‘3 ayda 10 bin sosyal medya hesabı incelendi’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel öncülüğünde hazırlanan rapor, Türkiye’de internetin ve bilgi teknolojilerinin durumunu ortaya koyuyor. Türkiye’de internete erişim hakkı ve internete erişim özgürlüğü konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken raporda çarpıcı tespitler yer alıyor.

Türkiye’deki internete erişim önündeki engellerin, “doğrudan” ve “dolaylı” sansür olarak incelendiği raporda, şu ifadeler yer alıyor: “Dünyanın en büyük çevrimiçi ansiklopedisi Vikipedi’nin 29 Nisan 2017 tarihinden beri erişime engelli olması ve milyonlarca bireysel internet kullanıcısının bireysel haklarının hiçe sayılması doğrudan sansür olarak bir şekilde gündemde kendine yer bulmaktadır. Ancak işin fazla tartışılmayan, buzdağının görünmeyen kısmı var ki; o da iktidarın son dönemde özellikle de terör eylemlerinin ve toplumsal olayların ardından sık sık başvurduğu ve meşru olmayan internet yavaşlatmaları ve altyapı sorunlarıdır.”

Raporun sonuç bölümünde, “AKP tipi sansürün farklı bir boyuta ulaştığı” belirtilerek, “Unutmayın ki, siz baskıya başvurdukça, gençlerin taktikleri de sansürle mücadele stratejileri de bir o kadar çeşitleniyor” deniliyor.

Sendika.org’a erişimin 61 kez engellendiği, erişim engelinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan tarafından “Sendika.org çocuklara cinsel taciz, müstehcenlik, fuhuş ve kumar oynatılması dahil tüm bunlara imkan sağladığı için yasaklamışız” ifadeleriyle gerekçelendirildiği hatırlatılan raporda, özgürüz.org’a erişimin site henüz yayına başlamadan engellendiği vurgulanıyor.

URL tabanlı erişim engelleme yetkisini elinde bulunduran kurumların, internet sitelerine bütüncül engellemeler yaparak kanundan kaynaklanan haklarını kötüye kullandığı söylenen raporda, sansürün halkın bilgiye erişim hakkına büyük ölçüde zarar verdiği söyleniyor.

‘özgür ansiklopedi’ olarak bilkinen Vikipedi’nin 1 yıldır yasaklı olduğu vurgulanan raporda, şu ifadeler yer alıyor: “Başbakanlığın talebi üzerine Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişime engellenen ve dünyanın en büyük çevrimiçi ansiklopedisi olarak bilinen, Türkiye’de ve dünyada milyonlarca kullanıcıya sahip Vikipedi, yaklaşık 1 yıldır erişime engelli durumdadir. Yukarıda da bahsi geçen bilgi edinme başvurusunda Vikipedi’nin yeniden erişime açılmasına ilişkin yürütülen çalışmalara ilişkin BTK Başkanlığı’nca tarafından verilen yanıtta,  “Sorunun çözümüne ilişkin görüşmeler devam ettiği, Vikipedi internet sitesi hakimlik kararına konu milli güvenlik ve kamu düzenini ihlal edici nitelikteki hukuka aykırı içerikler hakkında işlem yaptığı takdirde, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı gereği erişimin engellenmesine son verileceğinin” belirtilmesine karşın milyonlarca kullanıcı 18 Nisan 2018 tarihi itibariyle Vikipedi’ye hala erişim sağlayamamaktadır. Vikipedi’ye erişimin yeniden ne zaman sağlanacağı bilinmemekle birlikte, bu konuya ilişkin resmi makamlar tarafından yürütülen çalışmaların da kamuoyu ile sağlıklı bir şekilde paylaşıldığı söylenemez.”

İktidar tarafından uygulanan sansürün, internet kullanıcılarını tedirgin ettiği tespit edilen raporda, erişim engellerinin vatandaşların kendilerine oto-sansür uygulamasına ve bir şekilde suskunluk sarmalı içerisine girerek özgürlükler alanı olan internette kendilerine kısıtlama getirmelerine sebep olduğuna dikkat çekiliyor: Bu durumun sonucu olarak, muhalif seslerin sosyal medyada seslerinin kısıldığı söylenen raporda, “anonimlik hakkı da sistematik bir şekilde ihlal edilmektedir” vurgusu yer alıyor.

İçişleri Bakanlığı’nın resmi verilerine dayanılarak 10 binin üzerinde hesap hakkında inceleme yapıldığı aktarılan raporda şöyle deniliyor: “Haftalık olarak yayımlanan verilere bakıldığında; 1 Ocak – 9 Nisan 2018 tarihleri arasında 10.250 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapıldığı, tespit edilen 3.679 kişi hakkında yasal işlem yapıldığı görülmektedir.

Öte yandan, sosyal medya hesaplarına ve içeriklerine yönelik operasyonlara bakıldığında; gözaltına alınan vatandaşlarımızın sayısı ile hakkında yasal işlem başlatılan vatandaşlarımız arasındaki fark; bu operasyonların yurttaşları sosyal medya kullanımından soğutmak, fikir ve görüşlerini ifade etmelerine engel olmalarına yönelik algı yaratmak amacıyla yapıldığı şeklinde yorumlanmaktadır.”

Özellikle 2017 yılında ABD’de “ağ tarafsızlığı” uygulamasının kaldırmasıyla birlikte “ağ tarafsızlığı” veya daha yaygın ismiyle “Net Neutrality” kavramı, Türkiye’de son dönemdeki internete erişim sorunu tartışmalarında önemli bir hal aldı. Ağ tarafsızlığı, raporda, “En basit haliyle internet servis sağlayıcılarının içerik ve uygulamalar üzerinde ‘ayrımcılık yapmaması’ ve ‘açık’ olmasını düzenleyen kurallar” şeklinde özetlenirken, BTK’nın Kasım 2011 tarihli ‘Şebeke Tarafsızlığı’ raporuna atıf yapılarak, “ağ tarafsızlığı tartışmalarının temel konusu “internetin eşit şartlarda herkese açık, tarafsız ve erişilebilir olup olmaması” şeklinde tanımlanıyor.

Raporda, ağ tarafsızlığı konusunun, özellikle iktidara yakınlığı ile bilinen bazı servis sağlayıcılarının mahkeme kararı olmaksızın bazı durumlarda başta sosyal medya platformları olmak üzere çeşitli içeriklere erişimi engellemesi ya da bant genişliği daraltma (throttling) uygulamaları ile Türkiye’de de tartışılması gerektiği vurgulanıyor.

Türkiye’de son dönemde yaşanan internet erişim yavaşlatmalarına ilişkin resmi bir veri olmadığına vurgu yapılan raporda, dikkat çekici örnekler şu şekilde sıralandı: “20 Temmuz 2015 Suruç katliamı, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı, 13 Mart 2016 Ankara Güvenpark patlaması, 19 Mart 2016 İstanbul Beyoğlu patlaması, 28 Haziran 2016 Atatürk Havalimanı patlaması sonrasında Twitter, Facebook ve Youtube başta olmak üzere sosyal medyaya yönelik ‘bant genişliğini daraltma’ uygulandığı tespit ediliyor.

Turkey Blocks verilerine göre, 20 Ağustos 2016’te IŞİD terör örgütü tarafından gerçekleştirilen Antep patlaması sonrası, 19 Aralık 2016 tarihinde Rus Büyükelçisi Andrey Karlov’un suikastının ardından, yine IŞİD’in Türk askerlerinin infaz görüntülerinin paylaşıldığı 22 Aralık 2016 tarihinde sosyal medyaya erişimin “throttling” yöntemi ile kısıtlandığına dikkat çekiliyor. 4 Kasım 2016 tarihinde ise 11 HDP’e yöneticisine yönelik operasyonların ardından, Twitter, Facebook, Youtube ve WhatsApp’ın yavaşlatıldığı, yavaşlatma kararının ise Başbakan Binali Yıldırım tarafından da “Güvenlik açısından zaman zaman bu tip tedbirlere başvurulabilir, bunlar geçici tedbirlerdir. Tehlike bertaraf edildikten sonra her şey normale dönecektir” ifadeleri ile doğrulandığı bilinmektedir” sözleriyle savunulduğu hatırlatılıyor.

Dolaylı sansürün bir diğer boyutunun ise sanal özel ağ (VPN) servislerinde yaşandığı söylenen raporda “Siyasi iktidar bireysel kullanımı engellemek için birçok VPN’i yasaklamış fakat bu yasaklama birçok bulut sistemine erişimi de kısıtladığı gibi, ticari hayatın güvenli ve şifreli iletişimini de sekteye uğratmıştır” ifadelerine yer veriliyor.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.