‘Tüketici güven endeksi’nde gerileme şubat ayında da sürdü

Ekonomik büyümenin önemli öncü göstergeleri arasında sayılan ‘tüketici güven endeksi’nde gerileme şubat ayında da sürdü. Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 1.8 azalışla, ocak ayındaki 66.9 düzeyinden 65.7’ye indi. Güvendeki azalma vatandaşın tüketimi azaltacağı ya da tüketecek durumunun olmadığı anlamına geliyor. Dolayısıyla bu durum, tüketim azalmasına bağlı olarak, ekonomik büyümede gerilemenin de habercisi.  

Bülent FALAKAOĞLU’nun Evrensel’de yer alan haberinde, veriler hükümetin ekonomiyi canlandırma hamlelerinin de etkisiz kaldığını gösteriyor. Hükümet tüketimi artırmak, ekonomiye can verebilmek için, nisan sonuna kadar, konut alımlarında, mobilya, beyaz eşya gibi dayanıklı tüketim mallarında KDV ve ÖTV indirime gitti. ‘İstihdam seferberliği’ adı altında teşvik paketleri açıkladı. İşe yeni alınacakların sosyal sigortasının devlet tarafından karşılanması kararlaştırdı.

Hükümetin bu adımlarının ardından şubat ayında tüketimin artması, güvenin yükselmesi bekleniyordu. Zira 2009 yılında, KDV-ÖTV indirimleri piyasanın canlanmasına vesile olmuştu.  Vergi yoluyla malların fiyatının düşürülmesinin, vatandaşın gelecekteki potansiyel tüketimini öne çekmesine, tüketici güveninin artmasına yol açması beklenir. Lakin böyle olmadı. Seçimlerin ardından 2015 yılı kasım ayının ardından Tüketici Güven Endeksi istikrarlı bir şekilde düşüyor.
Vatandaş maddi durumunun düzeleceğine de tasarruf edebileceğine de inanmıyor. Hanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 2.2 azalarak şubat ayında 85.9 oldu. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin oranının düşmesinden kaynaklanıyor.

Vatandaş kendi durumunun yanı sıra önümüzdeki 1 yıl içinde ülke ekonomisinin de düzeleceğine dair inanç taşımıyor. Genel ekonomik durum beklentisi endeksi de ocak ayında 88.6 iken, şubat ayında yüzde 0.7 azalarak 88 oldu.  Yüzde 12.1 ile son 7 yılın en yüksek düzeyine ulaşan işsizliğin de azalacağına dair umut yok. İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre yüzde 1.4 azalarak şubat ayında 67.9 ile oldukça düşük düzeye indi.
Tasarruf etme ihtimalinde de sert düşüş yaşandı. Tasarruf etme ihtimali endeksi yüzde 5.9 azaldı. Ocak ayında 22.4 olan endeks, şubat ayında 21 değerine düştü. Bu oran, ülkede tasarruf edebilecek çok az bir kesimin kaldığının göstergesi.  Söz konusu olumsuz tabloya dair turizm sektöründeki çöküş, 15 Temmuz darbe girişimi, kur artışı, sermaye çıkışları, Suriye savaş politikalarının ve terörün etkisi gibi mazeretler (ki etkisi elbet de var) sıralanabilir. Fakat 2013 yılına göre tüketimin bir hayli azalmasını, tüketici güven endekslerinin düşmesini tam olarak açıklamaz. Vergi teşviklerine ve kurlardaki iyileşmeye rağmen tüketici güveninin geri gelmemesinin başka bir açıklaması olmalı!

Aranan cevap aslında net: Vatandaş feci yoksul. Geliri artmadan sadece indirimle harcama yapabilecek, yapsa bile geleceğe umutla bakabilecek durumda değil.  AKP Hükümeti, başkanlık sistemi kampanyasını ‘3i’ olarak formüle etti: “İstikrar, istiklal, istikbal.” Görünen o ki, vatandaş yoksulluğunun ‘istikrar’ kazandığına kani. Kendi ekonomisi ve geleceği açısından istikbal (gelecek) göremiyor.

Nisandan sonra iyi şeylerin gündeme geleceğini referandumun ülkeyi uçuracağını düşünmüyor belli ki.Tüketici güven endeksi Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanıyor.  Aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülüyor.

Anket sonuçlarından hesaplanan ve 0 – 200 aralığında değer alan tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor.
Ülke sınırları içinde üretimi yapılarak yurt dışına ihraç edilen malların üretici fiyatlarındaki değişimi ölçen yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) arttı. YD-ÜFE, 2017 yılı ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 7.25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7.25, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24.34 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 7.62 artış gösterdi. Sanayinin iki sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 7.94, imalat sanayi sektöründe ise yüzde 7.24 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2017 yılı ocak ayında en fazla aylık ve yıllık artış enerji mallarında gerçekleşti.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir