Dünya Çiftlik Hayvanları Günü eylemi Kadıköy’de düzenlendi

İstanbul’un Kadıköy semtinde Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu tarafından Dünya Çiftlik Hayvanları Günü etkinliği düzenlendi. Katılımın önceki etkinliklere göre daha yoğun olduğu günde vegan aktivist Zülal Kalkandelen 1 saat süren sessiz eylemin sonunda basın açıklaması yaptı.

 

Topluluk adına yapılan basın açıklamasının tamamı şöyle:

“Herkesi çiftlik hayvanlarının yaşadığı şiddeti, çektiği acıları düşünmeye çağırıyoruz”

Tüm hayvanların yaşam hakkını savunan İstanbul merkezli bağımsız bir vegan aktivist gruptan oluşan topluluk basın açıklamaları şöyle; ‘2 Ekim Dünya Çiftlik Hayvanları Günü dolayısıyla, bağımsız hayvan hakları aktivistleri olarak herkesi çiftlik hayvanlarının yaşadığı şiddeti, çektiği acıları düşünmeye çağırıyoruz. Her yıl tüm dünyada milyarlarca hayvan eti için kesiliyor; sütüne, yumurtasına, derisine ve balına el konulmak için sömürülüyor. Acıyı ve sevinci hissetme, yavrusunu koruma içgüdülerine sahip olan hayvanlar, üretim tesislerinde son derece kötü koşullarda esir tutulurken, yaşam hakları ellerinden alınıyor. Duyarlı birer canlı olan çiftlik hayvanlarının evlerimizde beslediğimiz kedi ve köpeklerden hiçbir farkı yok ama onlara yaşatılan zulmün boyutu tahminlerin çok ötesinde. Çoğu beton zeminler üzerinde toprağa hiç basamadan, gün yüzü bile görmeden, tam bir köle gibi yaşamak zorunda bırakılıyor.”

“İnekler, doğurdukları anda yavrularından zorla ayrılıyor”

“Çiftlik hayvanları, içinde bulundukları fiziksel koşulların korkunçluğunun yanı sıra, duygusal olarak da terörize ediliyor. Hiçbir zaman yavrularıyla bir arada kalmalarına izin verilmiyor. İnekler, süt vermesi için düzenli olarak insan eliyle bedenlerine yerleştirilen boğa spermleriyle gebe bırakılıyor. Bir insan gibi 9 ay gebelik yaşayan inekler, doğurdukları anda yavrularından zorla ayrılıyor. Sütüne el konulan anne inek, büyük bir acıyla günlerce yavrusu için çığlık atarken; buzağı, bir eşya gibi tek başına ayrı bir yere konuyor. Sürekli bir ölüm makinesi işlevi gören bu döngü, anne inek artık doğuramaz hale gelinceye kadar sürüyor ve sonunda anne de buzağı da eti için kesiliyor.”

“Onbinlerce tavuk, penceresi bile olmayan, ufacık kafeslerde üst üste yığılmış bir halde tutuluyor, hayatları boyunca kanatlarını bir kez bile açamadan öldürülüyor. Yumurta sektöründe erkek civcivlerin bir üretim değeri olmadığından, 1-2 günlük yavrular canlı canlı öğütme makinelerinde ezilerek ya da büyük torbalarda boğularak katlediliyor.”

 

“İnsan tüketimi için öldürülen balıkların sayısı tam olarak bilinememekle birlikte, kara hayvanlarından daha fazla. Diğer hayvanlar gibi merkezi sinir sistemine sahip olan balıklar da acıyı hissediyor; avlanma sırasında boğularak ya da zıpkınla bedenleri delinerek büyük bir acı içinde can veriyor. Arıcılık sektöründe uçup gitmesin diye kanatları sökülen kraliçe arı, artık fazla bal üretemeyen arı grubunun öldürülüp yeni arı gruplarının oluşturulması da hep aynı sömürünün sonucu..”

“Bütün duyarlı canlılar, var olma ve işkenceye maruz kalmadan özgürce yaşama hakkına sahiptir”

“Bizler adalet kavramının sadece insanları değil, insan olmayan duyarlı canlıları da kapsadığını savunuyoruz. Yaşadığımız gezegende hayvan yaşamını güvence altına almak nasıl insana ait bir görev ise, hayvanlar için adaletin sağlanması da insanın sorumluluğundadır. İnsanların ve insan olmayan duyarlı canlıların en temel hakkı yaşam hakkıdır. Bütün duyarlı canlılar, var olma ve işkenceye maruz kalmadan özgürce yaşama hakkına sahiptir.”

“Hayvanlara uygulanan sömürüyü, soykırımı desteklemeyin”

“Hayvanların içinde bulunduğu koşulların sadece iyileştirerek sömürünün devamını sağlayan refahçı yaklaşımları reddediyoruz. Hayvanların insanlara hizmet edecek birer mal gibi görülmesine, bedenleri üzerinden kazanç sağlanmasına karşıyız. Bizler, hayvanların bu gezegende insanlar için değil, insanlar ile birlikte var olduğunu savunuyoruz ve hayvanlara uygulanan sömürüyü, soykırımı desteklemeyin diyoruz.”

Yaşam hakkı, doğuştan gelen bir haktır!

“Çiftlik hayvanlarının yaşadığı şiddete son vermek insanların elindedir. Bu şiddetin bir parçası olmayın; insan, hayvan ve doğa için en iyi yolu, vegan yaşamı deneyin. Her duyarlı canlı yaşamak ister. Yaşam hakkı, doğuştan gelen bir haktır!”

 

Sosyal Medyadan’da Paylaşım Yapıldı

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir