Diyadin’de öldürülen çocukların aileleri adalet bekliyor

Ağrı’nın Diyadin ilçesinde fırında çalışan 15 yaşındaki Muhammed Aydemir ve 16 yaşındaki Orhan Arslan’ın özel harekat polislerince öldürülmesinin üzerinden 2 yıl geçti.

12 Ağustos 2015 tarihinde yaşanan olay sonrası 2 çocuğu “terörist” ilan ederek, polisler hakkında soruşturma izni vermeyen Ağrı Valiliği’nin kararını 8 Ağustos’ta reddeden Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, aradan geçen 2 yılın ardından soruşturma açılmasına karar verdi. 2 yıldır çocuklarından geriye kalan hatıralarıyla yaşayan acılı aileler, geç kalınan yargıdan adalet bekliyor.

Evrensel’de yer alan haberde, oğlunun 10 TL karşılığında fırında çalıştığını dile getiren Orhan’ın annesi Behice Arslan, “Sabaha kadar fırında çalışıyordu. ‘Babama katkım olsun’ derdi. Eşim belediyede temizlik işçisi olarak çalışıyordu ve Orhan 10 TL kazanıp babasına veriyordu. Bazen bana veriyordu. ‘Anne kendine bir şeyler alırsın’ diyordu bazen de bana biriktirdiği parayla elbise alırdı. Eve de eşyalar alırdı, çok tutumlu ve çalışkandı. Onun aldıklarını halen saklıyorum” dedi.

Sokaktan gelen her çocuk sesini oğlunun sesine benzettiğini dile getiren Arslan, “Bazen sokakta çocukların sesi geldiği zaman pencereye çıkıp Orhan gelecekmiş gibi bekliyorum. Benim kardeşlerimin çocuklarının düğünü oluyor gitmek içimden gelmiyor” diye konuştu.

Oğlunun fotoğrafını aldığı yazmaya sararak sandığında saklayan Arslan, “Ne tarafa baksam onu görüyorum. O küçük bir emekçiydi. Benden adılar. Ben yine de adalet ve barış olsun istiyorum. Orhan’ımı öldürenler bulunup cezalarını çeksin istiyorum” ifadesinde bulundu.

Çok sevdiği oğluna “Memiş” ismiyle hitap ettiklerini dile getiren Muhammed’in babası Hanifi Aydemir ise oğlunun tek arzusunun avukat olmak olduğunu paylaştı. Aydemir, “Muhammed ‘Baba ben avukat olursam fakirlerin, garibanların davalarına para almadan gireceğim’ diyordu. Sabah erkenden kalkıp okula gidiyordu. Okuldan çıkınca üstünü değiştirip fırına gidiyordu. Ben bazen kızıyordum oğlum sen okulunu oku fırında çalışma, çok yoruluyorsun diyordum. O ‘Hayır baba ben sana yardım etmek için çalışıyorum’ diyordu. Bazen kendi kazandığı 10 TL’yi getirip kardeşleriyle paylaşıyordu” dedi.

Muhammed’in bulduğu tüm duvarların üzerine “Memiş Ağa” diye yazdığını dile getiren Aydemir, “Halen bazı duvarlarda duruyor bu yazı. Bir anneler günüydü aldığı parayla üzerinde ‘Canım anneciğim’ yazılı bu alçı plaketi almıştı. Onu ömrümün sonuna kadar saklayacağım. Memiş’im şehit olduktan sonra sınıf öğretmeni beni aradı ‘Öğrencin çok devamsızlık yapmış meğerse öldürüldüğünden habersizmiş’ dedi. Ben o esnada ağlayarak ‘Memiş’imi infaz ettiler’ dedim. Öğretmeni şok oldu biraz bekledikten sonra ‘Çok özür dilerim’ deyip telefonu kapattı. Okulda da çok seviliyordu” diye konuştu.

Oğlunun diktiği ağacın ölümünden kısa bir süre sonra kuruduğunu söyleyen Aydemir, “Bir gün arkadaşları mezuniyet partisi düzenlemiş, Memiş’i anmışlar. Ben ne zaman arkadaşlarını görsem içim yanıyor şimdi onlar üniversiteye gidiyor. Memiş yaşasaydı o da şimdi üniversiteye gidecekti. Bu ağacı kendi eliyle dikti o ölünce ağaç bir süre sonra kurudu. Bu bana çok acı verdi. Bir süre sonra baktım ki ağaç yeniden filizlenip yeşermeye başladı. O gün bu gündür bizler hep onunla konuşuyoruz. Çünkü o bize Memiş’imin yadigarı. Ben onda Memiş’imi görür, onunla saatlerce konuşuyorum. Belki beni görenler deli bile sanıyorlar” ifadesinde bulundu.

Oğlunun elinin değdiği her şeye “kutsal bir emanet” gibi bakan Aydemir, onun getirdiği ekmeyi 2 yıldır sakladığını söyledi. Baba Aydemir, “Aldığı eşyalar, giysiler, hatta fırından getirdiği ekmeği bile saklıyoruz. Eşim Memiş’imin annesi Sevgül, ölüm yıl dönümünden dolayı fenalaştı hastaneye götürdüm. Tansiyon ve şekeri çok yükselmiş. Onun yanında Memiş’ten bahsedersek çok kötü oluyor” dedi.

Geç de olsa soruşturma izninin kendilerinde bir umut yarattığını belirten Aydemir, “Ben o katillerin yargılanıp, cezalandırılmasını istiyorum. Adalet istiyorum. Bizler yandık başkaları yanmasın, acı çekmeyen bilemez Allah böyle acıyı kimseye yaşatmasın. Ömrümün sonuna kadar oğlumun katillerinin peşinde olacağım. Onlar hak ettikleri cezayı alıncaya kadar mücadele edeceğim” dedi.

“Gizlilik” kararı konulan dosyanın avukatı Adnan Arslan da, Ağrı eski Valisi Musa Işın’ın soruşturmanın açılmasına engel olduğunu hatırlatarak, “Defalarca itirazda bulundum ancak bu hafta başında başvurduğum mahkeme valinin durdurma kararını reddetti. Bizim başvurumuzu kabul etti. Yeniden deva görülecek, yargılama başlayacak biz de elimizden geleni yapamaya devam edeceğiz” dedi. Kimi basın kuruluşlarında, dosyaya dair polislerin yakalandığı haberlerinin geçtiğini belirten Arslan, “Bazı basın kuruluşları asparagas haber yapmışlar güya o polisler yakalanmış. Öyle bir şey yok. Dava yeni açılmış daha böyle bir şey yok” diye konuştu.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir