Photo Credit To dha

TSK: 45 hedef imha edildi, operasyona 32 uçak katıldı

Zeytin Dalı Harekatı ikinci gününde. Türk Silahlı Kuvvetleri, kara unsurlarının Afrin’e girdiğini açıkladı. Harekata ilişkin sıcak gelişmeleri canlı sayfamızda aktarıyoruz. TSK: 45 hedef imha edildi, operasyona katılan 32 uçak emniyetle üslerine döndü. 

Açıklamada, harekatın planlandığı şekilde devam ettiği de vurgulandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı: Türkiye’nin askeri operasyonunun kapsamı ve süresi sınırlı olmalı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Afrin’e yönelik askeri operasyonunda “itidalli davranması” ve sivil kayıpların önüne geçmesi çağrısı yaptı.

Bakanlık Sözcüsü Heather Nauert yaptığı yazılı açıklamada, ABD’nin Türkiye’den askeri operasyonun kapsamını ve süresini sınırlı tutmasını istediğini de söyledi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi: Türkiye’nin hava bombardımanında biri çocuk 8 sivil öldü

Muhaliflere yakın İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Türkiye’nin bugün düzenlediği hava bombardımanında sekiz sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Gözlemevi,Celbara yakınlarında meydana gelen saldırıda, ölenlerden birinin çocuk olduğunu belirtti.

YPG SözcüsüBiruskHasekede sekiz sivilin hayatını kaybettiğini öne sürdü.

Haseke, “Yaşadıkları tavuk çiftliğine isabet eden füzelerden dolayı sekiz sivil yaşamını yitirdi” dedi ve füzelerin Türk savaş jetleri tarafından atıldığını ifade etti.

Erbil merkezli Kurdistan24 kanalına konuşan Afrin kantonu eş başkanı Osama Issa da Türkiye’nin hava saldırılarında 2 sivilin öldüğünü, 13 sivilin de yaralandığını söyledi.

Issa Afrin’de yaşayanların kenit terk etmek istemediğini de belirtti.

Rusya, Türkiye’nin Afrin operasyonuna nasıl bakıyor?

Aklıselim düşününce Moskova’nın İdlib, Soçi’deki Kongre veya muhalefet üzerinde etki etme gibi bir şey karşılığında Ankara’ya yeşil ışık yaktığı varsayılabilir. Ancak şu unsurları da akılda tutmakta fayda var:

Moskova, bu konuda, Rusya’nın “kendi ulusal çıkarlarını doğrudan risk altında olmadığı durumlarda müdahale etmeme” politikasına uyumlu hareket ediyor. Erdoğan söz konusu olduğunda bu çok ince bir çizgi.

Ancak Türkiye ile Rusya arasındaki askeri, istihbarat ve başkanlık düzeyindeki kanallar açık kaldığı sürece, Rusya’nın da Türkiye açısından çok daha büyük bir güvenlik kaygısı oluşturan bu duruma müdahil olma olasılığı da düşük.

Rusya’nın “Kürtlerle ilgili bir pazarlık” yaptığı düşünülüyorsa, o zaman YPG’nin Moskova ile ilişkilerinin sınırlı olduğu, daha çok ABD ile yakın ilişki kurduğunu da akılda tutmakta fayda var.

Moskova, “(Afrin’deki) krizi tetikleyen ana unsurlar arasında ABD’nin Kürtlerin hakim olduğu bölgeleri diğer yerlerden ayırmayı amaçlayan kışkırtıcı davranışları da yer almaktadır” açıklamasını yaptı. Rusya’nın eleştirisi iki taraflı: Düşmanlıkların su yüzüne çıkmasından ABD’yi sorumlu tutmak ve Kürtlere de Ruslarla daha yakın işbirliği yaparlarsa, daha güvende olacakları mesajını vermek.

YPG ile ilişkiler kısa vadede olumsuz etkilenir. Ancak Rusların “Kürtlere ihanet ettiği” düşüncesi doğru değil. Moskova’nın Suriye’de varılacak siyasi çözümde Kürtlerin oynayacağı rolü desteklemekten, Iraklı Kürtlerle ilişkilerinden ve Kürtlerin Suriye’nin geleceğinde hak sahibi olmalarını sağlamaktan geri adım atması çok düşük bir ihtimal. Ruslar yalnızca temkinli davranıyor ve Kürtleri kendi “radikal taleplerinden” uzaklaştırmaya çalışıyor.

Şam yönetiminin Afrin’de yaşananlar konusunda itidalli olması gerekiyor. Ancak Kürtlerin ‘makul bir düzeye’ gelecek kadar yumuşatılması eninde sonunda Esad’ın da işine gelir. Ruslar durumu izlediği ve bilgi verdiği sürece, Esad da güvenliğinin daha az bozulduğunu hisseder ve daha az şikayet eder. Buradaki şikayetle kamuoyu önünde yapılan açıklamalar kastedilmiyor. Elbette ki işgale uğrayan bir ülkenin devlet başkanı olarak kamuoyu önünde yapması gereken şikayet etmektir.

Rusya ile Türkiye arasında anlaşmaya varıldığı yönündeki iddialar, aynı zamanda Türkiye’nin Afrin’den sonra Suriye’den çekileceği varsayımını da beraberinde getiriyor. Bunun ‘Rus tipi’, yani YPG’yi kontrol altında tutmak için bazı askerlerin bırakılacağı bir geri çekilme olması çok muhtemel. Aksi halde, bölgede güçlenen bir Türkiye, Suriye’de siyasi çözüm sürecinde Rusya açısından sorun yaratır.

Şu ana kadar Moskova bu doğrultuda hareket ediyor. Rusya, Türkiye’nin, Kürtlerin ya da başka aktörlerin değil, kendi çıkarları için Suriye’ye girdi. Bu çıkarlara zarar gelmediği sürece itidalli davranması ve uzlaşmacı bir üslup benimsemesi beklenebilir.

Buradaki sessiz aktör ise İran. Suriye’de toprak kontrolü konusunda İran’ı uzun zamandır rahatsız eden oyuncu Rusya değil, Türkiye. Rusya, siyasi kontrolü elde etmek istiyor ve bunun için de toprak sahibi olmasına gerek yok. Ancak Türkiye için gerek var. İran’ın tepkisi burada önemli olacak. Aynı şekilde İsrail’in de.

ABD ise tepkisini sınır muhafızları programıyla ilk aşamada tuttu. İkinci aşamaya geçmeye hazır görünmüyor. Eğer şimdi geri adım atarsa, Orta Doğu’daki durumuna yeni bir darbe daha indirmiş olur. Eğer harekete geçerse, o zaman Rusya, Türkiye ve muhtemelen İran’dan da gelecek tepkilerle düşmanlıkların daha da derinleşmesine yol açabilir.

Durum iyi görünmüyor. Bir siyasi reçete (çözüm olma ihtimali düşük) ne kadar hızlı hazırlanırsa, Kürtler de dahil olmak üzere Suriye için o kadar iyi olur. Aksi halde Cenevre görüşmeleri ağır darbe yer, mantıksız davranışlar ön plana çıkar ve bölgede istikrarsızlık ve uluslararası sorunlar daha da derinleşir.

HDP: Türkiye toplumunun ortak yaşam iradesi de bombalanıyor

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ayhan Bilgen, TSK’nın Suriye’nin Afrin bölgesine başlattığı operasyon ile ilgili olarak Ankara’da basın açıklaması yaptı.

Operasyonun, ‘Türkiye’deki halkların ortak geleceğine zarar vereceğini’ ifade eden Bilgen şöyle konuştu:

“Ortadoğu’da bir dünya savaşı kotarılmaya çalışılıyorken, Türkiye’yi yönetenlerin bu kadar gerçeklikten uzak yaklaşımları sadece ateşi büyütmekle kalmayacak, Türkiye toplumunun ortak yaşama iradesini de bombalanacaktır.”

“Kürtler Ortadoğu’da değişimin dinamiğidir, barışın köprüsü olma potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla bu bu bombalar sadece dağları değil halkların ortak gelecek kurmasına yönelik bombalardır.”

Bilgen ayrıca Rusya’nın askerlerini Afrin bölgesinden çekmesine de tepki göstererek “Afrin’e karşı Rusya’ya ne taahhüt edildi bilmek istiyoruz. Operasyona onay verenler Türkiye’den hangi tavizleri kopardı, bilmek hepimizin hakkı” dedi.

Bilgen Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Pazar sabahı camilerde Fetih suresinin okutulmasına da tepki gösterdi, “Siz işgali fetih sanırsanız açılım yapma imkanının önünü dini duyguları kullanarak kesmiş olursunuz” dedi.

Polis, Diyarbakır’daki açıklamaya izin vermedi

TSK’nın Afrin’de gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Operasyonuyla ilgili Diyarbakır’da yapılmak istenen basın açıklamasına polis izin verilmedi.

Demokratik Toplum Kongresi, Demokratik Bölgeler Partisi, Özgür Kadın hareketi, Diyarbakır HDP İl binasında TSK’nın operasyonunu kınayan bir açıklama yapmak istedi. Ancak polis, OHAL’i gerekçe göstererek bina dışında açıklama yapılmasına izin vermedi. Yaşanan gerginlikten sonra parti temsilcileri yapacakları açıklamayı iptal ettiklerini duyurdular.

Leyla Güven hakkında soruşturma başlatıldı

Öte yandan Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Leyla Güven hakkında Afrin operasyonu ile ilgili yaptığı açıklamalardan dolayı Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Savcılık açıklamasında Güve’in KCK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan’ın çağrısı üzerine halkı kin ve düşmanlığa sevk edecek açıklamalar yaptığını iddia ederek soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Yıldırım: Türkiye ekonomisi bu gibi operasyonlardan etkilenmez
Başbakan Binali Yıldırım, Çanakkale’de Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin açıklamalarda bulundu:

Türkiye ekonomisi bu operasyonlardan olumsuz etkilenecek bir ekonomi değil.”

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: Operasyon hemen sonlandırılmalı

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasımi, Türkiye’ye Afrin’deki operasyonun “hemen durdurulması” çağrısı yaptı.

İran resmi haber ajansı IRNA’da yer alan açıklamalarında Kasimi, İran’ın Afrin’deki olayları yakından ve kaygıyla izlediğini söyledi.

Kasimi’nin açıklaması şöyle devem etti:

İran, operasyonun hemen sonlanmasını ve Türkiye ile Suriye sınır bölgesinde krizin genişleyip derinleşmesinin önüne geçilmesini istemektedir’’

 
Afrin’deki krizin devam etmesi Suriye’nin Kuzey kesimlerinde tekfirci teröristlerin güçlenmesine sebep olup o ülkedeki savaşı alevlendirebilir. ‘Tüm ülkelerden özellikle Suriye’de garantör ülke olan Türkiye’den o ülkedeki siyasi çözüm sürecine özellikle Astana sürecine bağlı kalmasını ve yapıcı rolüne devam etmesini istiyoruz’’

 
Suriye’deki krizin ABD ve bölge dışı güçlerin müdahalelerinden kaynaklandığını belirten Kasimi “Amerika ve tekfirci- terörist müttefikleri Suriye’nin yasal hükümetinin istememesine rağmen Suriye topraklarındaki gayrı meşru ve yasal olmayan varlıklarına devam etmeleri sürece Suriye’de insani kriz devam edecektir’’ diye konuştu.

Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Dr. Mohammad Hossein BAGHERI ile bir telefon görüşmesi yaptığını duyurdu.

Görüşmede Suriye’deki güvenlik sorunları ve terör örgütleriyle mücadelede yapılan işbirliğinin konuşulduğu belirtildi.

 

Yorumlar

yorumlar

Post source : http://www.bbc.com/turkce/live/haberler-turkiye-42764703

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.