Projeler nedeniyle İstanbul’da şah kartalı ve yelkovan kuşunun nesli tehlike altında

Gazete Kadıköy’den Erhan Demirtaş’a konuşanMagma Dergisi yazarlarından kuşbilimcisi Süreyya İsfendiyaroğlu, İstanbul’da nesli tehlike altında olan kuş türlerini anlattı.

 

İstanbul’daki Önemli Doğa Alanlarının tamamında, küresel ölçekte nesli tehlike altındaki canlıların önemli popülasyonlarının yaşadığını söyleyen İsfendiyaroğlu, özellikle Şah Kartal (Aquila heliaca) ve Yelkovan (Puffinus yelkouan) türlerine dikkat çekti.

“Yakın bir zamana kadar İstanbul’da Silivri çevresinde yaşamaya devam eden şah kartalların 4 çifti İstanbul sınırlarında barınıyordu. Bu çiftlerin tamamı şu an rüzgar türbinleriyle çevrelenmiş. Bir kısmının yuvasına son derece yakın türbinler bulunuyor, ayrıca bu bölge kentleşme baskısıyla da karşı karşıya. Bu topraklarda Osmanlı’yı, Bizans’ı görmüş bir canlının yakın gelecekte İstanbul’u yurt edinemeyecek olması herkes için kaygı verici bence.

Yelkovan kuşları, İstanbulluların yıllardır bildiği göremeseler de adını şarkılarda andığı bir kent sembolüdür. Boğazı boydan boya bitmez tükenmez bir enerjiyle geçer, Karadeniz veya Marmara Denizi’ne doğru dalgaların arasında kaybolurlar. Kanatlarını hızla çırptıktan sonra yatay düzlemde tutarak süzülen kuşları izlemenin tadına doyum olmaz.  Dünya denizlerinde balık popülasyonları birbiri ardına çökerken, balıkla beslenen yelkovan kuşlarının akıbeti de aynı şekilde dramatik. Dünya Doğa Koruma Birliği’ne göre yelkovanlar nesli küresel ölçekte duyarlı (Vulnerable) bir tür. Akdeniz’de üreyen tek popülasyonun büyük kısmının boğazlar sistemini kullandığı düşünülüyor. Yakın zamanda boğazda gerçekleşen balık akımında olta balıkçılarının iğnelerine yakalanmalarına neden olmuş, ancak doğal seyrinde balık akının geçmesiyle yelkovan sorunu çözülebilmişti. Olta balıkçılarını bu dönemlerde daha hassas davranması ve geçici olarak bir süre ara vermeleri küresel bir sorumluluk.”

İstanbul için en çok tartışılan konulardan biri yeşil alanların ve ormanların imara açılmasıydı. Süreyya İsfendiyaroğlu, 3. Köprü, havalimanı projesi ve Kanal İstanbul’un ekolojik yıkıma yol açacağını hatırlattı.

“3. Köprü ve bağlantı yolları Boğaziçi Önemli Doğa Alanlarının (ÖDA) doğu ve batı yakasında orman tahribatına, kentleşmenin yaygınlaşmasına neden olacak. 3. Köprü, İstanbul’un en hızlı şekilde işgal edilen Ömerli Havzası’nın da geri dönülemeyecek şekilde kaybolmasına neden olacak. 3. Köprünün Avrupa yakasında yer alan Kilyos Kumulları çevresinde hali hazırdaki kentleşme baskısı artacak ve buradaki kumul ve yalancı maki alanları hem siteler, hem de turizm tesisleri tarafından işgal edilecek, alanda bulunan kumul bitkisi popülasyonları geri dönülemeyecek şekilde tahrip olacak.

Havalimanı projesi her ne kadar noktasal bir tehdit gibi dursa da Terkos Havzası, Ağaçlı Kumulları, Batı İstanbul Meraları ve Küçükçekmece Havzası’nın kuzeyinin işgaline ve doğal niteliklerinin kaybolmasına neden olacak.

Küçükçekmece Havzası tamamen tahrip olacak, su kuşlarının düzenli kışladığı bu alanın yapısı radikal bir şekilde değişecektir. Bu yatırımın getireceği kentleşme baskısıyla batı İstanbul meraları ve onun içerisinde yer alan ve Alibeyköy Su Havzası da tamamen tahrip olacak. Bu bölgede yaşayan birçok nadir kelebek ve bitki taksonu maalesef kaybolacak.”

Türkiye’de Doğa Derneği’nin yayımladığı, Süreyya İsfendiyaroğlu’nun da editörleri arasında bulunduğu Türkiye’deki Önemli Doğa Alanlarının haritasını çıkaran ve ‘Önemli Doğa Alanları’ kitabına göre 305 Önemli Doğa Alanı bulunuyor. Bunların 11 tanesi ise İstanbul’da yer alıyor: Terkos Gölü, Büyükçekmece Gölü, Küçükçekmece Havzası, Batı İstanbul Meraları, Ağaçlı Kumulları, Boğaziçi, Kilyos Kumulları, İstanbul Adaları,  Pendik Vadisi, Şile Kıyıları ve Ömerli Havzası.

(Gazete Kadıköy)

Yorumlar

yorumlar

Post source : http://www.gazetekadikoy.com.tr/cevre/istanbul-un-son-kuslari-h12704.html

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir