4 kadından 1’i evde oturuyor

Türkiye’de kadınlar halen erkekler kadar kolay iş bulamazken, iş bulduklarında da daha düşük ücretlerle çalışmaya devam ediyor. Eğitime göre işsizlik oranındaki fark kadınlara yönelik ayrımcılığı teyit ederken kadınlar büyük oranda ‘ev kadınlığı’nı tercih ediyor. Son verilere göre 39 milyon 771 bin 220 olan kadın nüfusunun 11 milyon 79 bini ev işleriyle meşgul olduğu için işgücüne dahil olmuyor. Bu da kadın nüfusunun yüzde 28’inin, diğer deyişle en az dört kadından birinin ‘ev hanımı’ olması demek.

Kadınların işgücüne daha fazla dahil edilmesi gerektiği konusunda uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin uyarıları sürse de Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2002’den beri tablo neredeyse değişmedi. 2002’de 12 milyon 211 kadın ev işleriyle meşgul olduğu için işgücüne dahil edilmezken bu rakam 2008’den beri 11 milyonun üzerinde kalmayı sürdürüyor.

Öte yandan kadınlar erkeklere oranla çok daha düşük ücretlere çalıştırılıyor. Lise mezunu bir kadın ilkokul mezunu bir erkekten daha az maaş alıyor. TÜİK’e göre kadınlar yönetici pozisyonları hariç diğer tüm meslek gruplarında erkeklerden daha düşük maaş alıyor.

Yıllık ortalama brüt ücretlere göre kadın erkek arasında en fazla maaş farkı yüzde 19.5 ile meslek lisesi mezunlarında görülüyor. Maaş farkı ilkokul mezunlarında yüzde 16.5, yüksekokul mezunlarında yüzde 16.1 seviyesinde.

İşsizlik oranı ise yükseköğretim mezunu kadınlarda yüzde 18.1, lise mezunlarında yüzde 23.5 iken, oran yükseköğretim mezunu erkeklerde yüzde 9, lise mezunu erkeklerde 11.9’a iniyor.

İstihdamda yer alan kadınların neredeyse dörtte biri ücretsiz aile işçisi olarak tarım sektöründe çalışıyor. Erkeklerde bu oran 23’te bir.

Çalışan erkeklerin sayısı sanayide kadın sayısını üçe, hizmetler sektöründe ikiye katlıyor. Sanayide yaklaşık 1.3, hizmetler sektöründe 4.8 milyon kadın istihdam ediliyor. Bu sektörlerde erkek çalışan sayısı sırasıyla 3.9 ve 10.1 milyon.

 

İstihdam seferberliğinin başladığı şubatta kadın işsiz sayısı erkeklere göre daha fazla azaldı. Kadınların erkeklere göre düşük ücret alması bunu etkileyen faktörler arasında gösteriliyor. Şubatta kadın işsiz sayısı ocak ayındaki 1 milyon 483 binden 1 milyon 438 bine gerilerken, erkek işsiz sayısı 2 milyon 503 binden 2 milyon 462 bine düştü. İstihdam, kadınlarda 8 milyon 142 binden 8 milyon 294 bine, erkeklerde 18 bin 530’dan 18 milyon 662 bine çıktı.

 

KPMG Türkiye’nin, Kadın Derneği işbirliği ile hazırladığı “Kilidi Kırmak” adlı rapora göre, Türkiye’de toplumsal cinsiyete dayalı zihniyet kalıpları değişmedikçe daha fazla kadın yöneticiden söz etmek zor.

Türkiye’deki şirketlerin kadın ve erkek yöneticileriyle yapılan görüşmelere dayanan araştırmaya göre kadın yöneticiler ‘erkek iş dünyasında’ pek çok toplumsal önyargıyla başa çıkmak zorunda kalıyor. Kadın bulunduğu yerde kalmak için bir erkekten daha fazla çaba harcıyor. İş hayatında kadının önüne çıkarılan engeller ise 30 yıldır değişmedi. Kadınlar ev sorumluluklarıyla ilgili yeterli desteği alamayınca iş hayatında yükselme planlarından vazgeçiyor. Kadın yönetici olmanın önündeki engeller şöyle:

* Kadının büyük bir şartlanmayla baştan yöneticiliğe düşünülmemesi.

* Kadının kendi şartlanmışlığı ile zaten yöneticiliği hedefine koymaması.

* Kadının anneliğinin engel olarak görülmesi.

* Annelik için verilen aranın zaman kaybı olarak değerlendirilmesi.

* Kadınlar işe alınırken “Evliliği ya da anneliği çok çalışmasına ya da seyahat etmesine engel olabilir” önyargısının zihinlerde hâkim olması.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir