Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan Diyanet’e Tepki

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi sitesindeki buluğ çağı tanımında “kız çocuklar için 9, erkek çocuklar için 12 yaş” ifadelerine yer vermesi üzerine başlayan “erken evliliğe Diyanet’ten onay” tartışmalarına bir tepki de Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan (TKDF) geldi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın iddialara ilişkin, “Bu tanım kesinlikle erken evlilikleri onaylama anlamına gelmez” açıklamasının ardından yazılı açıklama yapan TKDF Başkanı Canan Güllü, Diyanet’e tepki gösterdi.

2016 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi web sitesi üzerinden “Öz kızını öperken şehvet duymanın nikaha etkisi olur mu?” sorusuna “….Kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir” şeklide yanıt verildiğini hatırlatan Güllü, bu olaydan geçen iki yıla rağmen kadınlara ve çocuklara yönelik düşmanca tavrın düzelmediğini söyledi.

Güllü yazılı açıklamasında, “Diyanet İşleri Başkanlığı kişileri suç işlemeye teşvik etmekten, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermekten vazgeçmedi” ifadelerine yer verdi.

‘Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sitesindeki cevap ve fetvaların ardından sorumlular hakkında herhangi bir soruşturma açılmadığını ve haber yapan gazetecilerin suçlandığını belirten Güllü, “Diyanet’in, halkın haber alma hakkını sağlayan gazeteciler yerine kendi çalışanlarını denetlemesi ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Bununla beraber, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı denetlemekle sorumlu Hükümetin söz konusu açıklamaların kamuoyunda yarattığı algıyı telafi etmek için sorumluluk alması gerekmektedir” dedi.

Hükümetin sorumlular hakkında acilen soruşturma başlatmasını talep eden Güllü, açıklamasına şöyle devam etti:

“Kamuoyunu uyarıyoruz; son dönemde yargıya intikal eden çocuk istismarı vakalarında sanıkların ‘imam’ görevini ifa eden kişilerin çoğunlukta olması, çocukları cinsel obje olarak gören dilin bilerek ve isteyerek kullanılması ve tarikat yurtlarının çocuğun cinsel istismarının rutine döndüğü yerler haline gelmesi erkek egemen ve ikiyüzlü ahlak anlayışının sonuçlarıdır. Unutulmamalıdır ki, 150 seneyi bulan mücadele tarihiyle bu ülkenin kadın hareketi laik düzenin alt üst edilerek ‘kadınların ve kız çocukların ahlakı’ üzerinden toplumun şekillendirilme çabasına müsaade etmeyecektir.” 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.