Amanosların bitki türü taş ocaklarının tehdidi altında

Amanos Dağları’nı köstebek yuvasına dönüştüren onlarca taş ve mermer ocağı, bölgenin eşi benzeri olmayan endemik bitki türünü yok ediyor.

Hatay’ın İskenderun, Altınözü, Kırıkhan, Dörtyol ve Erzin ilçelerinin Amanos Dağları kesimlerinde hali hazırda 30’a yakın taş ocağının faaliyette olduğu rakamsal olarak belirtilse de bunun saha gerçekliği ise 50’ye yakın taş ocağı olduğu. Zengin endemik bitki türleri ile bilinen Amanos Dağları’nı köstebek yuvasına dönüştüren onlarca taş ve mermer ocağı, bitki türlerinin de yok edilmesine yol açıyor. Teferruatı fazla olan taş ocağı ruhsatı yerine maden arama ruhsatı alan şirketlerin, denetimsiz ve sınırsız bir şekilde dinamit patlattığı öğrenildi.

İskenderun Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ercüment Kimyon, Amanos Dağları’nda onlarca taş ve mermer ocağının olduğunu vurgulayarak, çıkarılan kumların yapı malzemesi olarak kullanıldığını ifade etti. Amanos Dağları’nın İskenderun Körfezi’ne bakan yamaçlarında taş ocaklarının belirgin olduğunu aktaran Kimyon, “Bir yandan dağı köstebek gibi delik deşik ediyorlar. Bir yandan ise körfezi dolduruyorlar” dedi. Bazı taş ocaklarının mermer ocakları adı altında faaliyet yürüttüğünü kaydeden Kimyon, “Taş ocaklarının tümü ‘Maden Araştırma Ruhsatı’ adı altında çalışmalarını sürdürüyor. Bu ocaklar tozuyla, toprağıyla ve yıkım ile doğaya zarar veriyor” diye belirtti.

Taş ocağı şirketlerinin doğrudan taş ocağı açma ruhsatı almadığına dikkat çeken Kimyon, teferruatları fazla olan taş ocağı ruhsatı yerine maden araştırma ruhsatı alındığını söyledi. Kimyon, şöyle dedi: “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da ‘ülke ekonomisine katkı sunuyor’ diye bu ruhsatı direk veriyor. Şirketlerde bu ruhsatı aldıktan sonra istedikleri yerde taş ocağı ya da mermer ocağı açıp işletebiliyor. Amanos Dağları’nın içinde barındırdığı zengin endemik bitki türlerinin Avrupa’da eşi benzeri yok. Başka ülkelerde bu alanlar ciddi anlamda korunuyor. Ancak Türkiye gibi ülkelerde korunması bir tarafa direk bakanlıkların eli ile enerji politikalarına heba ediliyor. Bu alanları korumanın tek yolu halkın sahip çıkmasıdır.”

Devletin doğayı korumak yerine tahrip edilmesine göz yumduğunu kaydeden Kimyon, devleti doğayı koruyan yasalara uymaya çağırdı. Kimyon, “Devlet doğayı koruyacağı yerde sadece sermayeyi koruyor” diye belirtti.

Yorumlar

yorumlar

Post source : (Hatay/MA)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir