Video Aktivist Kazım Kızıl ve 6 Öğrenciye Tahliye

17 Nisan 2017’de, referandum sonuçlarını protesto sırasında gözaltına alınan ve haklarında “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Kanunu’na muhalefet” iddiasıyla dava açılan 24 kişi hakim karşısına çıktı. Davanın yedi tutuklu sanığı da tahliye edildi.

Bianet’e yer alan haberde, İzmir Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 24 sanığından yedisi tutuklu. Tutuklu sanıklar video aktivist ve belgesel yönetmeni olan Kazım Kızıl ile öğrenciler Doğan Barış Halidi, Baran Bozdaş, Hasan Banli, Emine Akbaba, Enise İlin, Ezgi Toker.

Gazete Duvar’ın haberine göre Bugün (10 Temmuz) görülen ilk duruşma iki saat gecikmeli olarak başladı. Duruşma sırasında telefonuyla oynadığı gerekçesiyle salonda bulunan akademisyen Zafer Yörük’ün telefonuna el konuldu. Bu kararın ardından salonda gerginlik çıktı. Avukatlar mahkemeye “Her telefonu elinde olanın telefonuna el koyarsanız bu duruşma bitmez’ diyerek itiraz etti.

Yörük’ün telefonunun savcılığa gönderilerek inceleneceği belirtildi. Bu arada duruma itiraz eden Zafer Yörük salondan çıkarılarak gözaltına alındı. Yörük, daha sonra serbest bırakıldı.

Duruşmada savunma yapan tutuklulardan Ege Üniversitesinde öğrenci Baran Bozlaş ifadesinde, “Tutukluluk halim devam ederken sınavlarıma girmek istedim ancak cezaevi yönetimi benden yol parası olarak bin 300 lira istedi. Bu şekilde eğitim öğretim hakkım engellenmiştir” dedi.

“Ben gazeteciyim” diye söze başlayan Kazım Kızıl ise gazeteci olarak o gün protestoyu takip ettiğini söylediği savunmasında şunları ifade etti:

“17 Nisan’da referandum protestosuna haber takibi yapmaya gittim. Video çekimi esnasında boynumda basın kartım vardı. Emniyetteki ifademde de basın kartımı gösterdim ancak sonrasında cezaevi yönetimi tarafından el konuldu. Daha sonra mahkemede delil olarak kullanmak için cezaevi yönetimine dilekçe yazıp basın kartımı istememe rağmen tarafıma verilmedi.

“Ben gözaltına alınırken polisler aralarında ‘Kazım’ı da mı aldın’ diye konuştu. Dolayısıyla ben alınırken kim olduğum, orada ne yaptığım biliniyordu. 17 Nisan’da haber takibi yapmak için gittiğim eylemde 2911 sayılı yasaya muhalefetten gözaltına alındığımızı söylediler bize. Ancak ben emniyetteyken hakkımda cumhurbaşkanına hakaret suçlaması yapılmış. Hangi tweetlerden dolayı Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlaması olduğunu da daha 3 hafta önce iddianameyi gördüğümde öğrendim.

“Bu sebeple hakkımda aleyhime delil üretilmiş ve tutuklama yapıldıktan sonra suç oluşturulmuştur. Adil yargılamada bir kısıtlama söz konusudur. Yaptığım tüm paylaşımlar Türkiye’nin de taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasa’daki ifade özgürlüğü kanunu ile koruma altına alınmıştır. Paylaşımlarımda şiddete çağrı veya herhangi bir nefret söylemi yoktur. Bu yüzden üzerimdeki bütün suçlamaları reddediyorum.”

Savunma yapan avukatlar olay günü çekilen görüntülerin kim tarafından çekildiği belli olmadığı gerekçesiyle itiraz etti. Tutuklu olarak yargılanan 7 kişi adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verildi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir