Cumhurbaşkanına yargılama değil koruma getiriliyor

Anayasa teklifindeki 9. madde en çok tartışılan maddelerden biri. Cumhurbaşkanının yargılanma koşullarını içeren madde adeta ‘evet’ cephesinin propaganda malzemesini oluşturuyor. Hem hükümet kanadı tarafından hem de kontrolündeki medya tarafından demokratikleşme maddesi olarak sunulan 9’uncu madde, partili cumhurbaşkanına yargılama değil adeta ‘gizli koruma’ veriyor hem de ömür boyu.

Evrensel’de yer alan haberde bu madde, cumhurbaşkanının yargılanmasına olanak sağlıyor şeklinde sunulsa da cumhurbaşkanını yargılamak neredeyse olanaksız. Madde özetle şöyle:

Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilecek. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşüp üye tam sayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verecek. Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak 15 kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılacak. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunacak. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilecek. Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanacak.
Maddenin satır aralarına bakıldığında cumhurbaşkanını yargılamanın neredeyse bir mucize olduğu görülüyor. Şöyle ki: Teklif yasalaşırsa Meclis ve cumhurbaşkanı seçimleri aynı gün yapılacak. Bu da Meclis çoğunluğuna sahip partinin cumhurbaşkanına da sahip olması demek. Zaten partili cumhurbaşkanlığı ‘taraf’ demek…

9. maddeye göre suç işleyen cumhurbaşkanı hakkında soruşturma açılabilmesi için 300 milletvekilinin oyu gerekiyor. Cumhurbaşkanı ve partisi yüzde elli bir ile seçimi kazanırsa böyle bir soruşturma açılması neredeyse imkansız. Çünkü o vakit aynı zamanda parti liderlerini yargılamaları gerekecek. Partiden fire verecek vekillerin olması gerekecek.

Farz edelim ki 300 vekil bulundu. Bu sefer de soruşturma komisyonu kurulması gerekli. Bunun için de 360 oy gerekiyor. Yani artı 60 vekil daha…

Yine farz edelim ki; 360 vekil bulundu ve komisyon kuruldu. Komisyon 15 kişiden oluşacak ve çoğunluk yine iktidar partisinin olacak… Cumhurbaşkanı hakkında iddianameyi iktidar partisi hazırlayacak! Yine farz ediyoruz; İddianame hazırlandı. Komisyondan geçti. Cumhurbaşkanının Yüce Divana gönderilmesi için bu sefer de 400 milletvekilinin oyu gerekecek. 600 vekillik Mecliste 400 vekil bulunacak mı? Bulundu diyelim… Cumhurbaşkanı Yüce Divana sevk edildi. Yargılama başladı. Burada da yine anayasa maddeleri devreye giriyor. Yüce Divan görevi yapacak Anayasa Mahkemesinin üyeleri de bu yeni anayasa ile cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanının başkanı olduğu çoğunluk partisi milletvekilleri tarafından seçiliyor. Yani Anayasa Mahkemesine kendi atadığı üyelerin cumhurbaşkanını yargılaması gerek.

Yürütmenin başının yargılanmasının bu kadar zorlaştırıldığı yetmiyormuş gibi, cumhurbaşkanı görevinden ayrıldıktan sonra da ona ölünceye kadar aynı koşullarda yargılanabilme ayrıcalığı getiriliyor, yani koruma devam ediyor.

MEVCUT SİSTEM DE KARIŞIK
Peki mevcut halde Cumhurbaşkanı yargılanabiliyor mu?

Burada da hükümet yanlısı medya bu sistemde Cumhurbaşkanının yargılanmadığını ileri sürüyor. Bu sistemde de aksaklıklar var. Ancak Cumhurbaşkanına verilen ‘kısmi dokunulmazlık’ maniple edilerek sadece vatana ihanet suçlamasından cumhurbaşkanının yargılanacağı ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanının görevi ile ilgili yaptığı işlerden dolayı yargılanmasında dokunulmazlık uygulanılıyor. Cumhurbaşkanı yaptığı işlerden dolayı Meclisin nitelikli çoğunlukla karar alması halinde sadece “Vatana İhanetten” yargılanabilir ve suçlanabilir. “Görevi ile ilgili işler” eğer ki vatana ihanet gerektirirse yargılanır. Görevinden bağımsız bir suç işlediyse örneğin; trafikte bir suç işledi ya da taciz gibi bir suçlama var, o halde direkt yargı yolu açık. Yani dokunulmazlık sadece görevi ile ilgili suçlarda uygulanıyor. Vatana ihanet hariç… Fakat bu sistemde de cumhurbaşkanları bugüne kadar hiçbir şekilde bir ceza almadığı için cumhurbaşkanı yargılanmıyor gibi bir algı oluşturuluyor!

Ayrıca normalde şimdiki sistemde cumhurbaşkanı (Her ne kadar yetkileri çok fazla olsa da) tarafsız, günlük politikaya uzak, bir pozisyonda düşünülmüş. Fakat son yıllarda, tarif edilen pozisyondan dışarı çıkarılan ‘sınırları belli olmayan’ bir cumhurbaşkanı söz konusu.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir