Dünyada 1.200 adet özel çevre ihtisas mahkemesi var

Atila Alpöge*

“Bu lafı da kim uydurmuş” deme şansımız yok.  Kaynak Birleşmiş Milletler.  Resmi kayıtlara göre birçok yerde konu ciddiye alınıp ihtisas mahkemeleri kurulmuş.  Bizdeki özel terörizm mahkemeleri gibi.  Bu ihtisas mahkemeleri önlerine düşen çevre konularını bilgiyle, yetkiyle değerlendirme yeteneğine sahip.  Yani bir boşanma davasından hemen sonra yargıçlar “Bu da neymiş?” diye şaşkınlıkla bir çevre meselesine eğilmiyorlar.

 

Genelde, ihtisas mahkemeleri özel, dar kapsamlı ve uzmanlık isteyen konularla uğraşıyor.  Ülkemizde de bu tür mahkemelere bir hayli örnek var.  Örneğin, boşanma ve benzeri konulara eğilen aile mahkemeleri… Kadastro mahkemeleri… Fikrî-sınaî haklar mahkemeleri… Çocuk mahkemeleri… Denizcilik mahkemeleri… Ve benzerleri.

Birleşmiş Milletlerin sözünü edip sayısını verdiği ihtisas mahkemesi ise yalnızca çevre konularına sahip çıkıyor.  Çevre koruma, çevreye sahip çıkma, çevreye zarar verme gibi meseleleri yargılıyor.  Aşağıdaki harita oluşumun ne kadar yaygın olduğu hakkında fikir veriyor.  Bunda yalnızca çevreyle ilgili konulara eğilen mahkemelerin olduğu ülkeler görülüyor.

On yıl önce yalnızca 350 özel mahkeme varmış dünyada.  Şimdi 44’e yakın ülkeye yayılmışlar ya da yayılmak üzereler.  Sayı da 1.200 dolaylarına varmış.  Tabii değişik düzeylerde olabiliyor bunlar.  Merkezi devlete bağlı oldukları gibi, eyaletlerle yerel yönetimlerin de oluşturduğu sistemler söz konusu.

El Salvador’dan bir örnek.  Büyük bir inşaat sırasında atık sular oraya buraya gelişi güzel saçılıyor.  O mahallede oturan halkın suyunu kirleterek, kullanılmaz hale getirerek.  İlk şikayetler bir işe yaramıyor.  Sonunda bu özel yargı devreye girince inşaat derhal ıdurduruluyor.  Bu ülkede eskiden bu tür meselelere genel mahkemeler bakarmış; ama davaların hep büyük girişimcilerden yana sonuçlandığı görülünce 2014’te ihtisas mahkemeleri kurulmuş.  Sonuç ortada.  Davalar (normal mahkemelerde olduğu gibi) zamana yayılıp laçkalaşmıyor artık.  Daha bilinçli ve dengeli kararlar çıkıyor.  Özellikle hem idarelere, hem de şikayetçilere daha ucuza mal oluyor.

İlginç bir boyuta daha işaret ediyor El Salvador uygulaması.  Eskiden halk çaresiz kaldığı ve yıllarca uğraşmaktan korktuğu için çevre meselelerini yargıya getirmezmiş.  Şimdi bu tavır değişmiş.  Halk için de, çevresel sorun yaratabilecek firmalar için de çevre hassasiyeti hayli gelişmiş.

Bu gelişmenin temelinde iklim değişimi olgusunun ne kadar ciddi olduğunun kavranması yatıyor.  Bir de dünyanın içine yuvarlanmakta olduğu çöküntünün insanın yaşamsal haklarını (özellikle gelecek kuşakların haklarını) şiddetle zedelediğinin anlaşılması.  Ayrıca genel yargı sisteminin büyük ölçüde yetersiz kaldığının görülmesi.  Politikacı açısından da çevre yasaları çıkarıp ‘görevim bitti’ diye rahatlamanın yetersizliği söz konusu.  Özel yargı sistemi yasa yapmaya bir anlam kazandırıyor.

Gerek suları, gerekse havası yıllardan beri aşırı kirlenen Hindistan 2012’de Ulusal Yeşil Mahkemeler oluşturmuş.  Bunlarda çevre konularında özel yetişmiş yargıçlar görev alıyor.  Seçkin uzmanlar da bu çabayı sürekli olarak destekliyor.  Ancak, daha da ilginç bir yanı var bu girişimin.  Yargılamanın sonunda yargıç şöyle ya da böyle bir karar verip kestirip atmıyor.  Sistem tarafları bir araya getirip anlaşmaya, ortak çözümler oluşturmaya da çalışıyor.  Ve yargıç davayı 6 ayda bitirmek zorunda.

Avustralya ise benzeri bir oluşumu 1980’de gerçekleştirmiş.

Bu anlamda önemli bir gelişme de Fransa’da gözleniyor şimdi.  Geçen hafta hükumet, Fransa’nın çevre bilincine sahip çıkma hedefini anayasanın ilk maddesine ekleyeceğini açıkladı.  Mevcut kısa madde temel yapıyı belirliyor ve ülkenin bölünemez, laik, demokratik, toplumcu ve eşitlikçi olduğunu vurguluyor.  Yeni eklentiyle çevre, iklim ve biyoçeşitlilik ana hedeflerden biri olacak.  Politik yapı, yönetim kademesi ve yargı sistemi bunlara sahip çıkma zorunluluğuyla karşı karşıya kalacak.

Bu noktada belirtelim ki, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) 2016’da yayımladığı bir rehber var: “Environmental Courts and Tribunals: Guide for Policy Makers”.  142 sayfalık bu kitap çevre mahkemeleri kavramını açıklıyor ve dünyada görülen değişik modelleri inceleyip irdeliyor.  Rehberin sonunda verilen listeye bir göz atalım.  Bunda bu tür yargı sistemini uygulayan ülkeler sıralanıyor.

  • ABD, Antigua ve Barbuda, Avustralya, Avusturya,
  • Bangladeş, Belçika, Bolivya, Brezilya,
  • Çin, Danimarka, El Salvador, Finlandiya, Filipinler,
  • Gambiya, Guatemala, Güney Kore, Hindistan,
  • İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç,
  • Jamaika, Japonya, Kanada, Kenya, Kosta Rika,
  • Malta, Malezya, Mauritius, Nikaragua, Nijerya,
  • Pakistan, Paraguay, Peru, Samoa, Sri Lanka, Şili,
  • Tayland, Trinidad ve Tobago, Yeni Zelanda, Yunanistan

Atila Alpöge, Ekogazete, 23.6.2018 / Yararlanılan kaynaklar: Anna-Catherine Brigida, Ensia, 24.4.2018 – Simon Roger, Le Monde, 23.6.2018

 

Yorumlar

yorumlar

Post source : https://ekogazete.wordpress.com/2018/06/23/dunyada-1-200-adet-ozel-cevre-ihtisas-mahkemesi-var/

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.