Okullarda mescit zorunluluğu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ile yaygın eğitim kurumları ve pansiyonlara ilişkin açma, kapatma ve ad verilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlendi. Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmeliğe göre eğitim kurumlarında abdesthane ve mescit zorunlu hale getirildi.

Yönetmeliğin “Genel Esaslar” bölümünde yer alan 5’inci maddesinin “ç” bendinde eğitim kurumlarına abdesthane ile kadın ve erkek için ayrı ayrı mescit zorunluluğu getirildi.

Madde şöyle:

“Her kurumda yeteri kadar müdür yardımcısı odası, idari oda, abdesthane, doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit, mutfak/ yemekhane /kantin/ kafeterya, teshin/ısı merkezi, su deposu, sistem odası, ilgili mevzuatına göre sığınak, depo/araç-gereç odası/arşiv odası, kurumun türüne göre yeterli sayıda tuvalet ve lavabo, ayrıca pansiyonlar hariç her kurumda müdür odası bulunması.”

Eğitim-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, eğitim kurumlarında mescit zorunluluğunun anayasaya aykırı olduğunu söyledi.

Yazılı bir açıklama yapan Eğitim-İş Genel Başkanı Mehmet Balık şunları kaydetti: 

“Laik, bilimsel, çağdaş eğitimi her gün biraz daha terk eden Milli Eğitim Bakanlığı, gerici bir eğitimin temellerini oturtmak için en büyük adımı bugün, yani birçok yurttaşın tatilde ve yolda olduğu bayram arefesinde atmıştır.

Tıpkı AKP’nin iyi maddeleri de barındıran ancak temelinde Cumhuriyet’imizi kökten sarsan değişiklikler içeren torba yasalarında olduğu gibi; MEB yöneticileri de Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nde değişikliğe gitmiş; ve olması gereken değişikliklerin arasına şeriat ülkelerindeki kriterleri aratmayan maddeler sıkıştırmıştır.

Her ne kadar yeni yönetmeliğe göre; yeni kurumların açılabilmesi için yeterince idari oda, kantin alanı, su deposu, arşiv odası gibi gerekli unsurların bulunması zorunlu kılınsa da, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı mescitlerin oluşturulması zorunluluğu, asıl niyeti belli etmiştir.”

Devletin her dine ve her dine mensup yurttaşına eşit durma ilkesi başta olmak üzere, birçok yasa ve pedagojik ilkeye aykırı olan bu mescit hamlesinin, hem öğrencilerin hem de eğitimcilerin fişlenmesine; mescide gidenler ve gitmeyenler olarak muamele görmesine yol açacağını ifade eden Mehmet Balık şöyle devam etti:

“Müfredatta bilimi ve dünya tarihini yok denecek kadar azaltan ve yerine dini dersler ile yakın tarih adı altında parti propagandası koyan MEB, bu hamleyle de sahibinin sesi olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

AKP sayesinde dünya sıralamasında listenin sonunda yer alan eğitim sistemi, bu son hamleyle çağdaş kriterleri yakalamaktan iyice uzaklaşmış, ‘dindar ve kindar nesil’ yetiştirme rotasına sokulmuştur. Bilgiye aç çocuklarımıza laboratuvarların değil, mescitlerin yolu gösterilmek istenmekte, din esaslı bir eğitim sistemi oluşturulmaya çalışılmaktadır.

İçler acısı durumdaki eğitim sistemimizde çocuklarımız eşit eğitim alamamaktadır, zengin ile fakirin bilgiye ulaşma oranı yüzde 78 gibi bir farkla devasa bir uçurumdur, eğitimcilerimizin birçoğu atanamamış, atananlar ise hak gasplarına maruz bırakılmaktadır, köy ve kasaba okullarındaki imkanlar uluslararası kriterlerin çok altındayken; okul olmayan yerlerde yavrularımız tarikatların ve cemaatlerin kucağına itilmektedir.

Hal böyleyken, bu utanç tablosunu düzeltmek yerine mescit sevdasına düşen MEB’i kınıyoruz.

MEB’in anayasaya, uluslararası sözleşmelere ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine aykırı olan bu yönetmeliğini yargıya taşıyacağız ve ne olursa olsun, bu karanlığa ışık taşıyacağız.”

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir