Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na : Sokağa çıkamaz hale gelirsin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Merkezi’nde düzenlenen, ‘Meydanların Dili’ sergisinin açılışı ve ’15 Temmuz Milli İrade Zaferinin Analizi’ kitabının tanıtımında konuştu. Adalet Yürüyüşü üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Erdoğan, “Sokaksa sokak diyen bu kişi kendisinin sokağa çıkamaz hale gelebileceğini iyi bilmeli. Korkaklardan, ödleklerden bir şey olmaz. Sokaklarda aranan adaletin adı intikamdır. Bunun da sonu vandallıktır” diye konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Ülkemizi böyle bir felaketin eşiğine getirenleri Rabbimin kahretmesini diliyorum. İnancımıza göre şehitler ölmez. Bize düşen şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmaktır. Bu nedenle İstanbul ve Ankara’da anıtlar inşa ettik. Bu anıtların açılışlarını darbe girişiminin yıldönümü gecesi gerçekleştireceğiz. İnşallah TBMM’nin önünde yine böyle bir anıt yapacağız. Bir diğerini de TOBB Marmaris’te inşa edecek. Bu açılışlara tüm milletimizi davet ediyoruz. İlk açılış tören 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün Anadolu Yakası’nda gerçekleştireceğiz. Diğerini de sabah namazını takiben Külliye’nin karşısında inşa edilen anıtın olduğu bölgede yapacağız.

15 Temmuz da milli tarihimizin sembollerinden biri olmuştur. Aradan geçen bir yıla rağmen 15 Temmuz’u anlayamayan gafiller olduğunu görüyoruz. Bu gafillerin başında anamuhalefet partisinin tepesindeki zat geliyor. Ankara’dan İstanbul’a yürüyen bir kişi derdinin ne olduğunu Maltepe’de yaptığı konuşmada ifşa etti. Kendisi yaptığı yürüyüşe ‘adalet yürüyüşü’ demişti. Olsa olsa ‘sözde adalet yürüyüşü’ olabilir. Talepleri ile bu kavramı ne kadar yanlış anlamış olduğunu gösterdi.

CHP Genel Başkanı’nın sözlerini duyunca Mevlana Hazretleri’nin sözleri geldi. Ağaca su vermeyi adalet dikene su vermeyi zulüm olarak görür. Bunlar Dikenlere su veriyor. Bizden dikenlere su vermemizi istiyor. Biz bu yola başvurmayız. Hasta dediler, durumu çok kötü dediler. Ve cezaevinden çıkmasını istedikleri Mardin Belediye Başkanı baktık ki baya yürüyebiliyor. Hani hastaydı, bunlar nasıl hasta? Arkasında PKK terör örgütünün olduğu bu kişilerle nasıl oluyor da omuz omuza yürüyebiliyorsunuz. Bunlar değil mi bizim bu kardeşlerimizin katilleri olanlar. Şehitlerimizin failleri bunlar değil mi? onlar FETÖ’cuların avukatlığına soyunabilir. Onlar PKK, YPG’lileri destekleyebilir. DEAŞ-KPC’lilerle marjinal sol örgütler ile kol kola girebilir. Onlar milletine ve ülkesine ihanet etmiş herkes ile kucaklaşabilir. Biz bunların hiçbirisini yapmadık yapmayacağız.

 

Teröristleri destekleyen herkesi yaptığına pişman edeceğimize ahd ettik. Şayet anamuhalefetin başındaki zat, 15 Temmuz’da darbecilerin karşısına dikilmiş olsaydı belki bu yürüyüşe başka türlü bakabilirdik. Bir radyo programına çıkıp, darbe girişiminde tankların karşısına ilk defa ben çıkarım diyen bu değil mi? 15 Temmuz’da havalimanına indiği zaman arkadaşlarıyla tankların çekilmesini isteyip Bakırköy Belediye Başkanı’na kaçıp giden o değil mi? Sonra evden bütün geceyi izleyen o değil mi? Oteller kapalıydı onun için gittim diyen o değil mi? Cumhurbaşkanımızın geleceğinden haberim olsa gitmezdim diyen o değil mi? Benim milletim orda benim gelmeme ne gerek var? Biz milletimizin arasına geldik. Öğleye kadar havalimanında durduk. ‘Eğer taşın arkasına saklanırsan milletin dağın arkasına saklanır’ denir. Bunlar dağın arkasına saklananlardan.

Batı konuşuyor. Bir G20 zirvesi yaptık, Hamburg’u yaktılar, yıktılar.

25 gün yürüdüler. Hükümetimiz bu yürüyüşte, bunların kılına zarar gelmesin diye tüm tedbirleri aldı. Güvenlik altında Ankara’dan İstanbul’a yürüdüler. Hala utanmadan Batı’da farklı şeyler anlatıyorlar. Demokrasi diyorlar. Demokrasinin güvencesi Türkiye’de AK Parti iktidarıdır. Özgürlüklerin Türkiye’de AK Parti iktidarıdır. Bizden önce, biz özgürlüklerin boyutunu biliriz. Anamuhalefetin geçmişi konumundaki iktidarı biliriz. DSP’nin parlamentodaki iktidarı döneminde Merve Kavakçı kardeşimize şu anda ebedi alemde olan zat ‘bu kadını buradan atın’ dediğinde alkış tutanları da biliriz. Hani özgürlük? Nerede özgürlük anlayışınız?

Tüm kavgamızı özgürlük için verdik. Çok çektik, çok bedel ödedik ama sonunda başardık. Sokaksa sokak diyerek kendi aklınca milleti ve devleti tehdit eden bu kişi böyle bir yanlışlığa sapması halinde asıl kendisinin sokağa çıkamaz hale geleceğini iyi bilmelidir. Açık konuşuyorum; böyle bir yola mı tevessül edeceksin, sokağa çıkamaz hale sen gelirsin. Korkaklardan, ödleklerden bir şey olmaz bu böyle bilinmeli.

Sokakta aranan adaletin adı intikamdır. Onun sonu da vandallıktır. Adaletin aranacağı meşru zeminler bellidir.

Meclis’i çalıştırmamak için her yola başvuranlar şimdi çıkmış Meclis devre dışı bırakıldı diye uğraşıyorlar. Bunun için de ağlamaya başladılar.”
AYM’den kürsü hakimlerine, savcılara kadar hukuk sisteminin tüm mensuplarına hakaret edenler, adalet diye yeri göğü inletiyorlar. Adalete giden tüm yolları tıkamayı  maharet sananlar, siz değil misiniz? Hakim, savcıların tamamını kendi partisine mensup kişilerden almakla övünen adalet bakanlarının partisi siz değil misiniz? Geçmişte onları da biliyorsunuz. Galiba öldü bu aralar.

Bunlar milleti de kendileri gibi balık hafızalı zannediyorlar. Biz Menderes’i ve iki önemli arkadaşını ipe götürenleri unutmadık. Siz kim adalet kim? Teröristler için 450 km yol yürüyenler acaba onları şehit ettikleri güvenlik görevlilerimiz için 4 buçuk dakika ayırıp bir fatiha, bir yasin okumuşlar mı?

 

Bir de çıkmışlar utanmadan yaptıkları yürüyüşü 15 Temmuz kıyamıyla mukayese etmeye kalkıyorlar. Yazıklar olsun size. Ya siz 7 Ağustos buluşması için sana davet gönderdiğimde son ana kadar gelmeyeceğini bildirdin. Son an cuma günü artık bir çok dayatmalarla artık gelmek zorunda kaldın. Geldin. Ve ondan sonra da yine 7 Ağustos buluşmasıyla alakalı olumsuz açıklamalarda bulundun. Çünkü oradaki o güzellik senin karakterine uymuyordu. O farklı bir şeydi o. Ve şu anda yaptığın buluşmaların bununla mukayesesi kabil değil.

Bizim için Çanakkale şehitleri neyse 15 Temmuz şehitleri de odur. Ve biz işi daha da gerilere götürüyoruz. Biz şehitlerimizin ilk olarak Hz. Hamza efendimize kadar gidiyoruz. Ta oradan gelen bir silsile. Ve bundan sonra da bu silsile inşallah devam edecektir.

 

Tüm dünyanın gördüğü darbeyi bir tek CHP genel başkanı ve avanesi fark edememişler. Onun için kaç tane 15 Temmuz oldu diye aramaya çıkmışlar. Türkiye’de bir tane 15 Temmuz oldu o da milletin 15 Temmuz’u.

 

Şimdi ne diyorlar, ‘OHAL kalksın, hapishaneler boşaltılsın, mahkemeler dağıtılsın’ diyenler o gece olanlardan haberi olmayanlardır. Ben buradan CHP’ye gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum. Kandil’den bu yürüyüşü alkışlayanalar ile beraber misiniz? Kişi sevdikleriyle beraberdir hükmü gereğince hatırlatıyorum. Ülkeye saldıran herkes CHP’nin yanında yer alıyorsa durup düşünmek gerekmez mi? ‘siz kimin ekmeğini yiyerek kime kılıç sallıyorsunuz’ demezler mi? Mahkemelerimiz, darbecilere teröristlere onları destekleyenlere hukuk içinde cezalarını verene kadar bu davalar sürecek.

Erdoğan, “OHAL uygulaması ülkenin ihtiyacı kalmayana kadar sürecek. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine 2019 seçimleriyle beraber inşallah geçeceğiz. Vatanımızı parçalamak, milletimizi esir etmek isteyenlere bu bedelleri ödetmeden ülkemizin tek bir karış toprağına ayak bastırırsak, tek bir yudum suyunu içirtirsek anamızdan emdiğimiz süt bize haram olsun. Şehitlerimize mahcup olmaktansa kara toprağa girmeyi tercih ederiz.

Suriye sadece Suriye değildir. Irak sadece Irak değildir. Libya sadece Libya değil, Katar sadece Katar değildir diyoruz. Bunun için AB’nin dayatmalarına eyvallah demiyor kendi şartlarımız ile müzakereleri sürdürmekte ısrar ediyoruz. Müttefik dediğimiz ülkelerin oldu bittilerine boyun eğmiyor kendi planlarımız hayata geçirmenin yollarını arıyoruz.

 

Biz de, ‘mesele Suriye, Irak, Libya, Katar, FETÖ, PKK değil arkadaş sen hala anlamadın mı’ diyoruz. Meselenin Türkiye olduğunu anlamayıp  elinde pankartla Ankara’dan, İstanbul’a yürüyenlere Allah akıl, fikir, idrak ihsan etsin. Mücadelemize kesintisiz devam edeceğiz. 15 Temmuz bu mücadelenin zirvesidir. 16 Temmuz gece 24’e kadar sürecek tüm etkinliklere kalpten gelen bir şevkle katılmaya çağırıyorum.”

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir