İnce: Erdoğan gibi sarayda değil, evimde yaşayacağım

24 Haziran seçimine artık sayılı günler kaldı. Adaylar meydanlarda ve bulabildikleri ekranlarda yapmak istediklerini anlatıyorlar. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce de bu minvalde Habertürk TV’ye konuk oldu. Didem Arslan Yılmaz’ın moderatörlüğündeki programda İnce, gazeteciler Gürkan Hacır, Nagehan Alçı ve Bülent Aydemir’in sorularını yanıtladı.

Muharrem ince ”Sizin diğer adaylardan farkınız ne, ne vaat ediyorsunuz” şeklindeki ilk soruya ”Türkiye’yi yöneten Erdoğan, dolayısı ile neden Erdoğan değil de size diye sormak lazım” cevabını verdi ve ”Yeni dönemde ben sen o yok, biz diyeceğiz, Türkiye’yi kucaklayacağız” dedi.

”Kamuda yükselmeyi adil koşullara bağlayacağız” diyen İnce, ”Bu ülkenin tüm kaynakları atıl. Meraları kullanılmıyor, atıl; denizleri kullanılmıyor, atıl. Liyakatlı bir kadroyla güçlü bir liderlik yaparak ortak bir akılla, hesap vermeyi öne çıkartarak, kimseyi ötekileştirmeden, Alevi-Sünni diye bakmadan herkesi kucaklayabiliriz. Ben Erdoğan’ın dünyayı tanımadığını düşünüyorum. Ekibinin korktuğunu, doğru bilgi aktarmadığını düşünüyorum. Danışmanların eksik şeyleri söylemesi lazım. Danışmanlarımla buraya gelmeden önce toplantı yaptık. Bir tane artımı söylemediler. Hep eksiklerimizi söylediler. Onlara kızmadım.” dedi.

Erdoğan’ın ABD ziyareti ve Gülen ile bir araya gelmesine dair soru üzerine İnce ”Beni arayan kişi, Erdoğan ile o görüşmede bulunan kişi, şimdi açıklarsam ona zarar veririm” dedi. İnce ”Aradım, açıklama bekle dedi bana. Kitapta 89. sayfada diyor ki ‘Erdoğan, 2000 yılı Mayıs ayında ABD’ye yaptığı gezide uzun süre orada yaşayan Fetullah Gülen’le de bir araya geldi. Erdoğan-Gülen görüşmesi muhtevasından çok, uzun yıllardır birbirine hayli mesafeli olan iki farklı ekolün bir araya gelmesi açısından da hayli dikkat çekiciydi.”’ ifadelerini kullandı.

İnce referans aldığı kitabın yazarı Nasuhi Güngör’ün kitapta yazdıklarını yalanlamasına ilişkin ise ”Kitabı yazmışsın, tweet atmışsın burada yalanlıyorsun. Yazık günah. Bunlar ciddiye alınacak şeyler değil.” dedi. Bu şekilde yalanlayan birini referans almasını soran Nagehan Alçı’ya İnce’nin cevabı ”Referansım çok. Bana bu tür bilgiler gelir, siz kaynağınızı söyler misiniz? Beraber büyümüşler (Cemaat ile) arada buna CHP’yi karıştırmıyorlar mı, bu çok can sıkıyor. Cumhurbaşkanı bu kitaba dava açmış mı, bu kitabı okumamış mı, her zamanki gibi özetini mi okumuş. Keşke hepsini okusaydı,” yanıtını verdi.

Seçimin iptaline dair CHP başvurusuna yönelik ”İptal bekliyor musunuz?” sorusuna İnce ”Seçimin tarihini kim belirledi, Erdoğan belirledi. 24 Haziran dedi YSK’ya da görevini yap dedi. Kanunu kim değiştirdi AK Parti grubu belirledi. Tarihi, kuralları, hileyi belirleyeceksin sonra beni buradan indirmek istiyorlar diyorsun. Evet indirmek istiyoruz, istemeyelim mi? Muhalefetin işi bu dünyanın her yerinde böyle. Ömür boyu mu kalacaksın orada. Seni indirmek isteyemez miyiz? Buralardan bahane üretmek boş işler, bunları bırakalım. Dış güçler; hangi dış güçler? Biz seçimi iptal etmek istemedik, sandık taşınmasına itiraz ettik” yanıtını verdi.

Muharrem İnce ”Sandıkları hükümete ve YSK’ya karşı koruyacağız, sandıkları sandık görevlileri koruyacak, YSK’nın önünde de avukatlar koruyacak” dedi.

İlk görev yerinin bir İmam Hatip Lisesi olduğunu ve ziyaret etmek istediğini ancak müdürün görevden alınmasından çekindiğini söyleyen İnce ”Bir baba evlatlarını nasıl ayırmazsa bir cumhurbaşkanı da öğrencileri ayırmaz, imam hatip lisesi başka lise diye ayıracak değilim” vurgusunda bulundu.

İnce ”Bir hafta içinde yapacaklarımız var, yemini eder etmez Merkez Bankası ile başlayacağız. Merkez Bankası bağımsız olacak. Bürokratlar asla kökten görevden alalım böyle bir şey olmayacak. Ziraat Bankası, kredilerinin yüzde 80’ini çiftçiye verecek. Bunları bir haftada yapacağız. Kişilerin yeteneklerine bakacağız. Polisiye tedbirler ile ekonominin düzelmeyeceğini ben biliyorum.” dedi.

Kurmaylarına ilişkin ise İnce ”Birinci turda alacak mıyım, ikinci tur yaklaşsın hepsini açıklayacağız, tek başıma bunları yapamam. Kurmaylarımı açıklayacağım. Şu an açıklayamam. Türkiye’de normal durum yok. Biriyle fotoğraf çektiriyorsunuz akşam görevden alıyorlar,” şeklinde konuştu.

”Kararname yetkisini neden kullanmayacak mışım?” diyen İnce ”Bunların hepsi düzelir. O bürokrasi anında şekillenir, her şey değişir; medya değişir, Danıştay değişir. Bir korku toplumu olmuşuz. İnsanlar sesini çıkarmıyor. Bir yere girdim. Çıkarken birisi kulağıma eğildi, oyumu size vereceğime inanır mısınız dedi. Gerçekten mi, neden? dedim, ‘yoruldu’ dedi. Erdoğan için.” ifadelerini kullandı.

İnce ”Restorasyon süresi maksimum 2 yıl sürecek. Restorasyon süreci şu yargıyı düzeltmeden ekonomiyi düzeltmemiz mümkün değil. Biri bozuksa diğeri de bozuktur. Rusya’nın uçağını düşürdünüz, sözcü açıklama yaptı, emri cumhurbaşkanı verdi. Davutoğlu açıkladı, ben vardım. Uçak düşürmenin bir ekonomik bedeli var. Birini yaparken diğerini bozuyorsunuz. Ben vermedim, ben vermedim, en sonun da pilota kadar geldi. Demokrasiyi oturtmazsanız, mahkemelerinize saygı duyulmazsa yabancı yatırımcı gelmez size.” dedi.

İnce ”Parlamenter sisteme nasıl geçilecek, bakanlar nasıl belirlenecek, kimleri atayacaksınız?” sorusuna İnce ”Ortada bir ucube durum var. Bu ne Kılıçdaroğlu’nun ne de benim suçum. Bunu millet kabul etti. Ben bu yetkilerimi kullanmayacak mıyım, kullanacağım. Erdoğan kullanıyor da ben kullanmayacak mıyım? Bakanlar Kurulu’nu ben atayacağım. Yürütme, Yargı, Yasama bunları ayıracağız. Yetkilerimi demokrasi üzerine, Türkiye’nin özgürleşmesi, şeffaflaşması üzerine kuracağım. Yürütmeyi Yasama denetleyecek. Yasama’nın öyle bir gücü yok. neden 600 milletvekili? Yazık günah değil mi? Neden 600 bunları yeniden düzeltmeniz lazım. Bu hukuk anlamında da, eğitim anlamında da böyle. Biz dayatma yapmayacağız, uzlaşı yapacağız.” dedi.

İnce ”Meclis’te 16 yıldır kesintisiz milletvekiliği yapan 7 kişiden biriyim. Partililer nasıl birlikte hareket etiğimizi bilir. Milletin hayrına olacak iste nasıl partiyi bir yere itip birlikte hareket ettiğimizin bir çok tanığı var. Devlet dediğniz 1923’te kurulmadı. Gelenekelri olan kökleri olan 3 bin yıllık bir devlet. O gelenekleri biliyorum, tanıyorum. Bunlara yetecek deneyime sahip bir milletvekiliyim.” dedi.

Nagehan Alçı’nın başörtüsü sorununa dair geçmişte kamusal alan ve üniversite yasakları konusunda CHP’nin özeleştiri yapıp yapmayacağı sorusuna dair ”Başörtüsü sorunu artık Türkiye’nin sorunu değildir. Kıyafet ile uğraşmak devletin işi değildir. Yeteneğine bakarım. Başka sağcıymış, solcuymuş hiç ilgilenmem. AK Partili biri de yetenekliyse genel müdür olabilir. Başörtüsü ile ilgili duruşum nettir. Aleviler ile ilgili de duruşum nettir. Bu ülkede onlara haksızlık yapıyoruz. Onlardan vergi alıyoruz ama devlet Cem Evleri’ne yardım etmiyor. Ben tarafsız olacağım.” cevabını verdi. Özeleştiriye dair ise ”Ben önüme bakarım, geçmişe değil, nerede istiyorsa taksın ister evde ister devlet dairesinde taksın, kıyafet ile uğraşmak devletin işi değildir, yeteneğine liyakatına bakarım” dedi.

Kur’an eğitimi aldığını aktaran Muharrem İnce ”Kur’an kursuna gidiyordum, iyi ezberliyor diye İmam Hatip’e gidecekken yoldan dönmüş oldum. Dindar nesil yetiştirilmesine itirazım yok ama o ailenin işi, engel olmam yardımcı olurum ama kindar nesil yetişmesine engel olurum” dedi. İnce gazetecilere ”Kuran eğitimi aldınız mı hiç?” diye sordu. ”Ben alan biri olarak söylüyorum. İmam Hatip’e gönderilecekken yoldan dönen biri olarak söylüyorum. Erdoğan’a da anlattım. Dedem değiştirdi bu ülkenin kaderini dedim. beni İmam Hatip’e göndereceklerdi köyde, sonra ortaokula gönderdiler. Dedem beni İmam Hatip’e gönderseydi sizin yerinizde ben olacaktım dedim, şakalaştık. Dindar nesil yetişmesine engel olmam yardımcı olurum ama kindar nesle engel olurum. İmam hatipliler de bu ülkenin çocuklarıdır, benim çocuklarımdır. Kimsenin böyle bir kaygısı olmasın. Bekir Bozdağ ortalığı bulandırmasın. Bunların hiç biri doğru değil. O kadar çok İmam Hatip lisesi var ki ama öğrenci yok bu da israftır. İmam Hatip’e çocuğunu gönderene saygım sonsuz ama üniversitesinde nereyi kazanıyor bir de sonuca bak.” dedi.

İnce yerli otomobil üretimi konusuna ”Üretelim ama o olmamalı elektrikli otomobil üretelim. Otomobilin kaportasına talipsin ben beynine talibim. Televizyon yapıyor muyuz yapıyoruz ama 10 dolar kazanıyoruz. Otomobil fabrikalarımız var ama paranın çoğu markaya gidiyor. Bize kalıyor 100 Euro. Tarım ve hayvancılık 2017. Bakın ithalatın nasıl arttığını görüyor musunuz ihracat eksiye düşmüş. 3 kat ithalatımız artmış. İhracat ise yüzde 2 azalmış. Derdimiz tarımı ayağa kaldırmak, hayvancılığı ayağa kaldırmak. Bir köylü olarak. Buna yazık değil mi? 2018 yılının ilk 3 ayında hayvancılık kırmızı et ithalatı yüzde 675 artmış. Canlı hayvan yüzde 142 artmış. Mısır yüzde 1000 artmış böyle bir şey olabilir mi. Böyle bir ülkede tarım, hayvancılık olabilir mi?” değerlendirmesinde bulundu.

Nagehan Alçı’nın “Piyasalara devletçi bir bakışla müdahale edecek misiniz, yoksa serbest mi bırakacaksınız? Sonuçta 6 okundan biri devletçilik olan bir partiden geliyorsunuz” sorusuna Muharrem İnce ”CHP’deki 6 okun anlamını bilmeyen cahillerin uydurmasıdır bu sözler. En alttaki ok devrimcilik oku, ikinci ok laiklik, üçüncü ok devletçilik okudur. Devletçilik okunda bir çentik vardır. Oradaki çentik özel sektördür. Bu ne demek biliyor musunuz, özel sektör tetikleyecek demek. AK Parti döneminde 265 stadyum yapıldı, gerekli mi gerekli. Biz de yeri geldiğinde yapacağız. Ama bazılarını onararak çözüm bulacakken… Stadyumun üretime bir katkısı yok. Haftada 2 saat işliyor. Benim tercihim 265 fabrika yapmak.” şeklinde konuştu. İnce ”Devlet de gerekirse fabrika kurmalı. Bazı sektör vardır özel sektör yapamaz, bu durumda devlet yapmalı. Teşvik eder” yanıtını verdi.

İnce ”Kaynakları nereden bulacağız. Birinci kaynak, Kamu İhale Kanunu’nu 180 defa değiştirdiler. Adam edersek orayı, yarısı orada çalınıyor zaten. Bunu halledince paranın yarısını burada bulacağız. Kişiye özel ihaleler olmayacak. İkinci kaynağımız, devletin tasarrufu. Cumhurbaşkanına uçak lazım mı, lazım; 1 tane yeter. 7 taneye gerek yok. Üçüncü kaynak sanayimizin yüzde 79’u çalışıyor. Atıl olan 21’i çalışır hale getireceğiz. Meralarımız, denizlerimiz bomboş duruyor. Genç nüfus dedim ya, sihirli sayım 29, (Türkiye’nin nüfus ortalaması) bu genç nüfusa güveniyorum. Bu genç nüfus atıl duruyor. Fabrika kurmadılar üretim yok, parayı betona gömdüler. Çünkü betonda hırsızlık daha kolay oluyor.” şeklinde konuştu.

İnce ”Türkiye’nin en sorunlu kurumu TÜİK’tir. İşsizlik oranını şöyle hesaplıyorlar bir genç müracaat etti 5 yıl iş bulamadı. O genç tekrar müracaat etmiyor ya onu işsiz olarak görmüyorlar. Trafik kazasında 3 kişiden 1’i olay yerinde ölmüş, 2 kişi de hastanede ölmüşse hastanede öleni eceliyle öldü sayıyorlar. Hepsiyle oynadılar. Bu rakamlara bakıp yatırım yapacak yabancı nasıl güven duysun? Son kurdan sonra milli gelir 7 bin dolara düştü. Muharrem İnce’nin hayali kindar bir nesil değil, fizik bilen, matematik bilen gençler yetiştirmek. En iyi mühendisler ile en iyi fabrikalar. Benim anladığım yatırım beton değil,” dedi.

 

İnce ”24 Haziran’da sayın Errdoğan ile Muharrem İnce’nin oyları birbirine yakın çıkacak, gördüğüm bu. Oyumuzun korkunç arttığını görüyorum. Şunu görüyorum yaklaşıyor otobüs kentten kolay kolay çıkamıyoruz. Çanakkale’de 1 saati buldu çıkmamız insanlar aracın etrafını sarıyor. Zafer işareti yapıyor, Bozkurt işareti yapıyor seninleyim diyor. Muhafazakâr biri sana oy vereceğim diyor.” dedi. İnce ”Sayın Akşener üzülmesin ilk turda ben alacağım için ikinci tura gerek kalmayacak.” ifadesini kullandı.

İnce Güneydoğu ve muhafazakâr oylara dair ise ”Neden vermesin, yerli ise yerli, milli ise milli, Erdoğan’dan daha yerliyim. Afyon mermerini beğenmeyerek Hindistan mermeri getirilmiş sarayda yaşamıyorum, evimde yaşayacağım, şeffaf yönetim ve hukuk devleti olacak. Kimsenin kıyafetine karışılmayacak. Ben sadece CHP’lilerin cumhurbaşkanı olmayacağım. Bu partimden ayrı düştüğüm anlamına da gelmesin. Herkese adil olacak şekilde yapacağım. Ben partiyi değil, Türkiye’yi kurtarmak istiyorum. CHP’li olmaktan utanıyor değilim, yanlış anlaşılmasın, gurur duyuyorum ama beni şu an farklı bir görev bekliyor.” dedi.

Hakan Fidan’ı görevden alacak mısınız?” sorusuna İnce ”Ben ne dediğimi biliyorum. Ben meydanlarda ‘benim cumhurbaşkanlığımda Genel Kurmay Başkanı, aday olacak birinin bahçesine helikopter ile inerse onu görevden alırım’ dedim. Hakan Fidan da yaparsa onu da alırım.” yanıtını verdi.

”Uluslararası finans temsilcileri lle görüşmeniz oldu mu?” sorusuna İnce, ”Seçilir seçilmez bir ekip göndereceğiz. Onlara diyeceğiz ki merak etmeyin Türkiye hukuk devleti olacak, paranızı alacaksınız. Onlara yapılandırma getireceğiz. Büyükelçiler ile görüştüm, Avrupa’dakiler. Yarın belli olacak Avrupa’da 1-2 yerde konuşmam olacak. Bir parlamento gibi… Programımı ayarlayabilirsem gideceğim. Davet var.” dedi.

İnce yatırımları durdurmayacaklarını söyledi. İnce ”Hiç bir yatırımı durduracak değilim. Kanal İstanbul 30 millyar dolar bu ülke bu durumdayken bu parayı oraya veremeyiz. Millet bahçesini ben yapacağım. Ama bunlar kazanırsa yapmayacaklar. İstanbul’u boydan boya yardık ranttan, imardan başka ne? Boğaz var işte geçiyoruz.” dedi. İnce 3. Havalimanı’nın sorulması üzerine ”O zaten bitti” dedi.

İnce gençlere ne vaat ettiği sorulması üzerine ”Özgürlük vaat ediyorum, gençler özgürce tweet atacak, iş vaat ediyorum” cevabını verdi.

İnce, “Bazı şeyler gün yüzüne çıkmadı adil yargı ile bunlar olacak. Adaleti sağlayamazsanız yeni aflar gündeme gelir. Bunun doğrusu adaleti sağlamaktır. Vicdanları ile karar verilmeyen, zamanında yapılmayan, geciken durumlar var. İnsanlar 5 yıl, 6 yıl hapiste yatmış . Adil yargı sistemi kurduğumuzda şunu soracağız ‘kiminle iş birliği yaptınız’. Sormayalım mı, kapatalım mı? Bunu sormak da yargının görevi. Biz yargının bağımsız, adil halini kuracağız. Gerisi onun işi.” dedi.

Muharrem İnce, “Seçilirsem Suriye’ye büyükelçi göndereceğiz. Suriyelileri barışçıl yolla gönderilmesi birinci hedefimiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü korunmalıdır. Suriye’ye yeni bir Anayasa gerekiyor.” diye konuştu.

“Bizim yönetimimizde Mısır’a uçaklar dolusu para gitmeyecek.” diyen İnce, “Efelenme olmayacak. Bunun maaliyeti var, kuru kabadayılık yok. Efelenme iç politikaya yöneliktir, dış politikada bedeli var. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemişsin, bağlı kalmışsın. Gerekirse seçimi kaybedeceksin, ülke kaybedeceğine sen kaybedeceksin.

“Ben rozeti çıkarttım. Türk bayrağı taktım. Benim partimden daha fazla oy almam normal olur. Cumhurbaşkanı olacağım için CHP’ye genel başkan adayı olmama gerek kalmayacak.Tabi ki Muharrem İnce olacak cumhurbaşkanı ama yeni bir anlayış ile. Bu ülkeyi barıştıracağız. Çocuklarımıza 3 dil öğreteceğiz. Türkçe, kendi dili ve uluslararası bir dil. İlkeli siyasetten yanayım. Kürtlerle eşit haklara sahip değil miyiz? Etle tırnak değiliz. Aynı organız.” (Kaynak: Habertürk)

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.