Ülkü Tamer 81 yaşında hayatını kaybetti

Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde yaşayan ve bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören ünlü şair, yazar, çevirmen ve oyuncu Ülkü Tamer hayatını kaybetti. İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden biri olan Ülkü Tamer 81 yaşındaydı. Şair Ülkü Tamer, yetmişin üstünde kitap çevirmiş, şiir antolojileri hazırlamıştı.

Ölüm haberinin ardından sosyal medyada çok sayıda kişi Ülkü Tamer’in dizelerini paylaştı ve bu acı haberi duyurdu. Ülkü Tamer’in cenazesi bugün (2 Nisan Pazartesi) Bodrum’da Turgutreis Merkez Cami’nde ikindi namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından Gümüşlük Mahalle Mezarlığı’na defnedilecek.

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS): “Sevgili şairimiz, üyemiz Ülkü Tamer ‘Soğuk Otların Altında’da ‘Ama kimler ölü şimdi? /Yaşamaya başlayan kim?’ diye sorar ve sürdürür şiirini: ‘Bir unutuşa indirecekler bizi. Tutup bir göle indirecekler evi / Her akşam leylekler geçecek üstünden çarşılara taşınan / İlk leyleği gören haykıracak: ‘Bak, bahar geldi!’ Bahar geldi ve şairimizi yitirdik. Şiirimizin ‘güzel atlısı’ Ülkü Tamer’i, şiirin ‘uç beyi’ İlhan Berk’in toprağında sonsuzluğa uğurluyoruz. Onu soğuk otlarının altında unutmayacağız. Baharlar içinde uyusun.”

PEN Türkiye: “Şiire virgülü eklemişti, şimdi bir virgül eksildi. Şiirin de, virgülün de boynu bükük kaldı. Ülkü Tamer. Virgülün şairi. Türkçe’nin çocuğu. Türkçe’nin gençlerinden. Çocukluğun Türkçe’si. Böyle bir alçakgönüllülük ancak virgülde bulunur. Şiirde, başka uğraşlarında, hayatta kendini şiirin bir parçası kıldı, virgül oldu.

Virgül, şakacıdır, şendir, kendini sıradanlaştırmayı bilendir, noktaya, ünleme, noktalı virgüle yol açar, yer verir, bazen ünlem, bazen üç nokta, bazen nokta, ama en çok da soru işareti yerine geçer Ülkü Tamer’in şiirinde. Boşluk şiire nasıl dahilse, virgül de şiirin bahçesindeki çocuktur. Cemal Süreya ‘suçsuzluğun şiiri’ demişti Ülkü Tamer şiirine. Sanki Edip Cansever de “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk/hiçbir yere gitmiyor” dizelerini biraz da Ülkü Tamer için yazmış gibidir. Büyük şairlerin en genciydi her zaman, hep öyle kaldı. Antep’ten de, çocukluktan da fazla uzaklaşmamıştı. Oysa uzun boyu, mavi kanatlı kuşları, aklı bir karış havada şiirleriyle gökyüzüne en yakın oydu. Fakat çocukluk bu ya, hepsini gökyüzünde unuttu, şiirini de orada unuttu, kedilerin, atların arkadaşı oldu.
Nietzsche’nin felsefe için ‘şenbilgi’ demesine benzer bir biçimde, Ülkü Tamer için de şiir ‘şen söz’, ‘şen yazı’ sayılırdı. Ülkü Tamer gitti. Attila İlhan’ın dizeleriyle “Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız” . Şimdi “Üşür ölüm bile”

Şair Ülkü Tamer’in çok sayıda şiiri bestelenerek, milyonlarca müziksevere ulaştı. Bestelenen bu şiirlerden bazıları şunlar:

ÜLKÜ TAMER KİMDİR?
Ülkü Tamer 1937’de Gaziantep’te dünyaya geldi; çocukluğu ve ilköğrenim yılları bu kentte geçti. Ortaöğrenimine İstanbul’da devam etti. Robert Kolej’den 1958 yılında mezun oldu. Lise yıllarında şiirleri edebiyat dergilerinde yayımlanmaya başladı. İlk şiiri 1954 yılında Avni Dökmeci’nin yönetimindeki Kaynak dergisinde yayınlandı: “Dünyanın Bir Köşesinden Lucia”.

Öğrenimine bir süre Gazetecilik Enstitüsü’nde devam etti.1964-1968 yıllarında oyunculuk yaptı. Milliyet Yayınları’nda danışman-editör olarak çalıştı. Yayıncılık ve çevirmenlik yaptı; Milliyet, Karacan Yayınları’nı yönetti. Milliyet Çocuk ve Sanat Olayı dergilerini çıkardı.

Şiirleri 1954’ten itibaren Kaynak, Pazar Postası, Yeditepe, Yeni Dergi, Papirus, Sanat Olayı gibi dergilerde yayımladı. İlk şiir kitabı Soğuk Otların Altında 1959’da çıktı. 1950’li yıllarda ortaya çıkan İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden biri oldu. İkinci Yeni’ye, bu akımın ana karakteristikleri oluştuktan sonra dahil olduğu halde, kendine özgü imge dünyası ve süssüz, sade söyleyişiyle dikkati çekti. Çoğunlukla keskin bir ironiyle örülmüş derin acıların ve beşeri trajedilerin dile geldiği şiirlerinde 1970’lerden sonra toplumsal duyarlıklar da öne çıktı.[kaynak belirtilmeli] Yayımladığı yedi şiir kitabını 1986’da “Yanardağın Üstündeki Kuş” (1986) adlı kitapta bir araya getirdi.

1991 yılında dört öyküsünü içeren “Alleben Öyküleri” adlı öykü kitabını, 1997’de ise “Alleben Anıları” adlı öykü kitabını yayımladı.[3] Bunu, 1998’de yayımlanan “Yaşamak Hatırlamaktır” adlı anı kitabı izledi. Oyunculuk dönemi anılarını içeren “Bir Gün Ben Tiyatrodayken” 2003’te yayımlandı.

Euripides, W. Shakespeare, A. Çehov, B. Brecht, A. Miller, E. lonesco, J. Steinbeck, T. S. Eliot, H. Ibsen gibi yazarlardan otuzun üzerinde oyun çevirdi. Bu oyunlarının pek çoğu özel tiyatrolarca sahnelendi. Birçok şiir antolojisi de hazırladı.

Edith Hamilton’dan Mitologya çevirisiyle TDK 1965 Çeviri Ödülü’nü kazandı. “İçime Çektiğim Hava Değil Gökyüzüdür”(1966) adlı kitabıyla 1967 Yeditepe Şiir Ödülüne, 1979’da çevirileri nedeniyle Macaristan Halk Cumhuriyeti’nce verilen Endre Ady Ödülü’ne, “Alleben Öyküleri” adlı öykü kitabıyla 1991 Yunus Nadi Ödülü’ne, 2014 yılında “Bir Adın Yolculuktu” adlı kitabı ile Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’ne değer bulundu.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.