Cumhuriyet Davası 1. Gün

Tutuklu Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, yazar Kadri Gürsel, karikatürist Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Önder Çelik, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi avukat Bülent Utku, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi avukat Mustafa Kemal Güngör, yazar Hakan Kara, Cumhuriyet Kitap eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, yazar Güray Öz, avukat Akın Atalay, Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Ahmet Şık duruşma salonuna alkışlarla girdi.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan 11’i tutuklu 19 sanıklı Cumhuriyet davasının ilk duruşmasında alkışlar salondaki aileler ve izleyicilerden geldi.

Davayı izleyenler arasında Mariette Cauchi (Uluslararası Kıdemli Avukatlar Projesi), Isabelle Rossaert (PEN Belçika), Regula Venske (PEN Almanya), Maria Emilia Arioli (PEN İsviçre), Steven Ellis (Uluslararası Basın Enstitüsü), Henri Koponen (Uluslararası Basın Enstitüsü), Barbara Trionfi (Uluslararası Basın Enstitüsü) ve Marty Steffens (Uluslararası Basın Enstitüsü), Jorgen Lorentzen (PEN Norveç), Nora Wehofsits (ECPMF), Mogens Blicher Bjerregård(Uluslararası Gazeteciler Federasyonu), Johann Bihr (Sınır Tanımayan Gazeteciler Merkez-Fransa) ve Erol Önderoğlu (Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye)  ile Avrupa Parlamentosu üyeleri Arne Lietz ve Rebecca Harms da yer aldı.

Duruşmanın ilk gününde Kadri Gürsel, Akın Atalay ve Musa Kart savunmalarını yaptı. Duruşma bugün saat 10.00’da devam edecek.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti başkanı: Abdurrahman Orkun Dağ.

Üye hakimler ise şöyle: Mehmet Arslan, Halit İçdemir.

Davaya 1100 avukat vekalet verdi. Çok sayıda avukatın duruşma salonuna girmek istemesi nedeniyle, sadece 150 kişilik kapasitesi olan duruşma salonuna gazeteciler alınmadı.

Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, avukatlar için sadece 57 avukat yeri olduğunu, sanıklar için yer kalmadığını belirterek avukatların birkaçı çıkmadığı sürece sanıkları getirmeyeceklerini söyledi.

Bunun üzerine yaklaşık 20 avukat salondan çıktığı için yerlerine gazeteciler girebildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Gürsel Tekin, İlhan Cihaner, Halkların Demokratik Partisi milletvekilleri Garo Paylan ve Filiz Kerestecioğlu, bağımsız mlletvekili Aylin Nazlıaka, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Başkanlar Kurulu’ndan Alper Taş, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy duruşma salonuna girebildiler.

Duruşma salonunda silahlı üsteğmenin olmasına tepki gösteren avukatlar “Silahların gölgesinde yargılama yapılamaz” dedi.

Mahkeme başkanı Dağ ise “Burda sanıkların savunma hakkı her şeyden önde geliyor. Sizlerin izleyicilerin yaptığı bazı şeyler salonun sükunetini bozuyor. Alkışlamak, görüntü almak salonun sükunetini bozuyor” dedi.

Saat 11.00 civarında sanıkların kimlik tespitine başlandı.

Kimlik tespitinin ardından savunmalara geçildi. İlk sözü, Cumhuriyet gazetesinin avukatı Abbas Yalçın aldı, savunmalar başlamadan evvel soruşturma aşamasında yapılan hukuksuzluklar özetledi:

“Dokuz aydır bekliyorlar. Bu dokuz ay nasıl geçti? Salonda bulunan herkesin bir anlığına şunu düşünmesini istiyorum. Bir sabah azılı bir suçlu olarak uyandırılıyorsunuz. Onlarca polis evinize baskın yapıyor. Sizin, eşinizin ya da çocuğunuzun fark etmeksizin dijital verilerinize el konuyor.

“Kimseyle görüşemeden beş gün bekletiliyor. Avukatınız değil soruşturma dosyası, savcılık koridoruna ulaşamıyor. Şanslıysanız beş gün, değilseniz 30 gün gözaltına kalıyorsunuz.

“İfadeniz alınırken suçlamaları öğreniyor, masumiyetinizi anlatmak zorunda kalıyorsunuz. Evinizden bile alınsanız kaçma şüphesiyle tutuklanıyorsunuz.

“Haftada yani 1682 saatte bir saat ailenizle, bir saat avukatınızla görüşebiliyorsunuz. 166 saati yalnız geçiriyorsunuz. Gökyüzü bile tel örgülerle kapalı. Avukatınızla cezaevinin belirlediği saatte kayıt ve gözetim eşliğinde görüşebiliyorsunuz.

“Gazete alma imkanınız varsa gizliliği dert etmenize gerek yok, savcılığın servis ettiği gazetelerden öğrenebiliyorsunuz. Davanızın açıldığını avukatınızdan değil medyadan öğrenebilirsiniz. Onlarca klasörlük dosyayı avukatınız alabilirse ancak hazırlanabiliyorsunuz.

“Hazırlandım ‘Oh, savunmamı vereceğim’ diye umut ediyorsanız, evrakı cezaevi yönetimi okuyabilir, izin verirse kopyasını çıkarabilir.

“Biz bu hikayeyi dokuz ay boyunca bizzat yaşadık. Hatırlatmak boynumuzun borcudur.”

Avukat Yıldız İmrek de avukat sınırlamasına değindi:

“Ceza Muhakemeleri Kanunu’na Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen maddeyle en çok üç avukat hazır bulunuyor. Bu hüküm kuşkusuz müdafi sayısını sınırlamıyor ama duruşma açısından sınırlama var. Ancak biz bunun savunma hakkını kısıtladığını düşünüyoruz.

“KHK ile temel haklara ilişkin kısıtlama yapılmasının insan haklarına aykırı. Örgüt üyeliği suçlamasının kendisi bakımından kısıtlama adil ya da ölçülü değildir.”

Avukatların savunmasının ardından ilk savunmayı Kadri Gürsel yaptı.

Gürsel’in ardından söz alan avukatı Köksal Bayraktar Basın Kanunu’nun 17. maddesini hatırlattı. “Basın danışmanı” “yayın danışmanı” olarak sorumluluğun olmadığı savunması yaptı.

Söz alan ikinci kişi avukat Akın Atalay oldu.

Duruşma’ya 15.30 itibariyle verilen bir saatlik aranın ardından Atalay savunmasına devam etti.

Mahkeme Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, “Evet bazı sıkıntılar var ama elimizdeki imkanlar bu kadar. Savunmaların yanında bunlar sadece ayrıntı. Bunların hiç önemi yok ama savunmalardaki her bir kelimenin önemi çok büyük” dedi.

Duruşmanın ilk gününde son savunmayı karikatürist Musa Kart yaptı.

Duruşma bugün 10.00’da devam edecek.

Ne olmuştu?

İddianame, 19 sanıktan tutuklu bulunan 11’inin tutuklanmasından 156 gün sonra hazırlanmıştı.

Soruşturmayı başlatan “FETÖ davası” sanığı Murat İnam’ın imzasının yer almadığı iddianameyi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci ve Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba imzalamıştı.

Gazetecilik faaliyetlerininsuç olarak olarak yer aldığı iddianamenin 106 haber delil ve dayanak, 149 tweet, 17 gazeteci ve gazete yöneticisi de tanık olarak yer almıştı.

Savcılık, “Silahlı terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından cezalandırılmalarını talep etmişti.

Kime kaç yıl istendi?
Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi;

Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapsi;

Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın da “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapsi;

Ahmet Şık’ın ise “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi istendi.

Kim yargılanıyor?

Tutuklular: Kadri Gürsel, Akın Atalay, Güray Öz, Musa Kart, Ahmet Kemal Aydoğdu, Bülent Utku, Hakan Karasinir, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Önder Çelik, Mustafa Kemal Güngör, Turhan Günay.

Hakkında adli kontrol kararı verilenler: Aydın Engin, Hikmet Çetinkaya.

Hakkında kısıtlama kararı olmayanlar: Bülent Yener, Günseli Özaltay, Orhan Erinç.

Hakkında yakalama kararı olanlar: Can Dündar, İlhan Tanır.

Yorumlar

yorumlar

Post source : https://bianet.org/bianet/medya/188527-cumhuriyet-davasi-1-gun

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir