Uludere Katliamı’nda yaşamını yitirenler İstanbul’da anıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü, Roboski Katliamı’nın 6. yıl dönümü dolayısıyla Şişli’de bulunan Kent Kültür Merkezi’nde anma etkinliği düzenledi.

HDP milletvekilleri Pervin Buldan, Hüda Kaya, Lezgin Botan, HDP eski milletvekili Hasip Kaplan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, CHP eski milletvekili Binnaz Toprak, Roboski Aileleri, Eğitim Sen, insan hakları savunucuları, sanatçılar, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kitle örgütü temsilcisinin katıldığı etkinlikte salonda katliamda yaşamını yitiren 34 kişinin fotoğrafları yer aldı. Anma, katliamda yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

İlk olarak söz alan İstanbul İl Eş Başkan Yardımcısı Ünal Yusufoğlu, Roboski’nin bir operasyon kazası olmadığını söyleyerek “Devlet aklının Kürt halkına ve muhalefete reva gördüğü bir sonuçtur” ifadelerini kullandı.

Yusufoğlu’nun konuşmasının ardından sahneye çıkan Grup Abdal, Roboski türküsünü seslendirdi. 

Roboskili Aileleri’nin mesajının da okunduğu anmada, mesajı Dilan Encü okudu. Encü, “Bütün bilgi ve belgelerde yakınlarımızın sivil olduğu bilindiği halde katliamın tasarlandığı ortaya çıkmaktadır. 6 yıl 313 hafta 2185 gündür hükümet, meclis, insan hakları komisyonu, sivil, askeri yargı ve Anayasa Mahkemesi’nde dolaşan dava, hepsinin utanç vericiliği arasında karanlığa gömüldü. Doğal olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) götürmemiz mecburi bir hal aldı. Roboski Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımız için ilk günden bu yana, her şartta ve her fırsatta yürüttüğümüz Roboski için adalet mücadelesinin 6’ncı yıldönümünde de bizler ‘Maraş’tan Roboski’ye tüm katliamlar aydınlatılsın, failler yargılansın’ diyeceğiz” dedi. 

Kürt tarihinin her zaman acı, kan ve gözyaşı ile bilindiğini, Kürtlerin tarihinde her dönem büyük acılar yaşandığını ifade eden HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan, Roboski Katliamı’nın da bu dönemlerden sadece bir tanesi olduğunu vurguladı. Buldan, “Kürtlerin tarihinde unutulmayan Ağrı, Zilan katliamı ama sadece Kürtler değil; elbette ki Türkiye tarihinde de unutulmayan Sivas, Maraş ve ardından Suruç, Ankara katliamı gibi katliamlar Türkiye tarihine acı bir trajedi olarak geçmiştir. Bugünleri anlatmak, hatırlamak elbette ki kolay değildir, çünkü Türkiye’de yaşayan tüm halklar yaşadıkları tarih boyunca kendilerini kim yönetiyorsa onun zulmüne, şiddetine, baskısına maruz kalmıştır” dedi.

Buldan, “Zilan katliamı eğer sonuçlanmış, o katliamı işleyenler cezalandırılmış olsaydı elbette ki Maraş katliamı yaşanmayacaktı. Maraş’ı işleyenler cezalandırılmış olsaydı, Sivas katliamı yaşanmayacaktı. Bunlar cezalara çarptırılmış olsaydı ne Roboski ne Suruç ne de Ankara katliamları yapılamayacaktı” ifadelerini kullandı. 

Anma etkinliğine katılan Ataol Behramoğlu, katliamda yaşamını yitirenler için sahnede şiir okudu. Behramoğlu, “Kan dökücülüğün tarihi yazıldığında” Roboski Katliamı’nın en üstte yazılacağını söyledi.

HDP İstanbul İl Örgütü’nün düzenlediği Roboski anmasına mektup gönderen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Roboski’de katledilenlere seslenerek, “Biliyorum geç kaldık çocuklar, haklısınız. Ne deseniz haklısınız. Sizi katledip üstünü örtenlerden, hatıranız için dikilen anıtları sökenlerden, hesap sormanın en etkili yolu eşit, onurlu ve adil bir barışı getirmektir. Biliyoruz, başaracağız!” dedi. 

Demirtaş, Roboski’de katledilenleri anarak, “Sorumlular tarih ve yargı önünde hesap verinceye kadar çabalarımızı sürdüreceğiz” dedi. 

Demirtaş’ın gönderdiği mektup şu şekilde: 

“Saygıdeğer dostlar, değerli arkadaşlarım. Yakın tarihimizin en acımasız katliamlarından birinde, Roboski’de yitirdiklerimizi anmak için bir araya gelen siz değerli halkımızı özlemle selamlıyorum. 

İnsanlığın evrensel değerlerini kendi coğrafyamızda da hakim kılabilmek için yürüttüğümüz demokrasi mücadelesinin en önemli unsurlarından biri, geçmişle yüzleşme ve hakikatlerin ortaya çıkarılması konusudur.

Maalesef ki, tarihimiz ve yakın geçmişimiz soykırım, katliam, sürgün ve infazların acılarıyla doludur. Bizler yaşanan bütün acılara rağmen tüm ezilenlerin bir arada özgürce yaşayabilmesi için, bu acıların yarattığı öfkeyi kin ve intikam için kullanmak yerine, öfkemizi özgürlük mücadelemize katık ve gerekçe yapmayı tercih ettik.

Ermeni Soykırımı’ndan Dersim Katliamı’na; Maraş, Çorum ve Sivas’tan Roboski, Suruç ve Ankara’ya kadar bütün acıları yüreğimizde hissetmekle birlikte, bu katliamların acılarını hafifletmek ve hesaplaşmak için hakikatle yüzleşmeyi mücadelemizin bir gerekçesi olarak talep etmeye devam edeceğiz. Sorumlular tarih ve yargı önünde hesap verinceye kadar çabalarımızı sürdüreceğiz.

Roboski’de yoksul ve emekçi Kürt çocuklarının savaş uçaklarıyla bombalandığı gecenin sabahında Eşbaşkanımız Gültan Kışanak ile birlikte oradaydık. Hayatım boyunca, mesleğim ve yürüttüğüm mücadele içerisinde çok sayıda ölüme, cenazeye, otopsiye tanıklık ettim. Elbette ateş en çok düştüğü yeri yakıyordu. En çok da katledilenlerin aileleri, yakınları bu acıyı derinden hissediyordu. Ama Roboski Katliamı’nda durum bambaşkaydı. Ateş sadece düştüğü yeri yakmıyordu. Zerre kadar vicdan kırıntısı taşıyan herkes Roboski’ye düşen ateşle yandı, yanıyor.

Katledilen çocukların Uludere Devlet Hastanesi koridorlarında ve odalarında battaniyelere sarılmış mazot kokan cenazelerine tek tek baktım. Çok sayıda cenazenin yerde yan yana dizildiği boş bir hastane odasında birkaç dakika cenazelerle baş başa kaldım. Battaniyeye sarılı ölü çocuklar sanki bana şunları söylediler ve sanki ben gerçekten onları duydum. 

Dediler ki, ‘Bizi öldürdüler başkan, geç kaldınız. Biz hep yoksulduk, hep çalışıyorduk. Vatanımızın tel örgülerle bölünmüş iki parçası arasında ticaret için gidip gelmekti tek suçumuz. Vatanımız paramparça, şimdi de biz paramparçayız. Geç kaldınız başkan, geç kaldınız başkan. Biz her zaman yoksulduk, hep öldürülüyorduk. Bak bu sorunları çözemediniz, yine ölen biz olduk. Hoş geldin ama geç kaldınız başkan, geç…’

Belki inanmayacaksınız, ama ben bu sözleri duydum. Mahcubiyetle, derin bir kederle Roboskili kardeşlerimin başında ağladım. Bunun hesabını sormak için de bundan sonra katledilmememiz için de elimden gelenin fazlasını yapma sözünü orada o çocuklara verdim. 

Şimdi Edirne Hapishanesi’ndeyim. Sözümün arkasında olduğum için buradayım. Ant olsun ki, Roboski katillerinin hesap vermesi için canımızdan vazgeçeceğiz, ama bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.

Roboski dağlarında bıraktığımız otuz dört canın, otuz dört HALKLARIN yoksul Kürt PARTİSİ çocuğunun kutsal emanetlerini yüreğimizde saygıyla taşıyarak dimdik duracağız.

Biliyorum geç kaldık çocuklar, haklısınız. Ne deseniz haklısınız. En az yüz yıl geç kaldık. Ama siz rahat uyuyun. Afrin’den Kobani’ye, Hewler’den Mahabad’a, Botan’dan Amed’e, Serhat’a yüz binlerce yiğit halk evladı, hep birlikte bu geç kalmışlıkla yitirdiklerimizin aziz hatıraları için özgürlük ve barış sözü veriyoruz.

Sizi katledip üstünü örtenlerden, hatıranız için dikilen anıtları sökenlerden, Roboski’nin sağ kalmış çocuklarından, Ferhat’ı zindana atanlardan hesap sormanın en etkili yolu eşit, onurlu ve adil bir barışı  getirmektir. Biliyoruz, başaracağız!

Güzel ülkemin öldürülen, hapsedilen, direnen bütün güzel çocuklarına binlerce selam olsun. Hepsinin anısı önünde saygıyla eğiliyor, Roboskili aileleri, bütün halkımızı, dostlarımızı hasretle kucaklıyor, selamlarımı iletiyorum.

Anma, gazeteci Ümit Kıvanç’ın yönettiği “Ağlama Anne Güzel Yerdeyim” belgesel gösteriminin ardından son buldu. 

Yorumlar

yorumlar

Post source : evrensel

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.