“İnsan Ahlakının Doğal Tarihi” yayımlandı

Michael Tomasello’nun İnsan Ahlakının Doğal Tarihi adlı kitabı, Aylin Onacak çevirisiyle Koç Üniversitesi Yayınları (KÜY) tarafındanyayımlandı.

Felsefe ve Antropoloji kategorisinde yayımlanan kitap, Leipzig’deki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nün eş yöneticisi ve Duke Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi Michael Tomasello tarafından kaleme alındı ve Aylin Onacak tarafından Türkçeye kazandırıldı. İnsan Ahlakının Doğal Tarihi, ahlak psikolojisinin evrimine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme sunuyor.

Koç Üniversitesi Yayınları’nın (KÜY) Felsefe ve Antropoloji kategorisinde yayımladığı İnsan Ahlakının Doğal Tarihi adlı kitap raflardaki yerini aldı. Leipzig’deki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nün eş yöneticisi ve Duke Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyesi Michael Tomasello tarafından kaleme alınan kitap, Aylin Onacak tarafından Türkçeye kazandırıldı. İnsan Ahlakının Doğal Tarihi, ahlak psikolojisinin evrimine ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme sunuyor. Pek çok önemli araştırmaya imza atmış gelişimsel psikolog Michael Tomasello, primatlar ile insan çocukları karşılaştıran çok sayıda deneyin verilerine dayandırdığı bu çalışmasında, insanın işbirliği konusunda nasıl geliştiğini ve sonunda ahlaki bir tür haline geldiğini ortaya koyuyor.

İnsan ahlakının evrimi iki adımda gerçekleşti. Başlangıçta doğa koşulları nedeniyle, ilk insanlar işbirliğine gitmezlerse yok olacaklarını gördü ve bu işbirliğini düzenli hale getirmek için yeni bilişsel yetenekler geliştirdiler. Riskleri en aza indirmek için her koşulda birlikte hareket edip, güven, saygı ve sorumluluk üzerine kurulu ikili ortaklıklar yarattılar.

İnsan grupları kalabalıklaşıp işbölümü daha karmaşık bir hal aldığında ikinci adım atıldı. Üyelerinden sadakat, uyum ve kültürel aidiyet bekleyen farklı kültürel gruplar ortaya çıktı. Yeni kültürel grupların içinde yer alan modern insanlar bu kez doğru ve yanlışa ilişkin nesnel normlar yarattılar. Bu sürecin sonucu olarak, günümüzde insanlar hem ikili ilişkilerinde hem de ait oldukları topluluk içinde belli ahlak kurallarına uymayı −zaman zaman bu kuralları ihlal etseler bile− kaçınılmaz bir zorunluluk olarak görüyor.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir