Bakan Süleyman Soylu: Yiyorlar, içiyorlar, yerlerine gidiyorlar

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, tutuklanan açlık grevindeki akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça hakkında ‘terör örgütü üyesi’ diye iddia etti. açlık grevlerinin “Yiyorlar, içiyorlar, ertesi sabah 9’da oradaki yerlerine gidiyorlar” dedi. Soylu ayrıca, “Çocuklarımızın eğitimlerini bunlara mı teslim edeceğiz” ifadesini kullandı. 

Bakan Soylu tutuklanan açlık grevindeki akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça hakkında “DHKP-C üyesi” oldukları iddiasını sürdürerek, “Biz çocuklarımızı terörist olarak eğitsinler diye okula göndermiyoruz. Bunlar terör örgütü adına birçok eylemin altına imza atmışlar. Çocuklarımızın eğitimlerini bunlara mı teslim edeceğiz?” ifadesini kullandı.
Bakan Soylu Ankara’daki konuşmasında, “Yiyorlar, içiyorlar, ertesi sabah 9’da oradaki yerlerine gidiyorlar. Doktora muayeneye gidiyorlar, kendi istedikleri gibi rapor vermedi diye doktoru hedef gösterip linç etmeye çalışıyorlar” görüşünü öne sürdü.

Soylu’nun açıklamaları şöyle:

“Nuriye Gülmen’i zamanında Fehriye Erdal’a yaptıkları gibi şirin gösteriyorlar. Böyle bir mağduriyetler, şirinlikler. Ben size Nuriye Gülmen’in kim olduğunu söyleyeyim. DHKP-C’nin açık alan yapılanması içinde olduğu gerekçesiyle hakkında arama kararı çıkarılıyor. Daha sonra yakalanıyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, 1 Nisan 2015’te salındıktan sonra örgüte yönelik bir operasyon sırasında yeniden gözaltına alınıyor. 10 Nisan 2015’te açığa alınıyor. Arkadaşlarımız uzun bir liste vermişler. Afiş asma, örgüt adına çalışma, örgüt adına açıklama yapma ve bunların ötesinde birçok şey. Bu anlattıklarım OHAL’den çok önce. DHKP-C’nin memur yapılanması, devrimci memur hareketi içerisinde yer aldığı bütün raporlarda yazıyor. Bu mu şimdi akademisyen? OHAL’den sonra 25 kez gözaltına alınmış. Sonra greve başlamışlar. Yiyorlar, içiyorlar, ertesi sabah 9’da oradaki yerlerine gidiyorlar. Doktora muayeneye gidiyorlar, kendi istedikleri gibi rapor vermedi diye doktoru hedef gösterip linç etmeye çalışıyorlar. Meclis’teki iki parti de bunlara sahip çıkan, bunları mağdur gibi gösteren bir anlayış ortaya koyuyorlar. Böyle bir kişiye devletin neden maaş verdiğini, çocuklarımızın eğitimlerini bunlara mı teslim edeceğiz?”
1996 Ölüm Oruçları döneminde dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan açlık grevinde olan tutuklular için “Gizli gizli yiyorlar, numara yapıyorlar” demişti. Ölüm oruçları sonrası 12  tutuklu yaşamını yitirmiş, onlarcasında da kalıcı sağlık sorunları oluşmuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 2012 yılındaki Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda açlık grevindeki tutuklular için “Aç kalan falan yok, İçişleri Bakanı gitti. Az ya da çok bir şeyler yiyip içiyor” demişti.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir