WHO: Sinir gazı kullanıldığına ilişkin bulgular var

Dünya Sağlık Örgütü, Suriye’nin İdlib kentinde sinir gazı kullanıldığını gösteren bulgular olduğunu açıkladı. Suriye’nin İdlib kentine bağlı Han Şeyhun’daki hava saldırısında 100’den fazla kişi hayatını kaybetmişti. Öte yandan, faciaya ilişkin ilginç bir açıklama Rusya Savunma Bakanlığı’ndan geldi. Rus yetkililer, yaşanan ‘zehirli gaz kaçağının’ nedeninin rejim güçlerine ait uçakların muhaliflerin elindeki bir kimyasal silah deposunu vurması olduğunu söyledi.

İddia muhalif güçler tarafından yalanlandı. Daha önce ABD ve İngiltere de faciaya Esad rejiminin sebep olduğunu açıklamıştı.Dünya Sağlık Örgütü bu son saldırının, 2013 yılında Suriye’nin Guta şehrindeki saldırıdan sonra “en dehşet verici kimyasal saldırı” olduğunu belirtti.

Açıklamada, İdlib’de Çarşamba sabahı da yüksek düzeyde kimyasal silah kullanıldığının rapor edildiği ve bölgedeki hastanelerin kapasitesinin sınırlı olduğu kaydedildi. Örgüt, hastanelerin saldırılar nedeniyle faaliyetlerine devam edemediğini ve hastaların Türkiye’ye gönderildiğini de aktardı.

İdlib’deki kimyasal silah saldırısı sonrasında yaşanan ölümleri akut solunum yetersizliğine bağlayan açıklamada, “Bazı vakaların, sinir gazı içeren organik fosfora maruz kaldığını gösteren bulgular var” ifadeleri kullanıldı.

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak ise Kahramanmaraş’ta konuştu. Bazı yaralıların Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde tedavi altında olduğunu hatırlatan Kaynak, “Tabii ki çok teknik şartlar gerekiyor çünkü kimyasal, biyolojik ve nükleer silahlarla yapılan faaliyetlerin hem başkalarına sirayet etmesi bakımından hem onların tedavileri bakımından. 3 kişi öldü, bunlardan birinin otopsisine ben talimat verdim. Dünya Sağlık Örgütü’nün ya da af örgütlerinin de otopsiye katılmasını istedim” dedi.

Bundan önce Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Suriye’de rejime ait uçakların ülkenin kuzeybatısında muhaliflerin denetimindeki İdlib’in Han Şeyhun ilçesine saldırması hakkında Erzurum’da gazetecilere konuştu. Ölen 2 kişi ile 30 hastanın Türkiye’ye getirildiğini belirten Akdağ, “Bize ulaşamayan çok büyük bir sayı var. Yüzlerce insan… Ölenler, ağır biçimde hasar görenler… Bir kimyasal saldırı olduğuna dâir bizde bulgular mevcut. Bu bulguları dokümante ederek Dünya Sağlık Örgütüne de gönderiyoruz. İnsanlığın bu meseleye duyarsız kalmaması lâzım” dedi.

Akdağ, Suriye’de yaşananlara sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı:

“Dünyanın bütün güçlü ülkelerinin artık bu gidişe bir ‘dur’ demesi gerekiyor. Zalim bir rejimin, zalimce çoluk çocuk demeden, genç yaşlı demeden, hamile hasta demeden insanların üstüne bombalar yağdırması, hele hele kimyasal bombalarla saldırması insanlık dışı bir vahşet. Bu vahşete sebep olanları şiddetle lanetliyorum. Mübarek aylardayız, Cenabıhak, onların cezasını versin.”

Suriye konusunda Türkiye’nin elinden geleni yaptığını ve yapmaya devam edeceğini belirten Akdağ, “Güvenlik temin edildiği ölçüde, bizden talep edildiğinde sınır ötesine sağlık personeli gönderiyoruz. Yine ihtiyaç olursa yine gönderebiliriz. Güvenlik meselesi tabii ki burada önemli. Bu kimyasal saldırılardan sonra ciddi bir temizleme yapmak gerekiyor. Hastanelerimizin bu özellikleri var. Bu temizlikleri yapabilecek karakterlere sahibiz. Müdahale eden arkadaşlarımızı koruyacak korumalı elbiselerimiz de mevcut. İhtiyaç duyanları daha içerideki hastanelere gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

Salı günü Suriye’de rejime ait uçaklar, ülkenin kuzeybatısında muhaliflerin denetimindeki İdlib’in Han Şeyhun ilçesine saldırmıştı. Saldırının ardından aralarında çocukların da olduğu 100’e yakın kişi hayatını kaybederken 400’den fazla kişi de yaralanmıştı. Ölenler ve yaralananlarda görülen belirtiler, bu kişilerin zehirli gazdan etkilendiğini ortaya koyuyor.

Rusya Savunma Bakanlığı, Suriye uçaklarının muhaliflere ait kimyasal silah deposunu vurduğunu, ölümlerin ve yaralanmaların nedeninin de bu depodan sızan gaz olduğunu iddia etti.

Rejim, daha önceki vakalarda olduğu gibi kimyasal silah kullanma suçlamalarını yine reddetti. Daha önce BM, rejimin özellikle Halep’te klor gazı kullandığını tespit ettiğini söylemişti.

2013 yılında Şam’ın Doğu Guta bölgesinde Sarin gazı saldırısı gerçekleşmişti. 1400’den fazla kişi ölmüştü. Saldırının ardından ABD yönetimi ve uluslararası kamuoyu büyük ölçüde Esed rejimini sorumlu tutmuş, ABD Başkanı Barack Obama ‘kırmızı çizgilerin’ ihlal edildiği gerekçesiyle Suriye rejimine yönelik askeri müdahalede bulunacağını açıklamıştı. Daha sonra devreye Rusya girmiş, Moskova’nın girişimiyle Suriye rejimi kimyasal silahların ülkeden çıkarılması ve imha edilmesi ile ilgili anlaşmayı kabul etmişti.

Rejim, tüm kimyasal silahını teslim ettiğini iddia ediyor. Ancak ülkede hâlâ zehirli gaz saldırıları gerçekleştiriliyor.

Suriye’de rejimin 2011’de başlayan barışçıl ayaklanmaları şiddeti kullanarak bastırma girişimlerinden sonra protestolar, ülkede iç savaşa dönüştü. Yedinci yılına giren savaşta en az 300 bin kişi hayatını kaybetti. 5 milyondan fazla Suriyeli, komşu ülkelere sığındı. Ülke içinde de 6 milyondan fazla kişi evinden oldu.

Kaynak: Al Jazeera ve AA

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir