Hattuşaş surları bakımsızlıktan dolayı tahribata uğradı

 Anadolu’da milattan önce (M.Ö) 1650 ile 1200 yılları arasında hüküm süren Hititler’in başkenti Çorum, Boğazkale-Hattuşaş’da tarihi surlarda çalışma yapan Alman arkeologlara kazı izni verilmedi. Arkeologlara izin çıkmayınca tarihi kalenin bakımı yapılamadığı için sur duvarında hasar meydana geldi.

Cumhuriyet’ten Özgen Acar, haber gezisini “Anadolu’nun tarihini görmek, öğrenmek amacıyla, bir özel otobüs dolusu dostla, Çorum’a gittik… En az 15 kez gittiğim Çorum’dan, ancak bu kez hüzünle döndüm! Çorum ve çevresi, Anadolu’nun yerel halkı Hattiler’in (İÖ. 3 bin yıl) anavatanı, sonrasında da dışarıdan gelen Hititler’in (İÖ. 2. bin yıl) merkezi oldu. Gezi güzergâhımız Anadolu’da ilk imparatorluk olan Hititler’in başkenti Hattuşa’yı (Boğazkale), komşu Arinna (Alacahöyük) ve Şapinuva (Ortaköy) kentlerini ve yöredeki 3 müzeyi kapsıyordu…

Bu eşsiz tarihsel yerleri görmek için, Çorum’a önceki yıl 25 binden fazla yabancı turist gelmiş… Ancak terör korkusu ve “Avrupa ülkelerini dışlama politikası sonucunda”, geçen yıl yabancı turist sayısı 2 bine inmişti! Oteller ve lokantalar boştu. Bu nedenle bu tesislerde çalışanların pek çoğunun işlerine de son verilmişti.

Kültür Bakanlığı, geçen yıl Hattuşa’da (Boğazkale) kazılar ve onarımlar yapan Alman Arkeoloji Enstitüsü’ne de “Almanya’nın dışlanması” nedeniyle izin vermemişti. Son gezimde Boğazkale’de görüştüğüm ve yıllardır kazılarda çalışan bazı tanıdıklar, özetle şu bilgileri verdiler. “Her yıl kazılarda; 3 kişi 12 ay, kazı döneminde 55 – 65 kişi 3 – 3.5 ay boyunca, ayrıca 5 – 7 usta da çalışırdı. Bunlardan 10 -15 kişi onarımlarda görev yaparlardı. Çalışanların hepsi SGK’ye kayıtlıydılar. Emekli olanlara tazminatlarını da düzenli ödemişlerdi. Almanlar, her yıl burada 700 – 900 bin lira harcıyorlardı. Bu paradan yalnızca çalışanlar değil, yöre esnafı da çokça yararlanıyordu.”

Alman kazı heyetinde, her yıl görev yapan 25 – 30 bilim insanının yüzde 40’ı Türk’tü. Bilim insanları arasında; Almanya, İtalya, ABD, İngiltere, Fransa, Avusturya’dan, arkeoloji, botanik, zooloji, metalürji, antropoloji, çeşitli filoloji dalları (Hititçe, Akadça, Hurrice) jeoloji, coğrafya, jeofizik uzmanları yer alırdı. 1982 yılından beri Hattuşa’da onarım çalışmalarını yürüten yerel ustalardan Abdullah Kahmazoğlu, basına yaptığı açıklamada, bugüne kadar 4 kazı başkanı ile çalışmalara katıldığını anımsatarak şunları söyledi: “Dedem, kazı başkanı Kurt Bittel ile babam da Peter Neve ile çalışmış. Oğlum da yazları burada çalışıyor. Yıkılmak üzere olan alanları onarıyoruz. Ben, 1985’te arkadaşlarımla bronz tablet bulmuştum. Çok heyecanlanmıştık, kazılarda çalışmak güzel bir duygu!”

 

Bir dönem Hattuşa kazı başkanlığı yapan Dr. Jurgen Seeher, Boğazkale’yi gezmek isteyenlere bir fikir versin diye, kenti çevreleyen 6.5 kilometrelik surun 65 metresini ayağa kaldırmaya 2013’te başlamış ve yapımı 3 yıl sürmüştü. Kerpiç tuğla üretim alanında konuştuğum Dr. Seeger şu bilgiyi vermişti: “Hititlerin kullandıkları yöntemlere sadık kalacağız. Hititler surları kerpiçten yapmışlardı. Temeldeki büyük taş temel kitle üzerine kerpiç tuğlalardan örülmüş, 7 metre yüksekliğinde bir duvar vardı. Deneysel arkeolojide dünya çapında bir ilki gerçekleştireceğiz. Hattuşaş’ı gezenlere o yılları yansıtmış olacağız!”

Sonraki kazı başkanı Dr. Andreas Schachner de bir konuşmamızda şunları söylemişti: (Görsel A) “2 bin 400 ton kerpiç toprağı, 100 ton saman ve 1500 ton su kullanıldı. Bunlar karıştırılarak 64 bin adet kerpiç tuğla üretildi. Surların ayağa kaldırılması çalışmaları sırasında Hititler’in kullandıkları yöntemlere sadık kaldık. Kerpiç surun bakımı ve onarımı için her yıl, 5 kişi 2 – 3 ay çalışır.” Kültür Bakanlığı’nın Alman bilim insanlarına 2016’da kazı ve onarım izni vermediği için, kerpiç surların geçen yıl bakımları yapılamamıştı. Kar, yağmur ve güneş etkisiyle yer yer önemli ölçüde yıkıldıklarını dostlarla yaptığımız son gezide, görerek, hüzünlendim!

1906’dan bu yana Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün çalıştığı görkemli Hattuşaş, UNESCO Kültür Mirası listesinde bulunuyor. Almanlara bu yıl kazı izni verilmiş ve Hattuşa’da kazılara ve onarımlara başlanmış!” sözleriyle anlattı.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir