Her üç üniversite mezunundan biri işsiz

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre mayıs ayı itibariyle yaşı 15-24 arasında bulunan nüfus 11.9 milyon kişi. Bu nüfusun 2.6 milyonu ne eğitimde ne istihdamda. Eğitimine devam etmeyen ve çalışmayan nüfusun toplama oranı yüzde 22. Bu oran, 2015 yılıyla aynı düzeyde, 2016’ya göre ise küçük bir artış var. Dünya Gazetesi’nden Alaattin Aktaş’ın Eko Analiz köşesindeki “Üniversite bitirmiş her üç gençten biri işsiz” başlıklı yazısı şöyle:

“İstihdamla ilgili olarak öncelikle işsizlik oranına bakıyoruz. Ama ara ara da olsa detaya inmekte, özellikle genç nüfusun işgücü durumuna yakından bakmakta yar var.

Bu köşede dün 15-29 yaş arası gençlerin kaçta kaçının eğitimini sürdürdüğüne, ne kadarının yalnızca çalıştığına, kaçta kaçının hem eğitim görüp hem çalışmakta olduğuna detaylı olarak değinmiştik. Bu kez de 15-24 yaş arasında bulunan ve ne eğitimde ne istihdamda olan nüfusun bitirdikleri okullar itibariyle eğitim düzeyine bakmak istiyoruz.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre mayıs ayı itibariyle yaşı 15-24 arasında bulunan nüfus 11.9 milyon kişi. Bu nüfusun 2.6 milyonu ne eğitimde ne istihdamda. Eğitimine devam etmeyen ve çalışmayan nüfusun toplama oranı yüzde 22. Bu oran, 2015 yılıyla aynı düzeyde, 2016’ya göre ise küçük bir artış var. Yani toplam nüfus açısından önceki yıllara kıyasla bir olumsuz gidiş de söz konusu değil, olumlu yönde bir gelişme de…

Ne eğitimde ne istihdamda olanlar arasında en kötü durumda bulunanlar yüksek öğretim görmüş olanlar. Mayıs itibariyle üniversite bitirmiş 15-24 yaş arasında 1.1 milyon kişi var ve bunların yüzde 31.5 oranında 349 bini işsiz.

Söz konusu oran erkeklerde yüzde 22.5 düzeyinde. Kadınlarda ise durum iyice vahim bir hal alıyor. Üniversite mezunu 15-24 yaş aralığındaki 672 bin kadının yüzde 37.4 oranındaki 251 bini işsiz geziyor.

Bir dönem işsizlik sorununa çare olarak mesleki ve teknik liselere çok bel bağlamıştık. Ancak görüyoruz ki bu okullardan mezun olanların işsizlik sorunu da çok göze batacak ölçüde olmasa da giderek büyüyor.

Mesleki ve teknik lise mezunlarında işsizlerin oranı 2015 yılının mayıs ayında yüzde 20 düzeyindeydi. Oran geçen yıl yüzde 18.8’e indikten sonra bu yıl yüzde 20.9’a çıktı.

Bu oran erkeklerde çok belirgin biçimde artma eğiliminde. 2015’in mayısında yüzde 10.6 olan oran, geçen yıl yüzde 12.3’e, bu yıl ise yüzde 13.9’a yükseldi.

Mesleki ve teknik lise mezunu kadınlardaki işsizlik oranı ise geçen yılki düşüşten sonra bu yıl yeniden 2015 düzeyine yaklaştı; ama kadınlarda dikkat çeken, oranın çok yüksek olması. Bu yılın mayısı itibariyle mesleki ve teknik lise mezunu kadınların yüzde 30’u işsiz.

2017 yılının mayıs ayı… Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşı 15-24 arasında bulunan tam 222 bin kişi okuma yazma bilmiyor.

Bu 222 bin kişinin 95 bini erkek, 127 bini ise kadın.

Bu kişilerdeki işsizlik oranı doğal olarak çok yüksek. Toplamda yüzde 77’lik bir işsizlik oranı görmekteyiz. İşsizlik oranı okuryazar olmayan erkeklerde yüzde 68, kadınlarda ise yüzde 83 düzeyinde.

İş gücüne katılma oranımız, yani çalışabilir durumda olup da çalışmak isteyenlerimizin oranı yüzde 50’nin biraz üstüne çıkmaya görsün işsizlik oranımız yönünü hemen yukarı çeviriyor. Ve biliyoruz ki, bizde sıkıntı yaratan iş gücüne katılma oranı, gelişmiş ekonomilerde çok daha yukarılarda. Özellikle de kadınlarda…

Çalışmak isteyenlerimizin sayısı az olduğu halde bizde işsizlik yüksek. Bir de çalışmak isteyenlerin sayısı artsa ne olurdu…

Bu durum, işsizlikle ilgili genel sorunumuz. Ama ya genç nüfustaki sorun? İşte tablo ortada! Üniversite sayımız 200’e yaklaştı ama artık kontenjanlar dolmuyor. Bazı bölümlerde okumak istemiyor gençler. Biliyorlar ki o bölümlerden mezun olunca iş bulma olanakları çok çok az.

Kendi mesleğimden örnek vereyim. Türkiye’de 45 kadar iletişim fakültesi var. Bu fakülteler her yıl 50 öğrenci mezun etse 2 binin üstünde mezun verilecek demektir. Medya sektörü her yıl kaç kişiyi istihdam olanağı sağlayabiliyor ki?

Bir uçak gemisinin, sekiz on katlı devasa yolcu gemilerinin yapımına nereden başlandığını hep merak etmişimdir. Bizim de bir yerden başlamamız gerekiyor.
Çok geç bile kaldık ya…”

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir