Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın, ailesiyle yakınlarının yurt dışına ‘milyonlarca dolar kaçırdığını’ belgeledi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yurtdışında bir kuruşumun bulunduğu ispat edilsin, Cumhurbaşkanlığı’nı bırakırım” diyen Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Erdoğan’ın, ailesi ve yakınlarının yurt dışına ‘milyonlarca dolar kaçırdığını’ belgeledi. Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, vergi cenneti olarak bilinen Man Adası’nda kurulan bir off-shore şirkete Erdoğan’ın eniştesi, dünürü, eski özel kalem müdürü ve oğlu tarafından 2011 yılında on milyonlarca dolar aktarıldığını belirttikten sonra dekontları tek tek gösterdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a “Haysiyetli bir adamsan gereğini yap” diye seslenirken, CHP grubundan da “Tayyip istifa” sloganları yükseldi.

 Birgün’de yer alan haberde, “Sanırım beyefendi de beni dinliyordur. Erdoğan’a tavsiyem yanına bir doktor al, doktor da yanında olsun” önerisinde bulunan Kılıçdaroğlu, “Şimdi geliyoruz kutuyu açmaya” diyerek belgelerini ortaya koydu. Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelere göre özetle Erdoğan’ın ailesi ve yakınlarının para gönderdiği Man Adası’ndaki şirketi Sıdkı Ayan kuruyor, daha sonra Kasım Öztaş’a devrediliyor. Erdoğan’ın ailesi ve yakınları bu şirkete para gönderiyor.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları satırbaşlarıyla şöyle:

»1 Ağustos 2011, Man adası devletinde bir şirket kurulur, Bellway Limited Şirket. Onun kuruluş senedi de bizde. Noter tasdikini onlar yapmış, ben yapmadım. Bu şirket 1 Ağustos-2 Ağustos tarihlerinde yönetim kurulu toplantısı yapar. Yönetim kurulu bir kişiden oluşmaktadır, Sıdkı Ayan. Adresini de vereyim, Reşitpaşa caddesi, Yol sokak Sarıyer-İstanbul. 1 sterlinlik bir şirket. Ona ait olduğuna dair, hem Türkiye’den hem de Man Adası’nın kayıtları var. 15 Kasım 2011’de bu şirketi Kasım Öztaş’a devreder.
Kasım Öztaş kimdir? Sait Halimpaşa caddesi – Yeniköy-İstanbul adresinde oturuyor. Ben Erdoğan’a bir soru soruyorum: Sıdkı Ayan kimdir tanıyor musun? Eminim benden çok daha iyi biliyorsun kim olduğunu. Peki bu Kasım Öztaş’ı tanıyor musun?

»Bu şirketin bütün kayıtları bizim elimizde. Diyeceksiniz ki bu şirkete para gitti mi? Evet gitti. Şimdi diyecekler ki, bunların belgesi var mı? Bütün bu paraların swift (uluslararası para transferi) mesajları elimizde. Diyeceksiniz ki, bu swift mesajı ne demek. Bankacılara sorduk, yurtdışına dolar gönderirken bu mesajla gönderiyorsunuz. Hepsi elimizde. Bu beni tatmin etmez dedim. Ne lazım bana? Bankaların dekontu lazım dedim. Bu paranın gönderildiği dekontlar. Şimdi diyecekler ki, bu belgeler, ajan verdi şudur budur. Bunların tamamı bankaların resmi kayıtlarıdır. O şirketlerin de kayıtlarında var.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun para gönderimlerinin hem swift mesajlarını hem de dekontlarını kürsüden göstermesiyle salonda, ‘Tayyip istifa’ sesleri yükseldi. CHP lideri de, Erdoğan’a seslenerek, “Haysiyetli bir adamsan gereğini yapacaksın. Nokta” dedi.

CHP Lideri, “Vatandaşa diyeceksin ki, vergi ver, vermezsen 3 misli ceza keseceğim. Ama kendi çocuklarını başka adada şirket kurduracaksın, sonra milyonlarca dolar göndereceksin. Sonra ‘dolarlarınızı bozdurun, biz yerli ve milliyiz’ diyeceksin. Sen ne yerlisin ne millisin, sen gayri millisin” diye konuştu.Ne olmuştu?

Kılıçdaroğlu, geçen haftaki grup toplantısında, “Sevgili Erdoğan, ‘Bilal’e anlatır gibi’ soruyorum sana: Çocuklarının, eniştenin, kardeşinin, dünürünün ve eski özel kalem müdürünün bir vergi cennetindeki bir off-shore şirkete milyonlarca dolar gönderdiğini biliyor musun?” diye sormuştu.Bunun üzerine 1.5 milyon lira tazminat talebiyle dava açan Erdoğan, “İddiaların belgesi var mı? İspatlarsan ben hem siyaseti hem cumhurbaşkanlığı makamını bırakacağım, garantisi veriyorum” diye karşılık vermişti.

Erdoğan, CHP Liderinin dünkü belgeli ispatından önce AKP grup toplantısında ise Kılıçdaroğlu’nun ‘işi müptezelliğine vurduğunu’ belirtmiş ve “Güya belge açıklayacakmış. Geçmiş konuları ısıtıp ısıtıp yeniden gündeme getirecektir. Kendisine bir yerlerden bir şey gönderiliyor. Meselenin dünürlere kadar götürülmesi zaten saçmalığın dik alası” demişti.

Man Adası nerede?

kacirilan-paralari-belgeledi-392922-1.
İllüstrasyon: Barış Sarıkaş

İrlanda ile İngiltere arasında bulunan Man Adası, yönetim bakımından Birleşik Krallık’a dahil değil ancak kraliyete bağımlı. Ada Avrupa Birliği üyesi olmasa da AB ile yapılan antlaşmalar uyarınca sınırlı şekilde mal dolaşımına izin veriliyor. Uluslararası vergi sistemlerini uygulamayan Man Adası gibi vergi cennetlerinde her yıl ortalama 1,5 trilyon dolar aklandığı düşünülüyor.

Kamuoyuna sızdırılan ‘Paradise Belgeleri’nde dünya çapında pek çok siyasi liderin ve ünlü ismin adadaki hesaplara para aktardığı belirtiliyordu.

***

Sadece 20 günde 15 milyon dolar aktarılmış!

Kılıçdaroğlu söz konusu şirkete para gönderen Erdoğan’a yakın isimleri; oğlu Burak Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan, eniştesi Ziya İlgen, dünürü Osman Ketenci, özel kalem müdürü Mustafa Gündoğan olarak sıraladı.

Belgelere göre sadece 20 günde tam 15 milyon dolar aktarılması dikkat çekti. Öne çıkan bir diğer nokta ise, aktarımların adeta ‘anlaşarak’ aynı tarihlerde yapılması oldu. Ziya İlgen ile Mustafa Erdoğan 15 ve 26 Aralık’ta; Osman Ketenci ve Mustafa Gündoğan da 27 ve 28 Aralık’ta ikişer kez şirkete para gönderiyor. Son gönderimi yapan Burak Erdoğan ise tek başına iki kez para aktarıyor.

***

Belgelerin kilit ismi ‘Kucağa düşecek’ denilen Ayan kim?

kacirilan-paralari-belgeledi-392920-1.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelerin kilit ismi olan Sıdkı Ayan’ın adına pek çok kritik iddianın odağında yer alıyor.Kara para aklamak, dolandırıcılık ve İran’a uygulanan ambargoyu delmekten ABD’de tutuklanan Rıza Sarraf için hazırlanan iddianamede Ayan da yer alıyor. İddianamede yer verilen, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonları sonrasında ortaya çıkan tapelerde Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği öne sürülen bir telefon görüşmesinde, Bilal Erdoğan Ayan’ın 10 milyon dolar önerdiğini söylüyor, buna karşılık Tayyip Erdoğan miktarı yeterli bulmayarak, “Kucağımıza düşecek” diyordu.

Boru hattına talip iddiası
Sıdkı Ayan, 2014 tarihinde sosyal medyada yer alan 10 milyon dolarlık bir alışverişin konuşulduğu ses kayıtlarıyla ilgili önceki gün avukatı aracılığı ile yaptığı açıklamayı kişisel Facebook sayfasında paylaşmıştı. Açıklamada, “Som Petrol ve Turang Transit’in ‘İran doğalgazını’ Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak 20 milyar dolarlık boru hattı ihalesini aldığı iddia olunmuştur. Proje Türkmenistan doğalgazının, İran ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasına ilişkin uluslararası bir proje. 2007’den bu yana üzerinde çalışılan uluslararası bir projenin gizlisi saklısı yoktur” denilmişti. Ayan, Sarraf’ın yasadışı para transferlerini yürüten Mapna Group’un ortağı olan MS Uluslararası Enerji Yatırım AŞ’nin sahiplerinden biri.

WikiLeaks’te de var
Gazeteci Pelin Ünker’in blogunda yer alan bilgiye göre, WikiLeaks belgelerindeki ABD Ankara Büyükelçiliği’nden gönderilen kripto, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın İran’daki etkinliğini ve ilişkisini ortaya koyuyordu. ABD elçiliğinin belgesinde, 22 Şubat’ta Türkiye gazetelerinde İran ile Türkiye arasında müşterek bir yatırım projesi imzalandığı ve buna göre kurulacak olan yeni bir doğalgaz boru hattının, İran gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacağı belirtiliyordu.

Bu yatırım işbirliği ise 2007 ve 2008 yıllarında imzalanan ilk anlaşmalara istinaden yapılacaktı. ABD Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Dale Eppler, söz konusu işbirliği konusunda daha derin bilgi edinmek amacıyla BOTAŞ Başkanı Saltuk Düzyol’a başvurmuştu. Ancak Düzyol, şirketinin bu projeyle ilintili olmadığını ve projenin özel bir şirkete verildiğini belirtmişti. Sonuç olarak söz konusu İran projesindeki özel şirketin Som Petrol AŞ olduğu belli olmuş ve şirketin Sıdkı Ayan sahipliğinde olduğu anlaşılmıştı. Som Petrol, 22 Temmuz 2010’da İran ile 1 milyar avroluk boru hattı inşası anlaşması yapmıştı.

***

Amaç, incelemeyi geciktirmek mi?

 

Türkiye ile ‘vergi cenneti’ olarak bilinen Man Adası arasında 2012 yılında ‘vergi konularında bilgi değişimi’ öngören bir anlaşma imzalanmıştı. Anlaşma beş yıl sonra 2017’de yürürlüğe girdi.

Anlaşmanın TBMM’de sümenaltı edildiğini savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın cevaplaması istemiyle 16 Kasım’da TBMM Başkanlığı’na soru önergesi vermişti. Erdoğdu önergesinde, “Anlaşmanın geç yürürlüğe girmesinin amacı, AKP’lilerin yakınların vergi cennetlerindeki mali operasyonlarının incelenmesini geciktirmek mi” diye sormuştu.

Panama, Paradise hatırlatması

Erdoğdu, önergesinde şu soruları yöneltti; “2012 yılında imzalanan ve taraflara vergi kaçakçılarını yakalama konusunda bilgi alışveriş ve yerinde inceleme gibi birçok imkan sağlayan bu anlaşmalar; neden 5 yıl bekletildikten sonra TBMM’ye sunuldu? Bu derecede kritik öneme sahip olan 3 anlaşmanın yürürlüğe girmesi için kanunlaşması aşamasında TBMM’deki 2 yıllık gecikmesinin arkasındaki motivasyon ile, anlaşmaların TBMM’ye sevk edilmesinin 3 yıl ertelenmesi arasındaki motivasyon aynı mı? AKP Hükümetinin imzalamış olduğu anlaşmaları TBMM’ye getirme ve yürürlüğe girmesini sağlama konusundaki bu 5 yıllık gecikmenin sebebi; son zamanlarda dünya kamuoyunun gündemindeki ‘Panama Belgeleri’, ‘Paradise Belgeleri’ gibi vesilelerle ortaya çıkan Başbakan Binali Yıldırım’ın ve diğer üst düzey AKP’lilerin yakınların ‘vergi cennetleri’ndeki mali operasyonlarının incelenmesini geciktirmek mi?”

Man Adası hemen onayladı

21 Eylül 2012’de Londra’daki Türk Büyükelçiliğinde imzalanan, vergi kayıp ve kaçaklarını ortadan kaldırmayı hedefleyen anlaşma dönemin Başbakanı Erdoğan’ın imzasıyla TBMM’ye gönderildi. 13 Şubat 2013’te Dışişleri Komisyonu’nda görüşülen anlaşma ancak 8 Mart 2017’de kabul edildi. Man Adası kendi iç hukukunda anlaşmayı 6 Aralık 2012’de onayladı. Anlaşmayla, ‘vergiden kurtulmak’ için servetlerini bu adadaki bankalara aktaran isimlerin yakından takip edilmesi öngörülüyor. Anlaşmaya göre cezai ve hukuki vergi konularında iki ülke arasında tam bir bilgi değişimi hedefleniyor.

***

ÖDP, Haziran: Erdoğan ve hükümet istifa

ÖDP ile Birleşik Haziran Hareketi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AKP hükümetine istifa çağrısı yaptı.
ÖDP Başkanlar Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Bu iktidarın millilik ve yerlilik iddiasının Amerikan dolarına kadar olduğu görülmüştür! Halkı vergi ve zamlarla inim inim inletenlerin vergi cenneti adalarda dolarları nasıl istiflediği ortaya çıkmıştır. Halktan fedakârlık isteyen, vergileri zorunluluk olarak sunanların hiçbir inandırıcılıkları olmadığı bir kez daha ispatlanmıştır. Ülkeyi yönetenlerin devleti bir aile şirketine dönüştürerek vergi kaçırmalarının açıklaması olamaz! Bu iktidar ülkeyi yönetme ehliyetini kaybetmiştir!” denildi.

Haziran Hareketi’nin açıklamasında ise şöyle denildi:

“Yerli ve milli edebiyatıyla halka dolar bozdurma çağrısı yapanların, her türlü gayrı milli dolabı çevirdikleri, offshore adalarında milyon dolarları istifledikleri, halkın omuzlarına her geçen gün daha fazla vergi bindirenlerin vergi kaçırdıkları anlaşılmaktadır. Yarından tezi yok şu sorulara yanıt verilmelidir: 20 günde 15 milyon dolar, Erdoğan’ın yakın çevresi tarafından neden Man Adası’ndaki bir şirketin hesabına yatırılmıştır? Bu para, neyin bedeli ve hangi işlemin sonucu olarak elde edilmiştir? Bu tarihlerde hangi ihaleler yapılmış ve bunlar hangi şirketlere verilmiştir?

Onurlu yöneticilerin yapması gereken istifa etmek, bu soruların yanıtlarının ortaya çıkabileceği bir yargı sürecini başlatmaktır. Biliyoruz, istifa etmeyecekler, bin dereden su getirerek inkar etmeye, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali yalan söylemeye devam edecekler. Ama her ne bahane uydururlarsa uydursunlar biz söylemekten geri durmayacağız: Artık bu ülkeyi yönetemezler! Kökü Man Adası’nda olanlar derhal ama derhal istifa etmelidir!”

***

AKP’den aynı savunma: Belgeler sahte

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının ardından, AKP kanadından yapılan açıklamalarda “Belgeler sahte” savunması yapıldı. AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Biz bu iddiayı zaten ciddiye almamıştık. Az önce izledik Kılıçdaroğlu’nu. Bütün iddiaları yalan. Açıkladığı belgeler ticaret kaynaklı. İddialar çöktü, resmi işlemi belge diye sundu. Kemal Kılıçdaroğlu, istifa etmeli” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel ise, “Kılıçdaroğlu tarafından müvekkillerim hakkında ileri sürülen iddiaların tamamı yalan, gösterdiği kağıtların da tamamı sahtedir. Kılıçdaroğlu, söz konusu kağıtları mesai bitimine kadar derhal bir Cumhuriyet savcılığına vermeli ve suç duyurusunda bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

kacirilan-paralari-belgeledi-392926-1.

Yorumlar

yorumlar

Post source : https://www.birgun.net/haber-detay/kacirilan-paralari-belgeledi-193126.html

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.