasını da başka amaçlar için kullandığı ortaya çıktı. Belediyenin, mülkiyetindeki ihaleyle kiraya verilen 65 adet taşınmazı da mevzuta aykırı olarak aynı kişilere kiraya verdiği, bu kişilerin kira süresini sürekli olarak uzattığı belirtildi. Belediyenin 4.748.885,79 TL tutarında doğrudan mal ve hizmet alımı yapması da usülsüzlük olarak kaydedildi.

Van Büyükşehir Belediyesi’nin giderinin, bütçe gelirinden 95 milyon 372 bin TL fazla olduğu, 125 milyon 139 bin TL tutarında ise kredi borcu bulunduğu ortaya çıktı. Belediyenin kira bedellerinin ilgili hesaplarda izlenmediği için 3.519.111,20 TL’nin hesaplara kaydedilmediği, ilkelere aykırı şekilde aynı kişiden mal ve hizmet alımı yapıldığı kaydedildi. Kültür Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nün önemli günlere ait organizasyon ve reklam harcamalarının doğrudan temin yöntemiyle 5.297.784,34 TL’ye ulaştığı ortaya çıktı. Sosyal çalışmacı, sosyolog gibi uzmanlar yerine sosyal inceleme formlarını hazırlayan kişinin, hiçbir şekilde imza atma yetkisinin olmadığı ifade edildi. Bazı işçilerin, 512 güne ulaşan yıllık izninin bulunduğu, elemanların izin tutarı olan 10.505.175,00 TL’nin blançoda yer almadığı ortaya çıktı. Belediyede çalışan işçilerin bağlı olduğu Mavi Kent A.Ş.’nin işçi hizmetleri dışında büyükşehir belediyesine herhangi bir hizmet ve ekonomik katkı sağlamadığı ifade edilen raporda, şirkete işçi maliyeti 27.740.947,20 TL iken, 51.722.861,23 TL ödemede bulunulduğu ortaya çıktı. Van’da yol yapım ihalelerinin maliyeti de doğru hesaplanmadı. Belediye’nin yüklenicilere işin gerçek değerinden daha fazla ödeme yaptığı ifade edildi. 13 adet yol yapım işinin maliyeti 334.004,51 TL’yken, maliyetin 11,4 katı yani 3.799.403,00 TL tutarında ödeme yapıldığı tespit edildi.

Van Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ilişkin raporda, kurumun işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinleri düzenli olarak kullandırılmadığı kaydedildi. Kullanılmayan işçi yıllık izin ücretlerinin muhasebeleştirilmediği, bu nedenle bilançoda ‘Diğer Borç ve Gider Karşılıkları Hesabının’ alacağında bulunması gereken 1.953.199,01 TL kaydın yer almadığı ifade edildi. Kurumun, bankalardan kullanılan kredileri ve geri ödemeleri de yönetmelik hükümlerine uygun olarak muhasebeleştirmediği belirtildi. Kurumun, Banka Kredileri Hesabı’nın alacağında kayıtlı 110.154.204,39 TL tutarında kredi borcu tespit edildi.

Tunceli Belediyesi’nin 2004’te yürürlüğe giren ‘e-imza’yı ve 2006’da oluşturulan ‘e-devlet’ sistemini kullanmadığı ortaya çıktı. Raporda, Belediye’nin, bilgi ve iletişim sistemindeki güvenlik zafiyetlerinin can kaybı ve ulusal güvenlik ihlaline neden olabilecek düzeyde olduğu ifade edildi. Sayıştay’ın, sistem odasıyla ilgili tespitleri şöyle sıralandı:“ Odanın kapısı, tahta ve yangına karşı savunmasızdır. Girişte kimlik kartı veya elektronik giriş kartı kullanılmaması risk oluşturmaktadır. Yangın/ hırsız alarmı, yangın tüpü, duman dedektörü, otomatik söndürme sistemi bulunmamaktadır. Dışarıdan getirilen bir bilgisayar belediye internet ağına girebilmektedir. Sistem 1,2,3,4 gibi ardı ardına takip eden rakam ve harfleri şifre olarak kabul etmektedir. Sisteme şifreyle giriş yapıldıktan sonra, belirli bir süre kullanılmadığında, otomatik olarak kapanmamaktadır.” Raporda, güvenlik zafiyetlerinin de sistemin hizmet dışı kalmasına veya kötüye kullanılmasına, can kaybına, büyük ölçekli ekonomik zarara, kamu düzeninin bozulmasına veya ulusal güvenliğin ihlaline neden olabileceği vurgulandı.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.