“Türkiye faşizmi tanımıyor, faşizm kendiliğinden dönüşen bir şey değildir”

“Çaresizlik üzerine bir sentez yapmamın nedeni mesnetsiz iyimserliğin tehlikesini gözler önüne sermek. Türkiye faşizmi tanımıyor, faşizm kendiliğinden dönüşen bir şey değildir. Ancak doğru teşhisler doğru çözümleri getirir, hayaller değil.”

Cengiz Aktar*

Referandumla birlikte oluştuğu varsayılan “hayır cephesi” bileşenlerinin yapısal nedenlerden ötürü birlikte hareket etmekten çok uzak oldukları üzerine daha önce yazdım. Kürd meselesinin çözümü konusundaki ateşle su misali pozisyonların bir asgarî müşterekte buluşmaları tamamen ihtimal dışında. “Hayır cephesi” bu anlamda bir cephe olmadığı gibi farklı bileşenlerinin kendilerine has herhangi bir ciddî alternatif politika önerisi de duyulmadı bugüne kadar. Muhalefet genel itibariyle, rejimin icraatına karşı, yerine göre kuru, yüzeysel ya da soyut muhalefet olarak tezahür ediyor. Hedefi Erdoğan’dan ötesini kapsayamıyor. 16 Nisan öncesine dönüş yegâne talep sanki.

MHP kökenli muhalifler “sert” beyanlar dışında ne edeceklerini pek bilemiyor.

CHP’nin, üzerinde düşünülmemiş, spontane ve arkası gelmeyen sivil itirazları; Salı günleri “sert” beyanları; İzmir marşlı, 10.yıl marşlı, Anıtkabir ziyaretli protestoları; beyhude soru önergeleri, meclis araştırma talepleri; “hukuksuzluk”, “anayasaya aykırılık” çıkışlarının hiçbir etkisi yok. Bu vızıldamaların, mırıldanmaların ve hırıldamaların dışında ciddî politika önerisi yok.

ArtıGerçek’te yer alan yazının tamamını okumak için tıklayınız

 

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir