ÇGD: Türkiye, medya manipülasyonlarıyla yönetiliyor

Temmuz- Eylül arası medya raporunu yayınlayan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ankara Şubesi Türkiye’de medyanın karanlık bir durum içine düştüğünü belirtti. 16 Nisan 2017 Anayasa Değişikliği Referandumu ve 24 Haziran 2018 seçimleriyle güçler ayrılığının sona erdiği tespiti yapılan açıklamada, “Tüm erkler aynı zamanda bir partinin genel başkanı olan kişiye devredildi” denildi.

Raporu gazetemize değerlendiren ÇGD Genel Başkanı Can Güleryüzlü, raporda yapılan, kuvvetler ayrılığının ortadan kalkmasının ardından medyanın ikinci kuvvet olarak iktidara hizmet ettiği yönündeki tespite vurgu yaptı: “Biz medya örgütü olarak yaptığımız tespitlerde özellikle havuz ve yandaş medyanın yayın anlayışını daha önceki raporlarımızda da vurgulamak çalıştık ama bu raporda özellikle ekonomik krizle ilgili yayıncılık anlayışları tamamen manipülasyona dayalıydı. Bu da iktidarla iç içe geçmişinin iktidarın yön verdiği yayıncılığı deşifresi anlamına gelmişti. Bu raporda özellikle konu yapma gereği duyduk çünkü bahsettiğimiz gibi ekonomik açıdan özellikle emekçi sınıfların doğrudan hissettiği ve önümüzdeki dönemde daha yoğun ve ağır hissedeceği bir süreç yaşanacak ve yaşanıyor. Buna karşı yandaş ve havuz medyasında bu haberler ya görülmüyor ya da görülünce tersinden sanki Türkiye yoğun bir saldırıya maruz kalmış ekonomik temel sorunları yokmuş yıllardır yanlış izlenen politikalar tartışılmaya iktidar gözüyle yapılan yayıncılığı deşifre etmeye çalıştık.”

İktidara yakın medyanın kullandığı haber dilinde ilkesel sorunlar tespit ettiklerini söyleyen Güleryüzlü şöyle devam etti: “Ekonomik kriz ABD ve İsrail saldırısı kisvesi altına sokuluyor. Global bir dünyada yaşıyoruz, bunun kaçınılmaz etkileri vardır ama Türkiye’de son dönem pohpohlanan milliyetçiliği özellikle fırsat bilip bir yayıncılıkla her şeyi gölgelemeye çalışıyorlar. Mesela o tür haberlerde ‘Şeytan Amerika’ yani zaten gazetecilik dili açısından da sorunlu, ilkesel olarak ciddi erozyona uğramış bir dille manipülasyon ve propaganda dili kullanıyorlar. Gözüktüğü kadarıyla var olan her şey göründüğünden gerçekle aykırı bir şekilde yayıncılık yapılacak ortaya konulacak. Farklı bir dille Yalancı bir resim sunulacak halka. Bugün son  4, 5 aydır yoğunlaşan temel yeni medya rejiminin anlayışının göstergesidir. Bunun böyle gideceğini tespitidir bizim için.

Bağımsız medya organlarının bu süreçteki rolü ile ilgili de konuşan Güleryüzlü, sözlerini şöyle noktaladı: “Onlar gerçek gazetecilik halkın gazeteciliğini yürütmeye çalışan basın organları. Sonuçta haber çok meta şekline dönüşen bir şey olmaya başladı. Hızla tüketiliyor haberler. Halk adına denetleme ve bu sorumluğunu ortaya koydu. En azından Gerçek bağımsız gazetecilik sermaye ve iktidarla organik bağları olmamış kendi okurlarına dayanan gazetecilik anlayışı bu süreçte bu baskılara rağmen mesleğini icra etmeye devam ettiler. Gerçek haber almak isteyenler bu haberlere baktılar.”

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.