DİSK Genel-İş Araştırması| “Kadınlar daha çok çalışıyor daha az kazanıyor”

DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla  hazırladığı kadın emeği raporunun sonuçlarını açıkladı. 2016 yılında kadın işçilerin çalışma hayatına katılım ve çalışma ilişkileri içerisindeki sorunlarını görünür kılmak için hazırlanan rapor, kadınların daha çok çalışıp daha az kazandığını gözler önüne serdi. 

TÜİK, OECD, ÇSGB ve Dünya Ekonomik Forumu verileri kullanılarak yapılan araştırmaya göre, kadın işsizliği artıyor, kadınlar erkeklere göre daha az istihdam ediliyor, ev ve aile bakımına kadınlar erkeklerden 5 kat fazla zaman harcıyor ve cinsiyete dayalı iş bölümü devam ediyor.

Genel-İş Araştırma Dairesi tarafından ikincisi hazırlanan raporda Türkiye’de kadın işçilerin iş gücüne katılımı önündeki engeller, çalışma hayatındaki konumları, gerçek işsizlik oranı, ücretli ve ücretsiz emek üretiminde harcadıkları zaman ve sendikalaşma istatistikleri ele alındı.

Rapora göre Türkiye’de kadın işsizliği artmaya devam ediyor. Yapılan hesaplamaya göre 2016’da kadınların geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 27.9’a çıktı. Cinsiyete göre iş gücüne katılma oranlarında ise artış var.  Kadınların iş gücüne dahil olma oranı bir önceki senenin kasım ayına göre 1.1 puan artarak yüzde 32.7’ye yükselmiştir. Aynı dönem aralığında erkeklerin iş gücüne dahil olma oranı ise 0.6 puan artarak 71.9 oldu. Bu oranlara bakıldığında kadınların iş gücüne dahil olma oranında bir artış görünse de kadınların iş gücüne katılma oranı, erkeklerin yarısından daha az olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Türkiye’de iş gücüne katılan işçi sayısının armasına rağmen istihdamın artmadığına dikkat geçilen raporda, çalışma hayatına yeni girmek isteyen kadınların işsizler kervanına katıldığı belirtildi. 2015 ve 2016 kasım dönemlerinde kadınların istihdama katılım oranları değişmedi. 2015 kasım ayında kadınların istihdama katılım oranı yüzde 27.5 iken 2016 kasım ayında bu oran değişmedi.

Rapora göre, kadınların istihdama katılımının önündeki en önemli engelin başında istihdam politikalarının yetersizliği ile kadınlara atfedilen toplumsal görevler geliyor. Aile içerisinde kadınlara yüklenen roller; yemek yapma, temizlik yapma, çamaşır/bulaşık yıkama, ütü yapma, çocuk/hasta/yaşlı bakma gibi ev işleri kadınların emeğini görünmez hale getiriyor. TÜİK verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre 11 milyon 45 bin kadın, ev işleri nedeni ile çalışma hayatına katılamıyor. Yine TÜİK’in 2015 zaman kullanımı anketine göre kadınlar ev ve aile bakımına günlük 4 saat 17 dakika ayırırken, erkekler sadece 51 dakika ayırıyor. Türkiye’de günde her 4 kadından 3’ü ücretsiz çalışıyor. Ev içi emeğin hem toplumsal hem de ekonomik açıdan hiçbir değeri yok.

İstihdamın sektörel dağılımına bakıldığında da toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümünün etkileri görülüyor. Sanayi ve tarımda kadın istihdamı düşerken, inşaat ve hizmet sektöründe kadın istihdamı artıyor. Özellikle kadın istihdamı hizmet sektöründe yoğunlaşıyor. 2015 yılı kasım ayında sanayi sektöründe yüzde 11.33 olan kadın istihdamı oranı, 2016 yılı kasım ayına gelindiğinde yüzde 10.97’ye düştü. Hizmetler sektöründe yüzde 16.73 olan kadın istihdam oranı ise yüzde 17.41’e yükseldi. Hizmetler sektöründe kadın istihdamının artmasının nedeni; eğitim, sağlık, temizlik, bakım hizmetlerinin “kadın işi” olarak görülmesi, bankacılık, finans, satış ve büro işleri gibi işler için de prezantabl olma “iyi görünme” halinin etkili olması.  İnşaat sektöründe artmasının nedeni ise inşaat sektörünün hızla gelişmesi ve bu sektörde kadınların inşaat işlerinin büro kısmında çalışıyor olması rol oynadı.

Rapor kadın ve erkek arasındaki ücret eşitsizliğini de gözler önüne seriyor. Küresel ölçekte yapılan toplumsal cinsiyet araştırmalarında ücret eşitsizliği sıralamasında Türkiye 145 ülke arasında 98. sırada yer alıyor. Ayrıca ücretli çalışmada kadınlar erkeklere göre günlük 23 dakika fazla çalıştığı ancak emeğin karşılığını alamadığı belirtiliyor. Dünya Ekonomik Forumu (2016) cinsiyet eşitsizliği ölçeğini kullanarak yapılan hesaplamada; Türkiye’de bir kadın günlük ortalama 1 dolar kazanırken, bir erkek günlük ortalama 2.27 dolar kazanıyor. Yine aynı hesaplama yöntemi ile yapılan incelemede; bir kadının ortalama yıllık maaşı 12 bin 162 dolarken erkeğin ortalama yıllık maaşı 27 bin 672 dolar.

Rapora göre, kadınların sendikalaşma oranlarında cinsiyete göre önemli farklılıklar var. Erkeklerin sendikalaşma oranı, kadınlardan yüksek. Kadınların sendikalaşma oranı yüzde 7.6 iken, erkeklerin sendikalaşma oranı yüzde 13. Toplam sendikalı işçi sayısı içerisinde kadınların sendikalaşma oranı yüzde 16.8 iken, erkeklerin yüzde 79.

Rapora göre, kadınların eğitim düzeyi arttıkça istihdama katılımları artıyor. Yine 2016 kasım verilerine göre en çok istihdama katılan (yüzde 57.6)  ve en az işsiz kalanlar (yüzde 20) yükseköğretim görenler. En çok işsizlik yaşayanlar ise mesleki ve teknik lise ile genel lise mezunları. Okuryazar olmayan ve lise altı eğitim alan kadınların istihdama katılım düzeyleri zayıf olduğu için işsiz oranları da düşük.

Raporda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için şu talepler dile getirildi:
* Kadın istihdamını artırmak için tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalı.

* Kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmeli.

* Kadın ve erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliği giderilmelidir.

* Ücretli ebeveyn izni, kadın ve erkek ayrımı yapılmadan bir hak olarak tanınmalı.

* İşyerlerinde kadınlara yönelik şiddet ve tacizde kadının beyanı esas alınmalı

* Sendikalar, kadınların yoğun olduğu iş kollarına yönelik örgütlenme modelleri geliştirmeli.

* Sendikalı kadın işçilerin özgün sorunlarına yönelik toplusözleşmeler yapılmalı.

* Kadınlara özgü görülen ev içi sorumlulukların çözümü için kamu politikaları hayata geçirilmeli. Özellikle kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılarak tüm kadın ve erkeklerin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlanmalı.

* Kadınların sürekli eğitim olanaklarına kavuşmaları için eğitim politikalarının cinsiyet eşitliği temelinde yeniden düzenlenmeli ve fırsat eşitliği sağlanmalı.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir