Kanser tehlikesiyle organik beslenme arasındaki ilişki

Atila Alpöge, Ekogazete

70.000 kişinin 7 yıl boyunca nasıl beslendiği incelenmiş.  Araştırmacılar Fransa’nın sağlık kuruluşlarından ve üniversitelerinden uzmanlar.  Kullandıkları kaynak devletin oluşturduğu bir veri tabanı (NutriNet-Santé).  Bunda 500.000 kişinin beslenme düzeni sürekli ve ayrıntılı olarak kaydediliyor.  Maksat beslenmeyle sağlık arasındaki ilişkileri izlemek.  Bu yeni araştırma çarpıcı bir sonuç sunuyor: Organik olarak beslenenler %25 oranında daha az kanser oluyor.

Araştırmanın raporu 22 Ekimde JAMA Internal Medicine adlı güvenilir tıp dergisinde yayımlanmış.

Çalışmada kişiler dört grup olarak ele alınmış.  Bir uçta beslenmelerinin en azından %50’sini organik besinlere dayandıranlar var; öteki uçta ise bunlara hiç itibar etmeyenler.  7 yıllık inceleme süresinde 1.340 kanser olayı belirmiş.  Bu hastaların beslenme sistemleri incelenince organikçi olmayanların, organikçilere göre %25 daha fazla kanser oldukları görülmüş.

Ancak bu, değerlendirmenin genel boyutu.  Olaya kanser türleri açısından bakınca daha farklı sonuçlar çıkıyor.  Menopoz sonrası meme kanserlerindeki artış %34.  Bir çeşit kan kanseri olan lenf kanserinde ise %76.  Bu araştırmaya katılmamış uzmanlar sonuçların tutarlı olduğunu söylüyorlar; ‘örneğin, diyorlar, tarım ilacı kullanan çiftçilerde de lenf kanseri hayli yüksektir.’

Gözlemciler yürütülmüş olan çalışmanın sigara kullanma, spor yapma, meslek, gelir düzeyi ve benzeri yan etkenleri de dikkate almış olduğuna işaret ediyorlar.  Bu yüzden araştırmanın hassas ve güvenilir bir nitelik taşıdığını belirtiyorlar.

Bu arada başka bir araştırma da gündemde.  Yukarıdaki çalışmanın yayımlandığı gün Viyana’da toplanmış olan mide-bağırsak hastalıkları uluslararası kongresine başka bir araştırma raporu sunulmuş.  Bunu yürüten uzmanlar çok farklı sekiz ülkede, hayli farklı ortamlarda yaşayan kişilerin dışkılarını incelemişler.  Bunlarda çok küçük plastik parçacıkları saptamışlar.  Ortalama olarak 10 gram dışkıda 20 plastik parçacığı bulmuşlar; bazılarında ise bu miktarın 176 parçacığa bile çıktığını görmüşler.  Üstelik bunların birbirinden hayli farklı türden plastik olduğunu söylüyorlar.

Nispeten sınırlı bir çalışma olduğu için (boyutları 50 mikrondan yarım milimetreye kadar giden) bu plastik parçacıklarının nereden, ne tür besinlerden nasıl geldiğini belirleme olanağı yok.  Daha önce yürütülmüş olan başka çalışmalardan biliniyor ki, balların içinde bile plastik parçacığı görülebiliyor.  Öte yandan balıkların ve diğer deniz yaratıklarının önemli oranda plastik taşıdığı biliniyor.

Bu arada, şimdilik bilinmeyen bir husus bunların kana karışıp karışmadığı.  Bu husus, üzerinde durulmaya başlanan bir konu; çünkü bazı hayvanların üzerinde yürütülmüş olan araştırmalar onların kanında plastik parçacığı saptamış durumda.

Atila Alpöge, Ekogazete, 24.10.2018 / Yararlanılan kaynak: Stéphane Foucart, Pascale Santi, Le Monde, 24.10.2018

Yorumlar

yorumlar

Post source : https://ekogazete.wordpress.com/2018/10/24/kanser-tehlikesiyle-organik-beslenme-arasindaki-iliski/

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.