Deniz Kaplumbağası’na asıl zararı insanlar veriyor

Haber&Grafikler: Mehmet Buğra

Carettalar yıllardır ülkemizde Akdeniz ve Ege sahillerine geliyor. Fakat Dalyan’da onların en büyük yardımcısı Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER )oluyor. Yaralanan kaplumbağaları tedavi etmek ve kaplumbağa neslini devam ettirmek isteyen DEKAMER çalışmalarına hızla devam ediyor.

Toplamda Muğla Dalyan’da 101 Caretta iyileştirse de DEKAMER, bu kış %40’lık bir ölüme engel olamadıklarını belirtiliyor.Etçil (C.caretta) ve Otçul C.(mydos) olmak üzere ikiye ayrılan deniz kaplumbağalarından DEKAMER en fazla iribaş türüne hizmet veriyor. İribaş türü genellikle İztuzu plajına vurduğu biliniyor.

Dünyada ilk kez gerçekleştirilen 3 boyutlu titanyum çene operasyonu DEKAMER’in imzasını taşıyor. Bu kaplumbağa iç hastalığının sonucunda ölse de şuan hala özel bir akvaryumda görüntüleniyor.

 

Önemli olan Dalyan’da

Mersin, Adana, Antalya kıyılarında da Caretta bulunduğunu belirten alan sorumlusu Şenol Menzele, buralarda sadece araştırma yapıldığını söyledi.

Tedavi, üreme, araştırma bölümünde ise Muğla, Dalyan’ın Türkiye’de tek olduğunu vurguladı. Bu çalışmaları yaparken Dalyan’ın bağlı olduğu Ortaca Belediyesi’nden destek alınmazken, Carettalarla ilgili tüm bilgi ve yetki organının Denizli Pamukkale Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Yakup Kaska’ya verilmiştir.

Bunun yanı sıra Carettalar’ın üremeyi gerçekleştirdiği İztuzu Plajı’nın yetkisi ise Ortaca Belediyesi’nde değil Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ndedir.

Asıl zararı insanlar veriyor

Carettalar ise en büyük zararı insanlardan görüyor. Turist çekmek ve Caretta görmek için atılan tavuk derisi, ölü yengeç nedeniyle canlıların beslenme şekilleri değişerek artık kendi avlanma sistemlerini bozuluyor. Bu yüzden etçil Carettaların bazıları beyaz tenli insanları suda gördüklerinde saldırabiliyorlar.

Caretta geçiş alanı olan Dalyan kanalı, İztuzu Plajı, Köyceğiz Gölü kısmında tekneler dolaşırken, pervanelerde yer almayan korumalar ve ayrıca teknelerin motor gücünün yüksek olması nedeniyle zarar gören Carettalar yaşamlarını yitirebiliyor ya da yaralanabiliyorlar.

Ayrıca yasak yerlerde balık tutmak için atılan oltalar, ağlar ve düzensiz balık avcılarının başlatmış olduğu dinamit tuzağı Carettalara fazlasıyla zarar veriyor. Ayrıca kaplumbağalar deniz anasıyla beslendikleri için poşetleri deniz anası sanıp yediklerinde boğularak ölebiliyor.
Zorlu büyüme dönemi

 

Nesli tükenmekte olan Caretta, Dalyan halkı için özellikle yaz döneminde turist kaynağı olabiliyorken, Mayıs ayı sonlarında İztuzu Plajı’na gelerek yumurtasını bırakır. Fakat bu süreç onlar için pek kolay değildir. Özellikle insanların kuluçka döneminde yuvaları bozulan canlılar, bu yüzden zorluklar yaşayabiliyor. Çiftleştikten yaklaşık 2 hafta sonra Caretta yaklaşık 90-100 cm kadar kumda derinlik açarak yuvasını oraya kuruyor.

Bu yuvalar kurulduğu için belli yerler işaretlenerek, yuvalar koruma altına alınıyor. Ayrıca İztuzu Plajı’na köpek, kedi gibi hayvanların girişi yuvalara zarar gelmemesi için kesinlikle yasaklanıyor. Yaklaşık 55 gün süren bu döneminden sonra yavru denize gidiyor. Fakat denize giderken ay ışığının denize yansımasını takip eden yavrular, karadan daha kuvvetli bir ışık gördüğünde veya yansımasını fark ettiğinde ise karaya yönelip, ölüyorlar.

Yaklaşık olarak 50 ile 60 yıl arası yaşayan deniz kaplumbağalarının bazıları beşeri sebeplerden dolayı ergin bir birey olamadan yaşamını yitiriyor. Yaklaşık olarak 1000 yavrudan ancak bir tanesi bu sebeplerden dolayı ergin safhaya erişebiliyor.

Grafik:Türkiye kumsallarında yuva yapan deniz kaplumbağaları hakkında özet yuva sayıları ve aralıkları grafiği (Türkoan ve Kosaka 2010)

Temmuz-Eylül zamanında artık yumurtadan çıkarak denize açılan kaplumbağa 25-30 yıl gibi bir sürede ergin bir kaplumbağa halini alıyor. İlerleyen evrede ise İribaş kaplumbağa halini alan canlı, biraz daha büyüdükten sonra yeşil kaplumbağa halini alıyor. En son ise evresini deri sırtlı kaplumbağa halini alırlar.

Genelde ülkemizde pek fazla rastlanmayan türü ise Deri Sırtlı olanıdır. Ergin dönemde çiftleşme yaşantısına başlayan kaplumbağalar doğdukları kumsala yavrularını tekrar bırakırlar, nerede doğdular ise oraya yavrularını bırakırlar.

 

Takip Ediliyorlar

Adları  Bodrum Karya, Dalyan, Defne, Fethi, Mersin-Nazilli, Mustafa, Osman,Özlem,Sevgi,Songül,İlker ve İrfan olan kaplumbağaları uydu trafiği ile takip edilebiliyor.

Deniz kaplumbağalarını tehdit eden faktörler:

• Doğrudan besin maddesi olarak tüketilmeleri: Tüm dünyada deniz kaplumbağalarının sayısındaki ciddi düşüş avcılık ve yumurtalarının toplanmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle besin sıkıntısı çekilen bazı ülkelerde, kaplumbağalar eti, yumurtası ve yağı için yakalanıyor, toplanıyor ve besin maddesi olarak kullanılıyor.

• Bazı türlerin kabuğunun süs eşyası yapımında, derisinin ayakkabı ve çanta yapımında kullanılması; yağından parfüm sanayinde faydalanılması: Deniz kaplumbağalarının derisi, deri ürünlerinde kullanılıyor; bazı ülkelerde süs eşyası olarak satılıyor. Türkiye’nin de taraf olduğu Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’ne (CITES) göre deniz kaplumbağalarının ticareti yasaktır.

• Üreme, beslenme ve kışlama alanlarının tahrip edilmesi: Kontrolsüz yapılaşma önemli yuvalama alanlarının tahrip edilmesine yol açmıştır. Yollardan ve binalardan gelen ışıklar yumurtadan çıkan yavruları etkilemekte ve onları denizden uzaklaştırmaktadır. Kumsallardaki araç trafiği kumları sıkılaştırmakta ve dişi bireylerin yuva yapmasını imkansız hale getirmektedir.

Deniz dolguları ve dalgakıranlar kıyı akıntılarının düzenini değiştirebilir ve kumsalların erozyona uğramasına ve/veya tamamen yok olmasına sebep olabilir. Deniz kaplumbağalarının önemli kışlama alanları tortulaşma, karadaki besinlerin akıp gitmesi, hassasiyet taşımayan turizmin gelişmesi, seçici olmayan balıkçılık yöntemleri ve iklim değişikliği sebebiyle zarar görmektedir.

• Tesadüfi avcılık: Deniz kaplumbağaları sürüngendir. Nefes almak için yüzeye çıkamadıklarında boğulurlar. Dünyada her sene binlerce deniz kaplumbağası balık ağlarına, uzun mesafeli oltalara, trol ağlarına yakalanarak ölmektedir.

• Denizel-karasal kirlilik: Deniz kaplumbağaları denizde yüzen plastik malzemeleri deniz anası sanıp yediği için boğulabilirler. Denize atılan ağların deniz kaplumbağalarına dolanması sonucu boğulmaya ve beslenemeyecek/yüzemeyecek hale gelmelerine sebep olabilir. Kumsaldaki çöpler yumurtadan çıkan deniz kaplumbağalarının denize ulaşmalarını engelleyebilir.

• Doğal predasyon: Deniz kaplumbağaları, yetişkinliğe erişme sürecindeki yüksek ölüm oranını toparlamak için her yumurtlama döneminde (bazen bir sezon içinde birden fazla) bir seferde 150’den fazla yumurtayı yuvaya bırakır. Deniz kaplumbağası ve yırtıcılar arasındaki ince denge insan müdahalesiyle yeni yırtıcıların belirmesiyle veya artmasıyla deniz kaplumbağasının aleyhine dönebilir.

• İklim değişikliği: Değişen iklimler ve küresel ısınma deniz kağlumbağası popülasyonunu ciddi şekilde etkileyebilir. Deniz kaplumbağalarının cinsiyeti sıcaklığa bağlı olduğu için küresel sıcaklıklardaki artış yuvadan çıkacak erkek-dişi oranını tamamen değiştirebilir ve türün nüfusunda tutarsızlıklara yol açabilir.

İnteraktif harita ile de takip edilebilir. 

 

 

İyileştikten sonra

DEKAMER tarafından iyileştirilen Carettaları izlemek için bir aparat takılıyor. Bu aparat sayesinde Carettaların göç yolları, iyileştikten sonraki uyum dönemi, çiftleşmesi, beslenmesi, doğal düşmanları gibi durumlar gözetleniyor. Bu sayede Carettalar için daha güvenilir bir ortam yaratılıyor. Tüm dünya tarafından koruma altında olan Caretta, Dalyan’dan çıktıktan sonra yine sıcak denizlerde kendine yer araması devam ediyor.
Dalyan’a gelen turistlerin, Dalyan halkının, ayrıca tüm hayvan severlerin bilinçlenmesi için çeşitli kataloglar dağıtılıyor. Bunların yanı sıra Carettalarla yüzelim, Carettanın önemsenmesi gibi birçok etkinlik yer alıyor. Ayrıca Dalyan’ın merkezinde beldenin önemini anlatan Caretta heykeli bulunuyor ve bu da beldenin Caretta’ya verdiği önemi, yüklediği anlamı yansıtmakta.

Bugüne kadar neler yapıldı?

– Türkiye’de deniz kaplumbağalarının yuvalama kumsallarına yönelik ilk sistemli çalışmalar, 1979 yılında WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve IUCN (Dünya Doğayı Koruma Birliği)’nin destekleriyle başladı.
– 1986 yılında Muğla Dalyan’a planlanan bir turizm projesinin iptal edilmesi içim yapılan çabalar sonucunda Köyceğiz-Dalyan’ın Türkiye’nin ilk Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesine destek olundu.
– 1988’de Kuşadası-Samandağ arasındaki sahil şeridi taranarak yuvalama açısından önemli 17 kumsal belirlendi. 1994 yılında yapılan çalışmada ise bu alanların değerlendirmesi yapıldı.
– 1995-97 arasında trol balıkçılığının deniz kaplumbağası üzerine etkileri hakkında ilk defa sistemli bir araştırma yapıldı.
– 1994-2011 arasında Çıralı’da sistemli olarak deniz kaplumbağalarını izleme, araştırma ve koruma çalışmaları yürütüldü. Buradaki koruma çalışmaları 2001 yılında kurulan Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi’nin desteğiyle devam ediyor.

 

 

– 2003’de Adnan Menderes Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin işbirliğiyle Türkiye’deki bütün yuvalama alanlarının hızlı değerlendirilmesi yapıldı, alanlardaki riskler ve türe yönelik tehditler ortaya koyuldu, çözüm önerileri geliştirildi.
– Deniz Kaplumbağaları Bilim Komitesi üyeleri tarafından hazırlanan Deniz Kaplumbağaları Ulusal Tür Eylem Planı çalışmalarında kolaylaştırıcı olarak teknik katkı sağlandı.
– 2006’dan beri Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda deniz kaplumbağası izleme, araştırma ve koruma çalışmaları yürütülüyor. Çalışma kapsamında yuvalara çakal predasyonuna karşı kumaltı kafesler, sıcaklık ölçerler yerleştiriliyor, kum sıcaklığı belirleniyor, kumsal sıcaklık profilinin çıkarılıyor ve markalama yapılıyor.
– Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğü ve WWF-Türkiye’nin işbirliğiyle 11-13 Ekim 2012 tarihlerinde Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde düzenlenen 4. Ulusal Deniz Kaplumbağaları Sempozyumu’nda WWF-Türkiye düzenleme komitesinde yer aldı. Sempozyumda türe özgü yapılan bilimsel araştırmalar ve başarılı politikalar paylaşılırken türün tüm Akdeniz’de etkin korunabilmesi için geleceğe yönelik koruma hedefleri tartışıldı.
– Türkiye’deki yuvalama kumsallarının güncel durumunun belirlenmesi ve alanların daha etkili korunmasına yönelik saha çalışması GEF Küçük Destek Programı (SGP) işbirliğiyle 20 Haziran-12 Temmuz 2013 arasında gerçekleştirildi. Projenin sonuçları, 2003 yılında aynı metodolojiyle yürütülen kumsal değerlendirme çalışmasıyla karşılaştırılacak.

 


Kaynaklar:

*http://medyaatolyesi.net/deniz-kaplumbagasina-asil-zarari-insanlar-veriyor/

*Ortaca Belediyesi-Röportaj-Saha Ziyareti
*Denizli Pamukkale Üniversitesi -Röportaj
*http://www.dekamer.org.tr/2015rapor.pdf
*http://www.wwf.org.tr/ne_yapiyoruz/doga_koruma/turler/deniz_kaplumbaas/
*CARETTA solo proje

Yorumlar

yorumlar

Post source : http://medyaatolyesi.net/deniz-kaplumbagasina-asil-zarari-insanlar-veriyor/

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir