Shanghai çelişkilerin düğüm noktası, açılıp yeniden düğümlenen…

Prof. Dr. Mutlu Binark, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi
Binark’ın tüm yazılarına buradan ulaşılabilir

 

12. Uluslararası Kültürel Çalışmalar Konferansı bu sene Shanghai Üniversite’nin ev sahipliğinde Baoshan kampüsünde 12-16 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşti. Konferans vesilesi ile Çin’e ikinci kez gitme olanağı buldum. Geçen yıl Yaz Okuluna katıldığım için Beijing üzerinden Guangdong eyaletindeki Zhuhai kentine ve Hong Kong Üniversitesi ile ortak program yürüten oldukça küçük bir üniversiteye gitmiştim. Şimdi ise Çin’in büyük üniversitelerinden birine, Shanghai Üniversitesi’ne  (上海大学 Shànghǎi Dàxué) ve Shanghai’e gittim. Bu kez biraz daha fazla öznel dille gözlemlerimi paylaşacağım. Her bakışın, deneyimin öznel olarak kurulduğunu, olay ve olguların birleştirilip, kurgulandığını ve bazı ögelerin dışarıda bırakıldığını biliyoruz zaten. Bu Shanghai anlatısının benim bir kurgum-seçmelerim, dışlamalarım ve eklemelerim olduğunun altını bir kere daha çizeyim. Shanghai’yi ve Shangda’yı ziyaret eden başka birinin mekana/mekanlara bakışı ve anlatısı hiç kuşkusuz farklı kurulacaktır.

Kısa adı Shangda olan (上大)Üniversite Kuomintang ve Komünist Partililer tarafından ortak 1922 de Jingan bölgesinde kurulmuş. Ancak, Shangda devrimci fikirlerin merkezi olarak gelişmiş. Chiang Kai-Shek tarafından iç savaşın başlamasını bahane edilerek ilerleyen yıllarda kapatılmış. ÇHC 1983 yılında Shangda’yı yeniden açmaya karar vermiş ve Shanghai ‘da bulunan farklı üniversite ve enstitüleri, araştırma merkezlerini Shangda çatısında birleştirmiştir. Şu anda Üniversitenin üç kampüsü bulunmaktadır: Baoshan, Jingan ve Jiading. Üniversitenin 25.000 civarında lisans, 12.000 civarında lisansüstü ve 4000’e yakın uluslararası öğrencisi bulunmakta. Üniversitenin 28 Fakültesi, 2 bağımsız araştırma bölümü, 71 lisans, 221 y.lisans ve 17 mühendislik alanında y.lisans ve 117 doktora programı ve 17 doktora-sonrası araştırma programı ile 2 MBA programı bulunmaktadır. Bu çok sayıda programlardan biri Shanghai Film Akademisi adıyla yürütülmektedir. Bu program her sene 20 öğrenci kabul etmekte olup, başvurular 1000 civarındadır. Yine Çin’de kurulan ilk Kültürel Çalışmalar Merkezi (2001)  ve bölümü de Shangda’dadır. Bölüm Başkanının Konferansın açılışında yaptığı sunuma göre, dünyanın dört bir yanından araştırmacılar kendileri araştırma fonu bulma koşuluyla ile Shangda’da konuk araştırmacı olarak bulunabilirler. Gerçi Konferans’ın Çin’de Kültürel Çalışmalar başlıklı özel oturumunda Afrika’dan gelen bir katılımcı, Shangda’ya konuk araştırmacı olarak başvurduğunu, red edildiğini, neden red edildiğine ilişkin yanıt alamadığını belirterek, sözler ile uygulamalar arasındaki farka da dikkat çekti. Konferansın içeriği ile ilgili değerlendirmemizi ortak olarak ayrıca yazıyoruz, o nedenle bu yazının kapsamı dışında bırakıyorum 12. Kültürel Çalışmalar Konferansına ilişkin gözlemleri.  Fakat şu hususa değinmeden geçmemeli, Türkiye’nin de İstanbul Bilgi Üniversitesi ile ev sahipliği yaptığı Konferansa Türkiyeli akademisyenlerin bu sene katılım sayısındaki azlığı sadece Çin’e ulaşım maliyetine bağlamamalı. Örneğin programa bildirisi kabul edilen bir arkadaşımızın Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden 2016 yılında “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı barış bildirgesine imza attığı için KHK ile kamu görevinden çıkartıldığını anımsatalım. Gerek maddi koşullar gerekse ve öncelikle insan haklarını ihlal edecek şekilde pasaportunun iptal edilmesi nedeniyle kendisi Shanghai’a gelemedi. Bir diğer neden de üniversitelerin içinde bulunduğu akademik ortam olmalı. Eleştirel ve sorgulayıcı düşün iklimi yerine otosansürün egemen olduğu bir akademik zeminde, araştırmacıların da siyasal, ekonomik ve kültürel yapıyı sorgulayan ve analiz eden çalışmalardan giderek uzaklaştığını söylemek mümkün.

Tekrar, Shanghai Üniversitesi ve Shanghai kentine ilişkin gözlemlerime geri dönecek olursam, Shangda’nın Baoshan kampüsünü keşif için fazladan bir günümüzde oldu. Özellikle yeni Kütüphanesi dışarıdan oldukça etkileyici idi. Ancak, içeriye girerek olanaklara bakma izni, elektronik geçiş kartımız olmadığı için verilmedi. Kampüs de pasaport numaramıza bağlı kimlik doğrulayarak girdiğimiz ShuAll ağında VPN ile Google, Twitter ve Line’a girmek mümkündü. Maamafi cep telefonunda VPN bir türlü aktif hale gelmediği için, laptopu sürekli anlık iletişim aracı/ortamı olarak yanımda taşımak zorunda kaldım. Üniversite yerleşkesi genel olarak öğrenciler için oldukça konforlu, yurtlar, kantinler ve yerleşke yanındaki mahalle ile öğrencilik yaşamının rahat geçtiğini belirtmek lazım. Ayrıca Shanghai Metro sistemine dahil Hat 7’de Üniversitenin adını taşıyan bir durağa sahip ve farklı Hatlarla bağlantı noktalarına sahip bu Hat ile kentin ana merkezlerine rahatlıkla ulaşılabiliyor. Yerleşkenin içinden geçen nehir ve yapay gölet ile, yerleşkenin beton yığını olmasının önüne geçilmiş. Eğitim-öğretim görülen tüm mekanlarda dersliklerde CCTV’lerin olduğunu özellikle belirtmeli. Yerleşkenin özel bir giriş kapısı bulunmamakla. Buna karşın, yerleşkedeki çok sayıda CCTV’ler güvenlilikleştirme işlemini yerine getirmekte. Gece yerleşkenin ışıklarının görece cılız ve mekanın karanlık kaldığını gözlemledim. Keza Üniversite’nin bitişiğindeki, metro durağından karşıya geçildiğindeki alışveriş mekanı da karanlıktı. Buna karşın Shanghai Finans Merkezi ve Nangjing Caddesi(南京路; Nánjīng Lù)  fazla ışıltılı ve aydınlıktı… Üniversite içinde hala nakit para ödeme  olanağının mümkün olması Çin’de WeChat hesabı olmayan, bu hesaba entegre ödeme sistemlerinden Tencent, Alipay hesapları olmayanlar için sevindirici bir durum. Gerçi, Bölümlerdeki otomatlardan ancak Tencent veya AliPay ile içecek alınabildiğini belirtelim. Mobil telefon uygulamalarının gündelik yaşam içinde sosyal, ekonomik ve teknik yöndeşmesinin geldiği boyut ta yine ayrı bir yazının konusu. Ancak şunu belirtmeden geçmemeli, bu ödeme sistemlerinden birinde hesabınınız, WeChat’inin yoksa Çin’de bir çok açıdan “mahrum” olmaya başlıyorsunuz. Üstelik üçüncü bir seçenek “olmak ya da olmamak” arasında sizi daha zor durumda bırakabilir: “yüz tanıma sistemine entegre ödeme sistemi”…

Üniversite içinde 19.Çin Komünist Partisi Genel Kurultayı’nda benimsenen Xi JingPing’in Çin’in Yönetimi adlı konuşma metinlerindeki söyleminde somutlaşan ilkeleri teşvik etmek amacıyla asılı afişler de dikkat çekiciydi: gençleri Çin tarzı sosyalist modernleşmeyi öğrenmeye ve bunun için çalışmaya davet etmekteydi bu afişler. Afişlerin daveti ile, Nangjing Caddesi’nde mekanı yoğunlaştıran para akışını ise hızlandıran insan yığınları, metroda işlerinden yaşadıkları yurtlara dönen eski ve yeni emek sınıfın yorgunluğu, güvencesizliğin sindiği köksüz yaşamları tam bir tezat oluşturmakta. Çin’in alternatif modernleşme ve küreselleşme iddiasının, “Çin Rüyası” nın tüm boyutları ile bilinmesi ve daha yoğun tartışılması gerekli kanımca.

Shanghai kentinin farklı bölgeleriyle tek bir merkezi, ana arteri olmayan, farklı bölgelerin her birinin merkezinin olduğu düğümlerden oluşmuş bir kent. Kentin Serbest Ticaret Bölgesi olduğunu da bu bağlamda anımsatalım. Şavkar Altınel’in Kwanghwamun Kavşağı (2004, 2013) adlı kitabında Shanghai  kenti de betimlenir. Altınel şöyle betimler kenti: “Karşı kıyıda dizli dev vinçlerin arasında, postmodern görünümlü gökdelenlerden oluşan yepyeni bir şehir inşa edilmekteydi. Biraz ötede bu gökdelenlerden de daha yüksek bir çelik kule duruyordu. Büyük bir sayacın üstüne bir küre oturtulmuş, bunun üstüne kulenin ana bölümü, onun üstüne de daha küçük bir ikinci kule yerleştirilmişti. Bu ikinci kulenin üstünde de ucu yağmur bulutlarının arasında kaybolan bir anten yükseliyordu” (117-118). Altınel’in betimlediği gökdelenler çoktan tamamlanmış, yenileri inşa edilmiş üstelik: Pudong bölgesinde Kohn Pederson Fox tarafından tasarlanan ve Japon Mori Mimarlık tarafından inşa edilen Shanghai Ticaret Merkezi  (上海环球金融中心) (2008) gibi. Ancak Shanghai Ticaret Merkezinin karşısında sona eren, Finans Merkezini ana karadan ayıran Yangze’nın kolu olan Huangpu nehrinin başladığı  Nangjing Caddesi’nin son erdiği mekan kolonyol dönemden kalma mimarilere ev sahipliği yapmakta. Hatta Afyon Komisyonu binasını da bu cadde üzerinde görmek mümkün. Çin’in Batılı devletlerce Doğu’nun “hasta adamı” olarak tanımlandığı ve Hong Kong, Macau ve Shanghai başta olmak üzere İnci Nehri Deltası olarak bilinen Guangdong eyaletini sömürgeleştirildiği dönemde bu mekanda Çin yasalarının geçmediği bir yer olduğunu belirtelim (Altınel, 2013:118). 1949 yılında ÇKP’nin Shanghai kurtarmasına değin bu mekanda yaşamın bu şekilde sürdüğünü Altınel belirtmekte. Altınel’in kente ilişkin gözlemi şu notla devam eder: “Bugünün Şangay’ı eskisinden daha disiplinli bir şekilde para peşinde koşarak “gelişip” Uzakdoğu’nın öbür büyük şehirlerine yetişmek isteyen bir metropoldü” (119). Shanghai Pudong bölgesiyle ve diğer bölgelerindeki ticaret merkezleriyle bugün Tokyo, Seul’e rakip belki de küresel marka ve ürünlerin akışında onlardan daha yoğun bir kent. Ancak, kenti çelişkilerin mekanı kılan da Çin Rüyasının gerçekleşmesinin getirdiklerinin ve götürdüklerinin bir arada gözlenmesi…

“Hukou” sistemi (户口)nedeniyle, 25 milyon nüfusu olan Shanghai aslında, bir iç göçmen kenti. Bu sistem, Çinlilerin çalıştıkları kentte değil, doğdukları kentte yasal kayıtlı olmaları anlamına gelmekte. Dolayısıyla göçmen emek gücünün çalıştıkları kentte birçok kamu hizmetinden yararlanmaları da sınırlanmakta. Hukou’nun düzenlenmesine yönelik tartışmalar Çin yönetiminin önemli sorunlarından biri. Çünkü Shanghai, Beijing, Shenzen, Guangzhou gibi kentlerde, özellikle Güney Doğu bölgesinde nüfus yoğunluğu ve gelir hızla artarken, ülkenin Batı’sında gelir dağılımı eşitsizliği mevcut durumunu korumaya devam etmekte. Kentte sahipleri ve sahip olamayanların eş anlı görmek mümkün… Nangjing Caddesinde çöp tenekelerinden atılan çöpleri- pet şişe ve içecek kutularını- toplamak için bekleyenlerden, dünya markalarını satın almak için klimalar ile dışarıdaki nemli sıcak havadan yalıtılmış alışveriş havzalarında gezinenler arasındaki “ayrım” için çok uzağa gitmeye gerek yok: Aynı cadde üzerinde bu çelişki tezahür edebiliyor. Kentin metro hatlarında bir uçtan diğer uca giderken de nüfus arasındaki “ayrımı” durakların ilişkili oldukları mekanlara, o mekanların ekonomik sermaye ile ilişkisine göre okumak mümkün keza. Shanghai’da paranın sanallaşması ve akışkanlığı başta olmak üzerine sosyal ilişkiler, siyasal katılım, iletişim ağları ve ilişkileri ile gündelik yaşam pratikleri üzerine daha uzun süreli gözlem yapmak gerekli. Nanggjing Caddesindeki insan, para ve hiper tüketim akışından başımız dönüp Huangpu Bölgesindeki Halkın Meydanı’na (人民广场) döndüğümüzde ise, müzik eşliğinde eşli ya da eşsiz dans yapan Çinliler ile onları izleyenleri görüyorsunuz. Bu edimin kendisi içinden çıkıp geldiğiniz tüketim katedrallerinden farklı bir dünya adeta…Birlikte bir an’ı paylaşanlar…onlara bakıp soluk alanlar…zamanın bir an durduğu bir ortam…

Altınel’in gözlem notlarına geri dönmek istiyorum: “İlk defa altı-yedi yaşımdayken bir çizgi romandan adını öğrendiğim Şanghay’a kırk yıl sonra ulaşmıştım. Ama dünyanın hep keşfedilmeyi bekleyen renkli ve büyüleyici bir yer olduğunu, insanların çaresizliğinden ve gittikçe aran kendi yorgunluğumuzdan etkilenmeden dolaşıp durabileceğimizi sanmak boş bir düştü…Yıllar önce bir kitabın arasına bıraktığım mavi lotusun çoktan solmuş olduğunu anladım” (2013:10). Shanghai metrosunda insan akışı ve sosyal medyada bağlantılı olma halinden bir an sıyrılıp, durup istasyonun duvarlarına bakarsanız, bir projeyi görürsünüz. British Council ve Shanghai Metro’sunun birlikte gerçekleştirdikleri 20 genç Çinli ve İngiliz şairin şiirlerinden dizelerin alıntılandığı bir proje. Acaba Shanghai’da yaşamın yoğun akışı içinde bu dizelere kulak vermek mümkün müdür? Kent bir şekilde çelişkilerini birbirine ekleyip, ilmekleyip rutini devam ettirmekte…

Kaynakça:

Altınel, Ş. (2004, 2013). Kwanghwamun Kavşağı. İstanbul: YPK yayınları.

1-http://www.cul-studies.com/ACScrossroads2018/ACScrossroads2018/index.htm
2-http://en.shu.edu.cn/Default.aspx?tabid=38516
3-http://en.shu.edu.cn/Default.aspx?tabid=23625&ctl=Detail&mid=45164&Id=227887&SkinSrc=[L]Skins/wsc1/wsc1
4-http://www.cul-studies.com/
5-http://www.cultstud.org/wordpress/
6-https://barisicinakademisyenler.net/
7-https://barisicinakademisyenler.net/node/727
8-https://en.wikipedia.org/wiki/Nanjing_Road
9-2017 yazında WeChat hesabı açmıştım, ancak hesabın yaptığım paylaşımın sansür politikasına uygun olmaması nedeniyle doğrudan Tencent Firması tarafından askıya alındı. Çin devletinden önce firmaların kendilerinin kullanıcı içeriklerini her gün düzenli taradığını, binlerce hesabı askıya aldığını bu noktada belirtmeliyim.
10-https://en.wikipedia.org/wiki/Shanghai_World_Financial_Center
11-Altınel’in okuduğu çizgi roman TenTen serisinden çıkan Mavi Lotus (Le Lotus Bleu) adlı eserdir.

 

Yorumlar

yorumlar

Post source : VPN

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.