İran’daki protestoların simgesi gazeteci Masih Alinejad: Dini müdahale değil, laik bir devlet istiyoruz

İran’da kadınların başlarını açarak düzenledikleri ‘Beyaz Çarşamba’ olarak bilinen başörtüsü zorunluluğuna karşı eylemlerinin örgütleyicisi olarak görülen gazeteci Masih Alinejad, “Onlara ‘Dininizi benim özel hayatımdan uzak tutun’ diyorum. Laik bir devlet istiyoruz. Özel hayatımıza dini müdahale istemiyoruz” dedi.

İleri’de yer alan haberde, merakla izlenen hareketin görünen yüzü Movahed olsa da aslında fitili yakan gazeteci ve kadın hakları aktivisti Masih Alinejad’dı. Alinejad (41), 2014’te “My Stealthy Freedom” (Benim Gizli Özgürlüğüm) adıyla açtığı Facebook sayfasında başı açık fotoğrafını paylaşarak “Rüzgârı saçlarımda hissediyorum. Siz de bana başınızın açık olduğu bir günden fotoğrafınızı yollayın” çağrısı yapmıştı. Aralık sonunda “Beyaz Çarşamba”nın başlamasında da 3 yıl önceki o çağrı etkili oldu. Bugün Alinejad’ın sayfasının 1 milyon takipçisi var. 2009’da İran’ı terk edip önce İngiltere’nin başkenti Londra’ya, 3 yıl önce de ABD’ye yerleşen Masih Alinejad, Habertürk’ten İrem Koca’ya mücadelesini, kendi hayatında yaşadığı zorluklara da yer vererek anlattı.

Alinejad şöyle konuştu: “İran’ın küçük bir köyünde doğdum. Başörtüsü takmaya başladığımda 7 yaşındaydım çünkü okula gidecektim. Ailem o kadar dindardı ki evde de örtünmeye zorladılar. Başımdan parmak ucuma kadar örtünüyordum. Büyüdükçe başörtüsünden kurtulmak istiyordum. Rüzgârı saçımda hissetmek istiyordum. Benden 2 yaş büyük ağabeyim yüzmek ve bisiklete binmekte özgürdü. Ben de onun gibi eğlenebilmek istiyordum. Okuldan çıktıktan sonra örtümü çıkarır, eve gidene kadar özgürlüğümü yaşamaya çalışırdım. Özgürlüğüm bile gizliydi. Bu yüzden internet sayfama “Benim Gizli Özgürlüğüm” adını verdim. Arkadaşlarımla doğaya çıktığımızda erkek gibi giyinirdim. Saçlarımı kısacık kestirmiştim. Lise yıllarında iyice asileştim. 19 yaşında bir öğrenci hareketine katıldığım için hapse atılmıştım. Üniversiteden sonra reformist hükümet döneminde parlamento muhabiri oldum. Yolsuzluk hakkında haberler yaptığım için kovuldum. Daha sonra bir köşe yazmaya başladım. Ahmedinejad’ı eleştirdiğim için bu köşeyi de kaybettim. Hayatım boyunca bir kadın olarak İran’da kalabilmek için her yolu denedim ve bütün haklarımı kullandım. Ama yapacak bir şeyim kalmamıştı. Ya kalıp sesimi kısacaktım ya da ayrılıp sesimi duyuracaktım. 2009’da Londra’ya taşındım. 3 yıl önce de ABD’ye yerleştim. Her şey böyle başladı.”

Alinejad, “Bu kadınlar yasaların getirdiği ayrımcılığa karşı, baskıya karşı, başörtüsünün zorunlu olmasına karşı çıkıyor. İran’ın kadınları ve erkekleri yıllarca susturuldu, ihmal edildi ve kendilerini anlatabilecekleri bir platformları yoktu. Şimdi seslerini dünyaya duyurmak istiyorlar. Bu kişisel bir deneyim olmalı, zorunlu değil. Onlara ‘Dininizi benim özel hayatımdan uzak tutun’ diyorum. Laik bir devlet istiyoruz. Özel hayatımıza dini müdahale istemiyoruz. İran, başörtüsü takmak isteyen dindar annem ve açık kalmak isteyen benim için olmalı” görüşlerini savundu.

İran’ın başkenti Tahran’da simge noktası Enghelab (İnkılap) Sokağı’nda Vida Movahed (31) 27 Aralık’ta elektrik kutusu üzerine çıkıp beyaz bir başörtü bağladığı sopayı bayrak gibi sallayarak, örtünmeyi zorunlu kılan yasayı protesto etti. 1 hafta sonra ahlak polisince gözaltına alınan kadından 1 ay haber alınamadı. İran sokaklarında kadınlar ve hatta bazı erkekler, Movahed’in sopa ucuna yemeni protestolarına devam etti. Sosyal medyada kadınlar, örtüsüz fotoğraflarıyla “Başörtüsü takıp takmayacağıma ben karar veririm” mesajlarıyla destek verdi. Bazı dindar ve muhafazakâr kadınlar, “Örtümü seviyorum ama zorla örtünmeye karşıyım” sloganlarıyla “Beyaz Çarşamba” olarak anılan harekete destek oldu.

Movahed geçen hafta serbest bırakıldı. Ancak protestolara katılan 29 kadın halen gözaltında.

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.