Tutuklu gazeteciler için erken tahliye ihtimali

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Türkiye’deki bazı tutuklu gazetecilerin durumunu ‘öncelikli görüşme’ kararı; sayıları 150’yi aşan tutuklu gazeteciler için erken tahliye ihtimalini ortaya çıkardı. Hukukçulara göre AİHM emsal olacak bir karara imza atabilir. Cezaevindeki gazetecileri temsil eden avukatlar tarafından AİHM’ye art arda başvurular yapılırken, hukukçular “AİHM’nin ifade özgürlüğüne ilişkin vereceği bir ilke kararının, tutuklu gazetecilerin tahliyesinin önünü açabileceği” görüşünde. 

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) döneminde, Türkiye’den adil yargılama, ifade özgürlüğü ve hak ihlali gibi konularda yapılan başvuruları ‘iç hukuk yollarının tükenmediği’ gerekçesiyle gündemine almayan AİHM, tutuklu gazeteciler için istisnai bir uygulamaya gitti. Yaklaşık 8 aydır ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Zaman Gazetesi Yazarı Şahin Alpay’ın serbest bırakılmasına ilişkin başvurusunu değerlendiren AİHM, 3 Mart’ta Alpay’ın dosyasına “öncelik verileceği” açıklaması yaptı.

AİHM’nin Şahin Alpay dosyasına öncelik vereceğini açıklamasının ardından, 29 Temmuz 2016’dan beri yine “FETÖ soruşturması” kapsamında tutuklu bulunan Gazeteci Nazlı Ilıcak’ın başvurusuna da “öncelik verilmesi” yönünde karar çıktı. AİHM Alpay ve Ilıcak’ın ardından, yazıları nedeniyle “darbeye destek” ve “terör örgütü propagandası” gibi suçlamalarla tutuklanan Gazeteciler Ahmet Altan, Mehmet Altan, Murat Aksoy ve Şarkıcı Atilla Taş dosyaları için de “öncelikle ele alma” kararı verdiğini açıkladı.

AİHM’ye başvuruda bulunan gazeteciler listesine geçen hafta Cumhuriyet gazetesinin tutuklu 11 yazar ve yöneticisi de eklendi. “6 Mart’ta başvurumuzun Brüksel’e ulaştığı haberini aldık” diyen Cumhuriyet Gazetesinin Avukatı Tora Pekin, dosyalarına öncelik verilmesi halinde ilk etapta tutuklu 11 Cumhuriyet çalışanının tutukluluğu hakkında ‘ihlal tespiti’ kararı verilmesini beklediklerini söylüyor. Pekin, AİHM’nin daha sonra pilot bir inceleme yaparak tüm basın davalarına yönelik bir ‘sistematik ihlal’ kararı da verebileceğine dikkat çekiyor. Böylesi bir kararın yargılamalarda süreci hızlandıracağı ve erken tahliyelerin gündeme gelmesine yol açacağını belirten Pekin, “İç hukuk işlemediği için AİHM bizim için bir umut. Gazetecilere yönelik tutuklamalar, AİHM’nin kabul edebileceği bir şey değil” diyor.

Öte yandan AİHM’nin tutuklu gazeteciler konusunda hızlı karar vermeyeceğini düşünenler de var. Kapatılan ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya da dahil pek çok çalışanı tutuklu bulunan Özgür Gündem Gazetesinin Avukatı Özcan Kılıç, AİHM’nin basın davaları konusunda bir karar vereceğini düşünmediğini söylüyor.
DW Türkçe’ye konuşan Şahin Alpay’ın Avukatı Veysel Ok, AİHM’nin tüm başvuruları tek tek ele alacağını, her dosyanın kendi sınırları içerisinde değerlendirileceğini söylüyor. Öte yandan AİHM’nin Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalara ilişkin genel bir ilke kararı alması halinde, bunun yargılanan tüm gazetecileri kapsayacağına işaret eden avukat Ok, “Böyle bir karar emsal teşkil eder ve pek çok davada tahliyelerin önünü açabilir” diyor.

Ahmet ve Mehmet Altan Kardeşlerin Avukatı Ergin Cinmen, AİHM’nin ’90’lı yıllarda köy boşaltmaları ve Kürt vatandaşlara yönelik ağır insan hakkı ihlalleri konusunda da benzer bir adım attığına işaret ediyor. AİHM’in o dönemde Türkiye’de iç hukuk yollarının işlemez hale geldiği davaları “öncelikli olarak ele alma” kararı vererek pek çok davayı sonuçlandırdığını hatırlatan Cinmen, “AİHM, ifade özgürlüğü davalarını gündemine almayan AYM’ye ‘bu davalara sen bakmazsan, ben bakarım’ diyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir