Gazeteciler Ahmet Şık için Çağlayan’da

FETÖ ve PKK propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklanan muhabirimiz Şık, FETÖ kumpası olduğu ortaya çıkan Odatv davasında bugün hakim karşısına çıkıyor. Odatv davası öncesinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde Ahmet Şık için basın açıklaması yapıldı.

Çok sayıda gazetecinin katıldığı açıklamaya, CHP Milletvekilleri İlhan Cihaner, Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, HTKP Genel Başkanı Erkan Baş, Kırmızı Kedi Yayınevi sahibi Haluk Hepkon, Berkin Elvan’ın annesi ve babası Gülsüm Elvan, Sami Elvan da katılıyor. Açıklamayı gazetemiz yazarı Özgür Mumcu okudu.

Mumcu, “Eğer Fethullahçı darbe gerçekleşmiş olsaydı Ahmet Şık yine hapse atılacaktı! Gazetecilik suç değildir; yansak da dokunacağız!” dedi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye için sıradan bir gün, bugün.

Gazeteciler, İstanbul Adalet Sarayı’nda yargılanıyor. Dün olduğu gibi, önceki gün olduğu gibi; hatta önceki yıl ve daha önceki yıl olduğu gibi.

Odatv Davası’nda bugün karar verilecek. Savcı, son duruşmada “kumpas” olarak tanımladığı Odatv Davası’nda yargılanan tüm sanıklar için beraat istedi.

O gün cemaat bugün FETÖ denen yapının icat ettiği tüm davalar gibi Odatv davasını “kumpas” olarak tanımlamak biz gazeteciler için de haklı ve meşru tanımlama.

Çünkü o gün düşünen, sorgulayan, eleştiren gazeteciler; bilgisayarlara sokulmuş virüs programları aracılığıyla üretilmiş delillerle tutuklanarak diğer gazetecilere gözdağı veriliyor, yüreklerine korku salınıyordu.

Mesaj açıktı: Yazmayın, eleştirmeyin, sorgulamayın.

Ya bugün? Ya bugün o günden farklı mı? O gün yapılanlardan cemaati/FETÖ’yü sorumlu tutan AKP iktidarı bugün farklı mı davranıyor?

Bugün Türkiye’de basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü var, güllük gülistanlık bir ülkede yaşıyoruz diyebilir miyiz?

Elbette hayır.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, bugün Türkiye’nin dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi olduğunu söylüyor.

Yalan mı? Hayır.

Bugün Türkiye’de 140’dan fazla gazeteci tutuklu ve hükümlü. 58 gazete, 28 televizyon, 34 radyo, 5 haber ajansı kapatıldı. 1000’e yakın gazetecinin basın kartı iptal edildi. Cumhuriyet gazetesine operasyon yapıldı.

İktidar bunları 15 Temmuz Darbesi’ni gerçekleştiren FETÖ ile mücadele için yaptığını söylüyor. Peki, FETÖ dediği cemaatin ipliğini pazara çıkaran Ahmet Şık nerede?

Hükümetle cemaat kol kola gezerken Fethullahçıların devletin sinir uçlarına kadar sızdığını yazan ve bunu yazdığı için hapse atılan Ahmet Şık nerede?

Hepiniz biliyorsunuz, Ahmet Şık yine hapiste. Neden hapiste? Savcıya göre, FETÖ/PYD ve PKK propagandası yapmış.

Biraz vicdan sahibi olan, az biraz adalet duygusundan nasibini almış hiçbir kimse bu suçlamayı kabul edemez. Etmez. Biz gazeteciler ve halkımız şahittir ki Ahmet Şık, Fethullahçı darbe gerçekleşseydi ilk içeri atılacak gazeteciydi.

Bugün burada bir başka dava daha görülecek.

Orada da Ahmet Şık tutuklandığında “Gazetecilikten tutuklanmadılar” manşetini atan bir grup gazeteci yargılanıyor. O gün o manşeti atmaktan utanmayan gazeteciler, bugün yargılanıyor. Bilmiyoruz şimdi pişmanlar mı? Ama yargılanıyorlar. Elbette onların da adil bir şekilde yargılanmalarını savunuyoruz. Taraf çalışanlarını da adil yargılanmasını savunmak bizim aynı zamanda görevimiz.

Gazetecilik ciddi bir iştir.

İlkeli, ahlaklı ve cesur olmayı gerektirir. Biz eğriye eğri, doğruya doğru diyen gazeteciliğin kıymetli olduğu kanısındayız. Gazetecilik, her nevi iktidarın sözcüsü ya da aparatı olmak değil o iktidarı sorgulamak demektir.

Gazetecilik hakikat arayışıdır. O hakikatin peşinde koşmaktır. Biz de bugün burada hakikatin ve adaletin peşindeyiz.

Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Murat Sabuncu, Güray Öz, Tunca Öğreten bugün cezaevindeyse, Özgür Gündem’le dayanışma içinde olan nöbetçi yayın yönetmenleri yargılanıp hapis cezasına çarptırılıyorsa Türkiye’de basın özgürlüğünden söz edilemez.

O gün cemaatçilerin Odatv davası üzerinden gazetecilere verdiği gözdağı bugün başka bir biçimde devam ediyor.

Ama korku iklimine teslim olmayacağız.

Gazetecilik yapmaya devam edeceğiz.

Gazetecilik suç değildir.

Gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, ve tutuksuz yargılanmalıdır.

 

Dava başladı. Ahmet Şık’a destek olmak ve davayı izlemek için gelenler duruşma salonuna alınmadı.

Haberleri ve Twitter paylaşımlarıyla FETÖ/PDY ve PKK propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklanan gazetemiz muhabiri Ahmet Şık, bugün Oda tv davasına katıldı. Saat 10.00’da başlayan duruşma için 09.30’da Çağlayan’da buluşmak üzere çağrı yapan Şık’ın gazeteci arkadaşları üç video yayımlayarak “Odatv davası bitiyor, kumpas sürüyor. Susmadık, susmayacağız! Ahmet çıkacak yine yazacak!” dedi.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazetemiz muhabiri Ahmet Şık bugün Çağlayan’daki İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan Oda TV davasına katılacak. Karar duruşması olması beklenen davanın tek müştekisi ise FETÖ suçlamasıyla tutuklu bulunan gazeteci Nazlı Ilıcak.

Odatv davasının 14 Aralık 2016 tarihli duruşmasında savcı Ali Kaya, ekleriyle birlikte 10 bin sayfanın üzerindeki dosya hakkındaki 1 sayfalık mütalaasında tüm sanıkların “Ergenekon” adlı örgüte üyelik suçundan beraatını talep etmiş, mütalaada bir dönem tutuklu yargılanan Ahmet Şık, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Nedim Şener’in ismine yer vermemişti. Yargılanan gazeteciler ve avukatları da 1 sayfalık mütalaaya katılmadıklarını belirterek, mütalaayı incelemek üzere süre istemişlerdi. Ahmet Şık o gün duruşmaya tutuksuz sanık olarak katılmıştı. Şık, Ergenekon üyeliği ile yargılanacağı bugünkü duruşmaya FETÖ/PDY ve PKK propagandası iddiasıyla tutuklu bir gazeteci olarak katılacak.

Şık, 14 Aralık tarihli duruşmada, şu sözleri dile getirmişti: “Sizin söylediğiniz basitlikte bir hükümle bu davanın kapatılmasını istemiyorum. Biraz önce salonda olmayan avukatlarımın isimlerini okudunuz. Avukatlarım Bülent Utku ve Akın Atalay, bu komplo davasındaki savunmanlık görevlerini yerine getirmek üzere burada olmaları gerekirken bir başka komplo ile şu anda hapisteler. Bizler, Gülen Cemaati ve AKP’nin iktidar ve suç ortaklığıyla, sahte bir tarih yazımının parçası olan komplolarla hapishanelere atıldık. O hücrelerden beni kurtarmaya çalışan avukatlarım şimdi cemaatçi olmakla suçlanıp, AKP destekli cemaat komplolarına karşı çıkan gazeteci arkadaşlarımla birlikte aynı hücrelere konuldu”.

Şık, bu savunmasından yalnızca 16 gün sonra avukatlarına yöneltilen suçlamanın aynısıyla, avukatlarıyla aynı cezaevinde konuldu.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir