İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu|OHAL’de işçi eylemleri azaldı

Emek Çalışmaları Topluluğu’nun “İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu”na göre, 2016 yılında işçi eylemleri azaldı. Eylemlerdeki düşüşteki en önemli faktörün OHAL söyleyen Alpkan Birelma, “2016’da, aylara göre sayılara bakıldığında, eylemler OHAL’den sonra düşüyor hem de devlet müdahalesinin oranı artıyor” dedi.

Genel rakamlardaki azalmaya karşın memurların işyeri temelli eylemleri yüzde 9 artış gösterdi. Raporda, memur eylemlerindeki artışın cezalar ve KHK’lerle yaşanan ihraçlar nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. İhraç ve açığa alma gibi uygulamalara karşı yapılan eylemler, toplam eylemlerin yüzde 7’sini oluşturdu.

Akademisyen, araştırmacı ve sendika uzmanların yer aldığı Emek Çalışmaları Topluluğu (EÇT) tarafından hazırlanan, “İşçi Eylemleri Raporu 2016” yayınlandı. Ayşe Alnıaçık, Alpkan Birelma, Ebru Işıklı, Deniz Sert tarafından hazırlanan raporda, 2015’te Suruç Katliamı sonrasında işçi eylemlerinde yaşanan düşüşün, 2016’da darbe girişimi ve OHAL nedeniyle sürdüğü belirtildi. Konuyla ilgili olarak raporda şu ifadelere yer verildi:

“2015’te başlayan genel düşüş 2016’da sürdü ve toplam vaka sayısı 754’ten 608’e düştü. Düşüşe pek çok farklı etken katkı yapmış olsa da ana etkenin Temmuz ayında gerçekleşen darbe girişimi ardından başlayan ve günümüze dek süren OHAL rejimi olduğunu iddia etmek yanlış olmayacaktır.  2016’da ilk ayda ortalama işyeri temelli eylem sayısı 53 iken ikinci altı ayda ortalama sayı 34’e düşer.”

2013’te 545 işçi eylemi eylemi yapılırken bu rakam 2014’te bin 1, 2015’te 754, 2016’da 608 olarak gerçekleşti. Eylemlerin büyük bölümünü işyeri temelli eylemler oluşturdu.

2016’daki 608 eylemin yüzde 69’unun işyeri temelli, yüzde 29’unun genel talepler içeren eylemler ve yüzde 2’sinin de dayanışma eylemlerinden oluştuğu ifade edildi.

Eylemlerin büyük bölümünü işyeri temelli eylemler oluşturdu. Raporda, bir işyerindeki sorunlar ya da talepler için o işyerindeki çalışanlar tarafından yapılan eylemler “işyeri temelli eylem” olarak tanımlanıyor.

Raporda, 2016’da ise 176 işyeri temeli eylemde (yüzde 42’sinde) eylemci sayılarının kesine yakın olarak tespit edildiği kaydedildi. Diğer eylemlerle ilgili belirlenen aralıklar göz önünde bulundurulduğunda, işyeri temelli eylemlere en az 44 bin işçi katıldı.

2016’da yapılan işyeri temelli eylemlerin yüzde 39’u özel sektörde çalışan kadrolu işçiler, yüzde 26’sı memurlar, yüzde 15’i ise özel sektör firmalarının taşeronlarında çalışan işçiler tarafından gerçekleştirildi.

İşyeri temelli eylemlerde, geçen yıla göre en büyük artış, yüzde 6 ile memur eylemlerinde yaşandı.

Raporda, “2016’da memur eylemlerinin oranındaki artışın arkasında birbiriyle alakalı iki sebep vardır. Eylem nedenlerini inceleyeceğimiz bölümde görüleceği üzere büyük ölçüde (%76’sı) memurlar tarafından gerçekleştirilen yıldırma ve keyfi ceza nedeniyle yapılan eylemlerde 2016 yılında 2015’e göre %6’lık bir artış yaşanmıştır. 2016 yılında OHAL sonrasında yeni bir neden olarak ortaya çıkan (ve sadece memurlara yönelik olan) KHK ile işten atma saldırıları nedeniyle gerçekleştirilen eylemlerin toplam eylemlere oranı %7’dir. 2016 yılında memur eylemlerinin oransal olarak artışı bu iki nedene dayandırılabilir” denildi.

Raporda, işyeri temelli eylemlere katılım cinsiyete göre de inceleniyor. Raporda, 2016’da yapılan işyeri temelli eylemlerin yüzde 40’ında kadın katılımı olmadığı aktarıldı. Eylemleri yüzde 3’ün de ise kadın katılımı olup olmadığı bilinmiyor.

İşyeri temelli eylemlerin yüzde 26’sında kadın-erkek katılımı eşitken, yüzde 25’i erkek ağırlıklı, yüzde 2’si kadın ağırlıklı yüzde 3’ü ise sadece kadınlar tarafından gerçekleştirildi. Eylemlerin yüzde 4’ünde eylem nedenleri arasında toplumsal cinsiyete ilişkin sorunlar (kadınlara yönelik ayrımcılık, taciz, vb.) ifade edilmiştir.

İşyeri temelli eylemlerin yüzde 52’si basın açıklaması, yürüyüş şeklinde yapılırken; yüzde 19’u fiili grev olarak gerçekleşti. Fiili grev oranı geçen yıla göre yüzde 2 artarken, yasal grevler aynı oranda düşüş gösterdi.

İstihdam türlerine göre incelendiğinde memurların en sık yaptığı eylem türünün işverene, yani ilgili kamu kurumuna ya da doğrudan hükümete yönelik basın açıklaması olduğu görülüyor. Diğer basın açıklaması türlerini eklediğimizde ise memur eylemlerinin yüzde 83’ünü basın açıklamaları oluşturuyor.

Özel şirketlerin taşeronlarında çalışan işçilerse, en çok fiili grev yoluna başvurmuşlar. Fiili grevler, özel taşeron işçilerin işyeri temelli eylemlerinin yüzde 45’ini meydana getiriyor.

Farklı istihdam türlerinin yaptığı eylem türlerinde 2015 ile 2016 arasında değişime kıyaslandığında, memurların fiili grevlerindeki düşüş dikkat çekiyor.

2015’te yüzde 13 olan fiili grev oranı 2016’da yüzde 3’e düşmüş. Düşüşün OHAL ilanı ve KHK’lerle ilgili olduğu savunulan raporda, bu durum şöyle açıklandı:

“Muhtemeldir ki bu güvencesizlik memurları fiili grev gibi riski yüksek denebilecek bir eylemden ziyade basın açıklaması yapmaya teşvik etmiştir.”

Fiili grev, kadrolu işçilerde yüzde 5, taşeron işçilerde ise yüzde 11 artış gösterdi.

Raporda, işyeri temelli eylemlerin sürelerinde 2015’e göre azalma olduğu kaydedildi. 2015’te bir gün veya daha az süren eylemlerin oranı yüzde 58’ken, 2016’da bu oran yüzde 68’e yükseldi.

Rapora göre, 2016’da işyeri temelli eylemlerin ortalama süresinin yarı yarıya düştü. Raporda, “2015’te 60 günden fazla süren işyeri temelli eylemlerin sayısı 58 iken, 2016’da bu sayı 28’e yani tam yarısına düşer” bilgisi paylaşıldı.

İşyeri temelli eylemlerin yüzde 47’si işçi sendikaları yüzde 23’ü memur sendikaları tarafından yapılırken, eylemlerin yüzde 27’si hiçbir kurum olmadan yapıldı. En çok eylemse yüzde 13’le inşaat işkolunda gerçekleşti. Eylemlerin yüzde 12’si metal, yüzde 12’si genel işler, yüzde 7’si eğitim, yüzde 7’si dokuma, hazır giyim ve deri sektörlerinde yapıldı.

En çok işyeri temelli eylem düzenleyen sendika, ihraç kararlarının da etkisiyle Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) oldu. Eğitim Sen’in gerçekleştirdiği eylemler, sendikalar tarafından düzenlenen eylemlerin yüzde 11’ini oluşturuyor. İnşaat İşçileri Sendikası (İnşaat-İş), 28 işyeri temelli eylemle ikinci oldu.

Sendika konfederasyonları tarafından yapılan işyeri temelli eylem sayılarında KESK birinci, DİSK ikinci ve TÜRK-İŞ üçüncü sırada yer aldı.

2016’da izin verilemeyen işyeri temelli eylem sayılarında artış yaşandı. Raporda, bu durum şu şekilde aktarıldı:

“2016 yılındaki 420 işyeri temelli eylem vakasının 48’ine (%11’ine) devlet ya da özel güvenlik müdahalesi gerçekleşmiştir. Bunların sadece 2’si özel güvenlik müdahalesi iken 46’sı (yine %11’i) devlet müdahalesidir. Bilindiği üzere 15 Temmuz 2016’da darbe girişimi gerçekleşmiş, 20 Temmuz’da ise OHAL ilan edilmişti. 1 Ocak-15 Temmuz arasında işyeri temelli eylemlerin %5’ine müdahale gerçekleşmişken, 16 Temmuz-31 Aralık arasında müdahale oranı %22’ye çıkmıştır.”

OHAL ilanından sonra eylem sayılarının düştüğünü belirten Dr. Alpkan Birelma, “2016 senesi içerisinde aylara göre sayılara bakıldığında, OHAL’den sonra hem eylemler azalıyor hem de devlet müdahalesinin oranı artıyor. Buradan hareketle en önemli faktörlerin başında OHAL’in geldiğini söylemek mümkün” dedi.

İşyeri temelli eylemlerin yüzde 27’si sendika ya da herhangi bir kurum olmadan yapıldı. Türkiye’deki sendikalaşma oranının yüzde 20 civarında olduğu söyleyen Birelma, “Aşağı yukarı yüzde 80 civarında örgütsüz bir nüfus içerisinde bir miktar eylem olması normal. Türkiye’de 3’te 1 bandında kurumsuz eylemler var. Aslında 2015’te bu oran yüzde 36’ydı. Onu da muhtemelen senenin ikinci yarısından itibaren OHAL süreci ile birlikte, herhangi bir kurum, sendika katılımı ya da desteği olmadan eylem yapmanın zorlaştığı şeklinde yorumladık” diye konuştu.

İşçi eylemlerindeki düşüşün, 2015 yılında Suruç’ta 33 kişinin hayatını kaybettiği IŞİD saldırısından sonra başladığını aktaran Birelma şunlar söyledi, “2015’in başından Suruç’a kadar çok ciddi bir eylemlilik var, sonrasında patlamalar, Ankara Katliamı… Ülke bayağı bir gerildi, tabi eylem yapmak zorlaşıyor herhalde, o yüzden eylemler de düşüyor. OHAL’de sonra daha da düşüyor. O anlamda siyasal atmosfer, demokrasinin hem koşulları hem niteliği çok yakından alakalı eylem yapabilme hali, halet-i ruhiyesi ve imkanları.”

 

2016’daki toplam eylem sayılarındaki düşüşe karşın memurların işyeri temelli eylemleri yüzde 9 arttı. KHK’lerle yaşanan ihraç ve açığa alma gibi uygulamalara olan tepki nedeniyle artığını kaydeden Birelma, şöyle devam etti:

“Bunu bir tür etkiye tepki gibi düşünmek lazım. Memurlara özel olarak KHK’lar bağlamında bir saldırı olunca, o saldırıya tepkisellikle memur eylemleri ciddi bir oranda arttı. Malum OHAL’le birlikte memurlara yönelik saldırılar, sadece Fetullah Gülen cemaatine yakın insanlarla sınırlı kalmadı. Memurlar arasındaki KESK üyelerine muazzam bir saldırı oldu, KHK’larla işten atmalar vesaire. O yüzden KESK ve özellikle Eğitim Sen öncülüğünde bir tepki verilmeye çalışıldı.”

Rapora göre, 2016’da gerçekleşen işyeri temelli eylemlerin yüzde 40’ında sadece erkekler yer alırken, yüzde 25’i erkek ağırlıklıydı. Alpkan Birelma, bu durumun hem kadınların işgücüne katılımının düşük olması hem de eylemlerin yapıldığı işkolları nedeniyle oluştuğunu belirtti:

“Kadınların işgücüne katım oranı düşük. Kadınların yüzde 25’in işgücüne katılıyor, istihdam içindekilerin de kabaca çeyreği ya da daha azı katılıyor eylemlere. Emek gücündeki genel durumun bir izdüşümü herhalde. Çalışanların yüzde 25’i kadın, eylemlerin yüzde 75’inin erkek ağırlıklı olması normal. Eylemlerin büyük çoğunluğu sendikalar tarafından yapılıyor ve işgücü istatistiklerinden sendikalı kadınların oranı da düşük.

Eylemlerin yapıldığı işkollarıyla da alakalı bir durum, inşaat ve metal gibi sektörler ön planda olduğu için, bunlar da erkek ağırlıklı sektörler.”

Yorumlar

yorumlar

Post source : http://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2017/07/25/ohalde-isci-eylemleri-azaldi/

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir