Akademisyenlerin açığa alınması protesto edildi

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde barış bildirisine imza atan 12 akademisyenin üniversite yönetimince açığa alınması protesto edildi.  Türk Tabipler Birliği, SES İzmir Şubesi ve Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şubesi tarafından DEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi önünde yapılan uzaklaştırma kararının geri çekilmesi istendi. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin temsilcileri ile görevinden uzaklaştırılan akademisyenlerin öğrencilerinin ve  hastalarının da katıldığı açıklamada ‘Barıştır sözümüz vazgeçmeyeceğiz’ pankartı açıldı. Ayrıca ‘Ne KHK, Ne Rektör Baskısı Barış Talebimizi Susturamaz’, ‘Hocama Dokunma’, ‘Barış’ yazılı dövizler de taşındı. Açıklamada, Rektör kararından vazgeçmeye çağrıldı.

Ortak basın metnini okuyan TTB İkinci Başkanı Sinan Adıyaman imzacı akademisyenlerin iyi hekimlik değerleri ile akademik özgürlükleri savundukları, emek, barış ve demokrasi mücadelesi verdikleri için hedef seçildiklerini belirterek “OHAL ile birlikte toplumun her alanında eşitlik, özgürlük, barış ve demokrasi isteyenler susturulmak istenmekte, işinden ve özgürlüklerinden olmaktadır. Ülkemizde umut kesilen adalet, büyük bir toplum kesimini harekete geçirmiş ve onu arayanları ortak bir hedefte birleştirmiştir” dedi.

Açığa alınmalara karşı hukuksal mücadele vereceklerini de dile getiren Adıyaman şunları söyledi “Emeğin, demokrasinin, hukukun, toplumsal barışın ve iyi hekimlik değerlerinin güçlenmesi ve görevlerine son verilen meslektaşlarımızın öğrencilerine ve hastalarına bir an evvel yeniden kavuşmaları talebini güçlü bir şekilde dile getiriyoruz. Meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu, görevlerine dönmesi için tüm kurumsal ve hukuksal olanaklarımızla mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuyla paylaşırız.”

Eğitim Sen İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Ulaş Yasa da, ihraç edilen ve açığa alınan bütün akademisyenler için adalet istediklerini belirterek “Çünkü bu ülkede adalet artık maalesef mahkeme salonlarında değil sokaklarda mücadele edilerek verilerek sağlanır hale geldi. Bu hale gelmemizin sebebi ülkeyi OHAL’le yöneten siyasi iktidardır. İktidarı da bir kez daha kınıyoruz. Bunun en büyük sorumlularından da biridir rektördür. Bu sorumluluktan kaçamaz ya bunu düzeltecek hocalarımızın öğrencilerine ve hastalarına kavuşmasını sağlayacak ya da her akademisyene yakışır bir şekilde istifa edecek ve hocalarımızın yanında olacak” dedi.

Açıklamanın ardından ‘Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz’, ‘Barış İsteyen Hocama Dokunma’, ‘Yaşasın Halkların Kardeşi’, ve ‘Ne Darbe Ne OHAL Demokrasi Derhal’ sloganları ile Tıp Fakültesi Dekanlığının önüne yüründü.

KESK İzmir Şubeler Platformu da her hafta yaptığı ihraçlarla ilgili eylemini bu hafta DEÜ’de açığa alınan barış imzacısı akademisyenlere ayırdı, herkes için adalet ve barış istedi.

KESK İzmir Şubeler Platformu KHK’ler ile kamu kurumlarında devam eden ihraç, açığa alma, sürgün, ceza ve baskılarla ilgili her hafta Çarşamba akşamı yaptığı oturma eylemini sürdürüyor. Karşıyaka Çarşı girişinde toplanan kamu emekçileri, “İhraçlarınıza, açığa almalarınıza, sürgün ve cezalarınıza teslim olmayacağız” pankartı açarak sık sık, “Yaşasın onurlu mücadelemiz” , “Direne direne kazanacağız” , “Susma haykır OHAL’e hayır” , “İşimizi geri istiyoruz” sloganları attı.

KESK İzmir Şubeler Platformu Sözcüsü BES İzmir Şube Başkanı Mustafa Güven “Bu ülkede barış olmadan, özgür düşünce olmadan bilim olmaz diyen, doğal ki bir bilim insanı ve aydın duyarlılığıyla insanların ölmesine karşı duran, bu tavrı ile de hayat kurtarmak isteyen, laik, bilimsel, demokratik özerk üniversiteyi savunduğu için ihraç edilen ve açığa alınan akademisyenler onurumuzdur. Üniversitelerden sadece akademisyenler değil aynı zamanda üniversitelerden bilim de, özgür düşünce de ihraç edilmiştir. Ancak mücadele alanlarında, bu ülkenin demokrasi deneyimleri, çağdaş evrensel değerler ülkeyi karanlığa boğmak isteyen, halkı açlıkla savaşla terbiye etmek isteyen AKP iktidarından çok daha güçlüdür. Aydınıyla, akademsyeniyle, işçisi emekçisiyle her renkten, düşünce ve milliyetten demokratik kazanımlarımıza sahip çıkacağız” dedi.

Herkes için barış ve adalet istediklerini dile getiren Güven şunları söyledi “Bu saldırılar gösteriyor ki AKP iktidarı en küçük bir demokrasi kırıntısına dahi tahammül edilemez bir ekonomik ve siyasal krizin içindedir. Bizler demokratik, laik, barış ve huzur içinde bir ülke için adalet yürüyüşünün içinde küçük adımlarımızı büyük umutlarla birleştirmeye tüm ezilenleri, işçileri, emekçiler, emek demokrasi güçlerini ortak mücadeleye çağırıyoruz”.

İzmir Tabip Odası da yaptığı yazılı açıklamada, “Kamu görevinden ihraç veya uzaklaştırma yaptırımı, hukukun öngördüğü en ağır idari yaptırımdır. Bu kararlar, hukukta son seçenek olarak düşünülmesi gereken kararlardır. Bilim insanı olarak düşüncelerini açıklayan öğretim üyelerinin düşüncelerinin oluşturduğu rahatsızlık, kamu görevinden ihraç veya uzaklaştırma için gerekçe olamaz. meslektaşlarımızın bir an evvel görevlerine iade edilmelerini, öğrencileri ve şifa bekleyen hastaları ile buluşmasını istiyoruz” denildi.

*Bu haberi Evrensel’den derleyerek hazırladık.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir