Dink cinayeti davası devam ediyo

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, dönemin Trabzon İl jandarma Komutanı Ali Öz, dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul İstihabrat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, dönemin jandarma ve emniyet görevlileri ile ana dava hükümlülerinin de aralarında bulunduğu 9’i tutuklu 10’u firari 85 sanığın yargılandığı dava devam ediyor. 

Duruşma öncesinde Hrant’ın Arkadaşları, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Bülent Aydın şunları söyledi, 

‘‘Hrant Dink’in katledilişi üzerinden 11 yıl geçti. İlk günden bu yana sürdürdüğümüz adalet mücadelesinde işaret ettiğimiz yerlere daha yeni bakılıyor. Gerçekler görülecek mi, adalet yerini bulacak mı, henüz bilmiyoruz. Adalet talebimizi bir kez daha haykırmak için buradayız. Gerçek katilleri hakettikleri cezayı alana, bu alçak cinayetin tüm ortaklarından hesap sorulana kadar biz bitti demeden bu dava bitmez.’’ 

Geçtiğimiz duruşmada mahkeme İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na yazı yazarak, Jandarma arşivlerinde Hrant Dink ve Agos Gazetesi hakkındaki bilgi ve belgelerin mahkemeye gönderilmesi istemişti. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, mahkemeye cevap gönderdi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın cevabı mahkemede okundu. 

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, arşivlerinde Hrant Dink ve Agos Gazetesi hakkında arşivlerinde bilgi veya belge bulunmadığını bildirdi. 

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklarla avukatları katıldı. Duruşmada dönemin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı görevlileri savunmalarını yapmaya başladı. 

İlk olarak tutuklu sanık Yavuz Karakaya savunmasını yaptı. Karakaya cinayet işlendiği dönemde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nda TİM Komutanı olarak görev yaptığını söyledi. Karakaya, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Karakaya, savunmasında şunları söyledi,

‘‘Ogün Samast, 9 yıl sonra, daha önce hiç anlatmadığı bir olay anlatmış. Takip edildiğini, bunun üzerine Yasin Hayal’i aradığını ve Hayal’in kendisine ‘onlar bizden’ dediğini ve ardından gidip cinayeti işlediğini söylemiştir. Bir araçtan ise kendisinin görünütlerinin çekilidiğini, yakalandığı Samsun Emniyeti’nde bu görüntülerin kendisine izletildiğini söylemiş. Bu görüntülerin benim çektiğim iddia edilmiştir. İddianın özü budur. Ancak bu görütülerin var olup olmadığı kanıtlanamamıştır. Mahkeme Heyeti de aynı kanıya varmış ve Samsun’daki görevliler tahliye edilmiştir. Tutuklanmamdaki diğer neden İstanbul Emniyeti TEM Şubesinin hazırladığı tehşis tutanaklarıdır. 9 sene önceki insanları nasıl tanıyabilirsiniz. Görüntülerdeki kişileri tanımışlar, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı personeli yazmışlar. Bu evrak da ciddiyetten uzak bir şekilde hazırlanmıştır.’’ 

Karakaya, görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını ve cinayet günü olay yerinde olmadığını savundu. Karakaya, Dink’in evi ve işyeri çevresinde herhangi bir çalışma yapmadığını, Trabzon Jandarma personeliyle hiçbir iletişimi olmadığını söyledi. 

Karakaya, darbe gecesi de darbecilerle hareket etmediğini, çatışmadığını söyledi. 

Karakaya, Mahkeme Heyet’inin sorularını yanıtladı. Mahkeme Başkanı Ali İhsan Horasan, cinayet günü görev yerleriyle baz istasyonu bilgilerinin neden farklı olduğunu sordu. Karakaya, bilgi toplayıcı personel olduğunu, operasyonel birimler gibi dakik olmadıklarını, esek olabildiklerini söyledi. 

Karakaya’nın ardından dönemin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı görevlilerinden tutuksuz sanık Adnan Acar savunmasını yaptı. Acar, cinayet yaşandığı dönemde Metris Cezaevi’nde görevli olarak çalıştığını, istihbarat personeli olarak çalışmadığını söyledi. İddianamede Okan Şimşek’le iki kez görüşme yaptığı iddia edildiğini söyleyen Acar, söz konusu telefon numarayı abisinin gelini tarafından kullanıldığını kendisinin de bunu teyit ettiğini söyledi. Acar, Dink cinayetiyle bir ilgisi olmadığını savunarak iddiaları reddetti. Acar, FETÖ üyeliği iddialarını da reddetti. 

Tutuksuz sanıklardan dönemin İstanbul İl Jandarma Komutanlığı görevlilerinden Ali Barış Sevindik de savunmasını yaptı. Sevindik, Trabzon’dan başka bir davayla ilgili görev için İstanbul’a gelen jandarma ekibiyle görüştüğünü ve bunun normal bir durum olduğunu ve söyledi. Sevindik, Bakırköy’de Dink’in evi ve Beyaz Adam çevresinde keşif yaptıkları iddialarını reddetti. 

Sevindik, cinayet günü olay yerinde olmadığına dair tanık beyanı olduğunu ve Adli Tıp İncelemesinde de olay yerinde olduğuna dair tespit olmadığını söyledi. 

Sevindik, kendilerine dönük kumpas kurulduğunu savundu. Sevindik, Emniyet’in hazırladığı iki raporu da eleştirerek ‘‘Sadece görüntülere bakarak 9 yıl önceki kişilerin Jandarma görevlisi olduğuğunu nasıl anlamışlardır. Bize neden böyle bir iftira atıldığına ise anlam veremiyorum’’ diye konuştu. 

Sevindik, ‘’Birilerinin gizlenmesi için İstanbul İl Jandarma Komutanlığı görevlileri kurban seçilmiştir’’ dedi. 

FETÖ üyeliği iddialarına da reddeden Sevindik, ‘‘Bana bu iddiayı atanlardan daha masumum’’ dedi. 

Mahkeme Hayeti ve sanıkların sorularını da yanıtlaran Sevindik, ‘‘Hrant Dink öldürülene kadar bize hiçbir bilgi ve belge gelmedi’’ dedi. 

Tutuksuz sanıklardan Hacı Şefik Şimşek de savunmasını yaptı. Şimşek, cinayetin yaşandığı dönemde İstanbul İl Jandamra Komutanlığı İstihabrat Şubesinde görev yapıyordu. Şimşek, bölücü örgüt faaliyetleri TİM komutanlığında çalıştığını söyledi. 

Şimşek, cinayet günü Taksim Tarlabaşı’nda Kürt Kav isimli derneğin yerinin tespiti için görevde olduğunu, Şişli çevresinde sinyal bilgisinin olmadığını savundu. Şimşek, cinayete kadar Hrant Dink’i ve Agos Gazetesini bilmediğini söyledi. 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir