2016’da 889 gazetecinin sarı basın kartı iptal edildi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, 2016 yılında 889 gazetecinin sarı basın kartının iptal edildiğini açıkladı. Bakanlık yine tutuklu gazeteci sayısını da tespit edemedi!

CHP Niğde Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle Meclis Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde tutuklu gazeteciler ile 2016 yılında sarı basın kartı iptal edilen gazeteci sayısının açıklanmasını istedi.

Gürer’in soru önergesini Adalet Bakanı Abdülhamit Gül yanıtladı. Gül verdiği yanıtta verilen tutukluların beyanları esas alınarak oluşturulduğu için cezaevinde gazeteci sayısının bilinemediğini iddia etti. Ayrıca Bakan Gül’e göre, Sarı basın kartları iptal edilen gazeteciler, gazetecilik faaliyetleri kapsamında değil, “Silahlı terör örgütüne üye olma” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçları ile cezaevinde.

Kimlerin sarı basın kartı alıp kimlerin alamayacağının Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğünün ilgili komisyonlarınca belirlendiğini söyleyen Adalet Bakanı Gül, “2016 yılında; işten ayrılma, kurumunun kapanması, milli güvenlik politikası, vefat, kart süresinin dolması, kurum belgelerinde eksiklik, gazetecilik dışında işinin bulunması, gazetecinin unvanının veya çalıştığı basın-yayın kuruluşunun yönetmeliğe uygun olmaması, basın kartının başkasına kullandırılması, 5953 sayılı Kanun’a uygun çalışmama vb. nedenler ile iptal edilen basın kartı sayısı 889’dur” açıklamasında bulundu.

Bakanlığın bilemediği verileri hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Gazeteciler Sendikasının (TGS) verilerine göre bugün itibariyle 156 gazeteci ve medya çalışanının tutuklu olduğunu belirtti. Gürer, “Cezaevlerinde tutuklu gazetecilerin önemli bir bölümü sadece gazetecilik faaliyetlerinden dolayı tutuklu. Ülkemizde, basın özgürlüğünden söz edilemez oldu. İktidarın hoşuna gitmeyen haber nerede ise suç oldu. Basın hürdür sansür edilemez anlayışından uzak bir süreçteyiz. Adı konmamış ciddi bir baskı ve sansür süreci devam etmektedir. Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerine yönelik uygulamalar ile yazar ve muhabirleri için yapılan tutuklamaların açıklaması dahi yapılamıyor. Mesleği gazeteci olan tutuklu gazetecilerin bir an önce mesleklerini yapar kılınması sağlanmalıdır.” dedi.

Adalet Bakanlığının, cezaevlerinde bulunan tutuklu gazetesi sayısını belirleyememesini de eleştiren Ömer Fethi Gürer, “Gazeteci adı, tanımı, yaptığı iş belli. Herhangi bir suçtan dolayı cezaevlerine konulan kişilerin hangi işi yaptıklarının, o kişilerin beyanlarına göre belirlenmesi veya belirlenememesi düşündürücüdür. Oysa Bakanlık, tutuklanan kişilerin mesleklerini çok kolay bir şekilde resmi verilerle belirleyebilir” diye konuştu.

Yorumlar

yorumlar

Post source : evrensel

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir