Gwangju Kenti ve Gwangju Kültür Vakfı Üzerine

Mutlu Binark, Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi
Binark’ın tüm yazıları için tıklayınız 

Güney Jeolla eyaletinin başkenti olan Gwangju kenti (Korecesi 광주, Çincesi ) Türkiye’de Mayıs 1980’lerdeki öğrenci ve halk hareketinin ordu ve hükümet tarafından kanlı bir şekilde bastırılmasıyla biliniyor olabilir. 2017 yılında çekilen ve gösterime giren Jang Hoon’un yönettiği Taxi Driver filmi de medya aracılığı ile bu olayı ve aktarıyor. Aslında bellek müzesinde kentin tarihine baktığımızda farklı farklı dönemlerde baskıya karşı koyuşun öykülerini görmek mümkün. 1929’da Japon sömürgeciliğine karşı da kent halkının mücadele verdiği bilinmektedir.

Mayıs 1980’de Diktatör Chun Doo-hwan’a karşı demokratik hakları ve ülkenin demokratikleşmesini savunan Chonnam Üniversitesi öğrencilerinin ve sivil halkın sokak gösterileri, ordu özel kuvvetleri tarafından kanlı bir şekilde bastırılmıştır. Gwangju Ayaklanması (Korece, 광주항쟁) veya 18 Mayıs Demokrasi Hareketi (Korecesi 5·18 광주 민주화 운동; Çincesi五一八光州民主化運動) 18 Mayıs ve 27 Mayıs tarihleri arasında sürmüş, ordunun protestolara müdahale etmesi sonucunda 600’den fazla Koreli öldürülmüştür. Resmi kaynaklar ile sivil toplum kuruluşları ile insan hakları örgütlerinin o tarihte verdiği rakamlar arasında büyük fark vardır. Olaylar sırasında bölgeden 26 yakın siyasetçi, Kim Dae-jung1 dahil olmak üzere tutuklanmıştır. Gwangju 18 Mayıs Demokrasi Hareketi’nin Güney Kore siyasi tarihinde önemli bir yeri vardır. Çünkü Kore’deki 1989 Haziran Bildirgesi’nin (Hwang, 2018:201). temelini bu ayaklanma atmıştır denebilir. Kentte bulunan Bellek Arşivi nedeniyle, kent 2011 tarihinde Unesco tarafından, Dünya Bellek Kenti olarak seçilmiştir.

 

Aslında Gwangju’ya gidiş nedenim de kültür politikası ile ilgiliydi. Gwangju Unesco’nun Medya Sanatları alanında Yaratıcı Kentler’inden birisidir2. 2014 yılında Medya Sanatları alanında Yaratıcı Kentler listesine giren Gwangju, insan hakları ve demokratikleşme hareketlerini besleyen kent kültürünü Medya Sanatlarının Yaratıcı Kenti olma durumuna taşımıştır. Kentte bulunan bilişim teknolojileri, LED endüstrisi, tasarım endüstrisi ve çağdaş sanat potansiyeli (Uluslararası Gwangju Bienali, Medya Sanatları Festivali, Asya Kültür Forumu) medya sanatlarını geliştirmek için bir zemin oluşturmuştur.

Gwangju Yerel Yönetimi, Unesco’ya yaptığı başvuru kabul edildikten sonra, kenti medya sanatları temelli geliştirmek için Gwangju Kültür Vakfı’nı3 kurmuştur. Vakıf kültür yönetimi alanında yaptığı çalışmalar ile oldukça özgün bir konumdadır. Vakıfın işlettiği 6 ayrı medya sanatı uygulama alanı söz konusudur: Hologram Sineması, Unesco Medya Sanatları Yaratıcı Kentler Tanıtım Alanı, Arşiv, Medya Sanatları Sergi Alanı Medya 338, Kütüphane ve Medya Sanatları Kuluçka Merkezi ve Hologram Alanı. Gwangju Kültür Vakfı’nın belirttiği üzere, medya sanatları iletişim teknolojilerinin yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğu günümüz toplumunu kavramamızı sağlayacak bir ifade yoludur.

Unesco’nun sürdürülebilir kalkınma hedefleri temelinde, bir yandan yurttaşları da dahil ederek kentte yaşayanların yaratıcılığının artırılması, yurttaşa temellenen sanatın gelişmesi öte yandan da medya sanatlarının ekonomik bir değer yaratabilmesi Vakfın ulaşmak istediği amaçlardandır. 2020’de tamamlanacağı belirtilen yeni bir Kültür Merkezi’nde medya sanatlarına yönelik yurttaş eğitimi ile genç yeteneklerin desteklenmesi çalışmaları daha kapsamlı gerçekleşecektir. Fonu ziyaret ettiğimde, en etkilendiğim yer Arşiv odası oldu. Kentte yaşayan ve medya sanatları alanında kendini konumlandıran sanatçıların portfolyosunun birer kopyası hem basılı olarak dosyalarda tutulmakta hem de görsel olarak sergilenmektedir. Gwangju kentinde medya sanatlarının gelişmesine katkı veren sanatçıların gösteren kronolojik bir izlekte bu arşiv odasında yer almaktadır. Vakfın bütçesi yerel yönetim kaynaklarından ve Kore hükümetinden temin edilmektedir. Vakfı gezdiğimde, Türkiye’de yerel yönetimlere de kültür politikası yönetiminde rol verildiğini ancak bunun uzun erimli bir kent kültür politikası geliştirecek şekilde kullanılmadığını belirtmek lazım. Avrupa Kültür Başkent seçilen İstanbul’un İstanbul Kalkınma Ajansı desteğiyle İstanbul Kültür Envaneri’nin çıkarıldığını bu noktada anımsatalım. Benzeri envanterlerin çoğu kentimizde olmadığını da dikkat çekelim. Dolayısıyla Gwangju Kültür Vakfı’nın uzun erimli kültür strateji planlaması oldukça iyi bir örnektir. Vakıf, bu strateji planının hazırlanmasında toplumun farklı kesimlerinin ve paydaşların görüşlerinin alındığını belirtmiştir. Unesco’nun yurttaş temelli kültür vurgusunda da kültür politikası yapımında ve uygulamasında toplumun farklı kesimlerinin kapsanmasına yönelik vurgu yatmaktadır. Gwangju Yerel Yönetimi, medya sanatları yönetimini planlarken akademiden, yerel yönetime, sanatçılara ve endüstriye değin kentin farklı kesimlerini politika yapım sürecine dahil etmektedir. Bu açıdan ilerleyen yıllarda, bu politikaların nasıl yaşama geçtiği ve sürdürülebilir kalkınma temelinde nasıl sonuçlandığının daha ayrıntılı incelenmesini hak etmektedir.

Kaynakça:

Hwang, K.M. (2018). Kore Tarihi. İstanbul Feylesof.

Gwangju Cultural Foundation Media Art Creative City Department (2017) Unesco Media Arts Creative Cities Gwangju.

1 Kim Dae-jung daha sonra Kore’nin Cumhurbaşkanı seçilecektir. 1998-2003 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı yapan Kim Dae-jung Kore’de Nobel Barış ödülü (2000) alan tek kişidir. Kuzey Kore ile diplomatik ilişkilerinde “güneşışığı politikası”nı geliştirmiş olup, yarımadada nükleer silahlardan arınmayı savunmuştur.

2 https://en.unesco.org/creative-cities/gwangju

3 http://www.gjcf.or.kr/en/index.do

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.