!f 2017 Festival Programı Açıklandı

 !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, yılın en çok konuşulan filmlerinin Türkiye galalarına evsahipliği yapıyor. 34 ülkeden 146 yönetmenin toplam 126 filminin gösterileceği festival bu yıl “İyileştiren Şeyler” temasıyla yola çıkıyor, 16-26 Şubat tarihlerinde İstanbul’da, 2-5 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’de sinemaseverlerle buluşuyor.

16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 16-26 Şubat 2017 tarihlerinde İstanbul’da, 2-5 Mart 2017 tarihleri arasında ise Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek. !f İstanbul bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music filmleri ve etkinlikleriyle müzik tutkunlarının odağı olacak, !f Yarın ile sanal gerçeklik dünyasının sınırsız dünyasına sürükleyecek, dijital yayın ağı !f ² ile de 32 farklı kente !f filmlerini götürecek.

!f İstanbul bu yıl İstanbul durağında, Cinemaximum City’s Nişantaşı, Cinemaximum Kanyon ve Cinemaximum Budak & CKM salonlarının yanına yeni bir sinema salonu daha ekliyor: Cinemaximum Akasya. Ankara’da Cinemaximum Armada, İzmir’de de Cinemaximum Konak Pier sinemalarındaki gösterimlerine ise devam ediyor. Festivalin etkinlik mekânları ise bomontiada, Babylon ve Alt Sanat Mekânı olacak!

!f İstanbul 2017: İyileştiren Şeyler

!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali bu yıl temasını “İyileştiren Şeyler” olarak belirledi. Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği kaosa karşı “iyileştiren şeyler” önerecek olan !f İstanbul, seyirciyi filmlerde, müzik etkinliklerinde ve bu yıla özel sohbetlerde buluşturup birlikte şifa yolları aramaya davet edecek.

 

!f İstanbul’u “Moonlight/Ay Işığı” açıyor!

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin açılış filmi, en son Altın Küre Ödülleri’nde drama dalında En İyi Film seçilen Moonlight/Ay Işığı” olacak. Variety’nin 2016’nın en dikkat çeken yönetmenler listesinde işaret ettiği Barry Jenkins’in ustalık eseri sayılan film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere 8 daldaki adaylığıyla Oscar yarışının en güçlü adaylarından biri…

 

“Brother/Sister” üçlemesiyle tanınan, modern tiyatronun en parlak ve ödüllü oyun yazarlarından Tarell Alvin McCraney’nin hayatından otobiyografik izler taşıyan “In Moonlight Black Boys Look Blue” adlı oyunundan uyarlanan Ay Işığı”, üç farklı zamanda geçen ve bir çocuğun büyüme ve kendini keşfetme hikâyesini konu alıyor. Trevante Rhodes, Ashton Sanders, Alex R. Hibbert, Naomie Harris, André Holland, Mahershala Ali, Jharrel Jerome, Jaden Piner ve Janelle Monáe’den oluşan oyuncu kadrosuyla eleştirmenleri ve seyirciyi adeta büyüleyen film; James Laxton’ın duygulara hayat veren görüntü yönetimiyle de hafızalara kazınacak modern bir başyapıt.

 

Galalar: Yılın en çok beklenen filmleri !f’te!

Galalar bölümü, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini seyirciyle buluşturuyor.

  • “Brokeback Mountain/Brokeback Dağı”, “Pi’s Life/Pi’nin Yaşamı” filmlerinin Oscar’lı yönetmeni Ang Lee’nin Kristen Stewart, Chris Tucker, Garrett Hedlund ve Vin Diesel gibi isimleri buluşturduğu, sinema tarihinde ilk kez uygulanan yeni bir teknoloji kullanarak ultra-yüksek kare hızıyla çektiği son filmi Billy Lynn’s Long Halftime Walk/Billy Lynn’in En Uzun Yürüyüşü”;
  • !f seyircisinin “Wendy and Lucy”, “Night Moves” ile de yakından tanıdığı, bağımsız sinemanın kraliçesi Kelly Reichardt’ın, Michelle Williams, Kristen Stewart, Laura Dern ve özellikle Lily Gladstone’un muhteşem oyunculuklarıyla da çok konuşulan son filmi Certain Women/Mutlak Kadınlar”;
  • Unutulmaz “Before Üçlemesi” ve en son, Oscar’a da uzandığı “Boyhood” ile bağımsız sinemanın en önde gelen yönetmenlerinden biri olan Richard Linklater’ın 80’lerde kolejli beyzbol oyuncusu bir grup gencin çılgın ve eğlenceli hayatını anlattığı son filmi Everybody Wants Some!!/Herkes Biraz İster!!;
  • Dogma 95 akımıyla başlayan kariyerini “An Education/Aşk Dersi”, “One Day/Bir Gün” gibi popüler filmlerle sürdüren Danimarkalı kadın yönetmen Lone Scherfig’in Gemma Arterton ile Sam Claflin’i başrole taşıyan romantik komedisiTheir Finest/Aşkın Çekimi”;
  • Londra, Venedik film festivallerinden ödüller toplayan, Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığına göz kırpan ve bir yeryüzü cennetinde yaşanan büyük bir aşkın gerçek hikâyesini anlatan büyüleyici ve dokunaklı Tanna”;
  • İlk filmi “Midnight Swim/Gece Dalışı” ile atmosfer yaratmadaki başarısını ikinci filminde de sürdüren Sarah Adina Smith’in Rami Malek’in başrole taşıdığı ve Kubrick’in “Shining/Cinnet”i ile karşılaştırılan gerilimi Buster’s Mal Heart/Buster’ın Hasta Kalbi”;
  • “North”, “Chasing the Wind” filmleriyle Nordik sineması takipçilerinin yakından tanıdığı Norveçli Rune Denstad’ın zorunlu göçmenlik sorununa İskandinavlara has bir mizahi yaklaşımla ele aldığı son filmi Welcome To Norway/Norveç’e Hoşgeldiniz” ve
  • 70’lerin ikon televizyon sunucularından Christine Chubbuck’ın trajik bir sonla biten kariyerini anlatan ve özellikle başrolde Rebecca Hall’un yılın en iyi performanslarından birini verdiği Christine, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirci önüne çıkacak.
  • “Neighboring Sounds/Komşu Sesler” ile !f 2013 Keş!f Yarışması’nı kazanan Kleber Mendonça Filho’nun Cannes’da övgüyle karşılanan, özellikle başrolde Sônia Braga’nın eşsiz performansıyla hafızlara kazınan son filmi Aquarius ve
  • “Belle épine” ve “Grand Central” filmleriyle ödüller toplamış Rebecca Zlotowski’nin Natalie Portman ve Lily-Rose Depp’i buluşturan büyüleyici fantastik filmiPlanetariumda İstanbul galasını

Yılın animasyonları !f İstanbul’da!

  • Oscar ödüllü Hollandalı animasyon film yönetmeni Midhaël Dudok de Wit’in Studio Ghibli’nin yapımcılığında çektiği, Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünden Jüri Özel Ödülü’yle dönen ve En İyi Animasyon dalında Oscar yarışının en güçlü adaylarından, diyalogsuz, sade, ama hipnotize edici The Red Turtle/Kırmızı Kaplumbağa”;
  • ‘Bottomless Belly Button’ (Dipsiz Göbek Deliği) ve ‘New School’ (Yeni Okul) gibi çizgi romanlarıyla tanınan Dash Shaw’ın Jason Schwartzman, Lena Dunham, Reggie Watts, Maya Rudolph ve John Cameron Mitchell gibi isimlerin seslendirdiği sofistike karakterlerle süslü filmi My Entire High School Sinking into the Sea/Okulda Deniz Kazası” ve
  • “Shrek 2”, “Monsters vs. Aliens” filmlerinin yönetmeni Conrad Vernon’ın Greg Tiernan ile birlikte yönettiği, Seth Rogen, Kristen Wiig, James Franco ve Salma Hayek gibi yıldız isimlerin seslendirdiği, yılın en sıradışı animasyonuSausage Party/Sosis Partisi”, !f’lik animasyonlar olarak festival programında

Ford Özel: Le Fantôme
Hannes Holm’ün yazar Frederick Backman’le birlikte, Backman’ın İsveç’te çok satan romanından uyarladığıA Man Called Ove/Hayata Röveşata Çeken Adam”, samimi ve insancıl bir kalple anlatılan sade ve mizahî hikâyesiyle sinemaseverlerin bu yılki “kendini iyi hisset” filmleri arasında özel yerini alacak. Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar adayı olan filmin 22 Şubat saat 21:30’da Cinemaximum Kanyon’da yapılacak olan ilk gösterimi öncesinde Ford’un sunduğu Ford Edge Özel Gösterimi” gerçekleşecek ve R.E.M., U2, Oasis için çektiği kült videolarla tanıdığımız Jake Scott’un Mads Mikkelsen ve Barbara Steele’i buluşturduğu göz alıcı aksiyonu Le Fantôme” gösterilecek.

Reha Erdem’den Koca Dünya
Galalar bölümünün Türkiye’den konuğu ise, Reha Erdem’in Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönen, Adana Film Festivali’nden de “En İyi Film”, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “Türkan Şoray Umut Genç Veren Kadın Oyuncu” ve “Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü” dallarında ödülleri toplayan son filmi Koca Dünya” olacak. Ecem Uzun, Berke Karaer, Melisa Akman, Murat Deniz, Ayta Sözeri’nin oynadığı film, yetimhanede büyüyen Ali ve Zuhal adlı iki çocuğun bir ormana sığınmalarını konu alıyor. Üç ay önce İstanbul’da !f İlham Serisi kapsamında sınırlı sayıda izleyiciyle buluşan “Koca Dünya”, kaçıranlar için !f İstanbul Galalar’da!

!f’i T2 Trainspotting kapatıyor!
!f İstanbul’un kapanış filmi, yılın sinema olaylarından T2 Trainspottingolacak! Danny Boyle’un 1996’da Irvine Welsh’in efsanevi romanından uyarladığı ve sinema tarihinin en kült filmlerinden birisi oluveren “Trainspotting”in devam filmi olan “T2 Trainspotting”, bizi Mark Renton ile birlikte Edinburgh’a, Spud, Sick Boy ve Begbie’nin 20 yıl sonraki yaşamlarına götürüyor. Bu kez Welsh’in devam romanından uyarlanan ve oyuncularını korumayı başaran filmde Ewan McGregor, Ewen Bremner, Jonny Lee Miller ve tabii ki Robert Carlyle başrolde. Sinemaseverler ayrıca !f kült bölümünde serinin ilk filmini de izleyebilecekler.

Keş!f: Yılın en ilham veren yönetmeni aranıyor!
!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin onuncu yılına giren Keş!f Uluslararası Yarışması, yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci uzun filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı Keş!f bölümünde, ABD, Almanya, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda, İran, İsrail, Kanada, Katar, Mısır, Peru, Polonya, Tayland’dan toplam 9 film, 10.000 A.B.D. Doları değerindeki Keş!f Ödülü için jüri karşısına çıkacak.

Keş!f Jürisi yine iddialı!
Bu yıl Keş!f Jürisi; ilk filmi “Amal” ile uluslararası festivallerde 30’un üzerinde ödül kazanan ve geçen yıl !f İstanbul’da gösterilen “Siddharth” ile Yabancı Dilde En İyi Film dalında Altın Küre’ye aday gösterilen, bu yıl da !f programında “Bir Günde Hindistan” filmini de izleyeceğimiz Hint asıllı Kanadalı yönetmen Richie Mehta; 2009’da çektiği “The Mouth of the Wolf” ile Berlin, Turin, Cinéma du Réel ve BAFICI’de çok sayıda ödül kazanan, prömiyerini Locarno’da yapan ve geçen yıl !f İstanbul’un Aşk ve Başka Bi’ Dünya Yarışması’nda En İyi Film seçilen “Kayıp ve Güzel”in İtalyan yönetmeni Pietro Marcello ve “Dilber’in Sekiz Günü”, “Güzel Günler Göreceğiz”, “Yangın Var” ve “Kuzu” filmleriyle çok sayıda ödül kazanmış, Türkiye sinemasının en iyi kadın oyuncularından Nesrin Cavadzade’den oluşuyor.

Geleceğin kadın yönetmenlerini keşfedin!
Keş!f Yarışması bu yıl kadın yönetmenlerin varlığıyla dikkat çekiyor.

  • Alman yönetmen Nele Wohlatz’ın AFI Fest’ten Büyük Jüri Ödülü’nü, Locarno’dan da En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan yaratıcı aşk filmi The Future Perfect/Miş’li Gelecek Zaman”;
  • İlk filmi “Mundane History” ile 2009 yılında festivallerin gözdesi olan Taylandlı yönetmen Anocha Suwichakornpong’un politik ve şiirsel bir dünya yarattığı ikinci uzun kurmacası By the Time It Gets Dark/Karanlık Çöktüğünde”;
  • İsrailli Hadas Ben Aroya’nın yazdığı, kurguladığı, yönettiği ve oynadığı, günümüz ilişkilerine zekice ve eğlenceli bir yorum getirdiği, eleştirmenlerce “İsrail’in Frances Ha’sı” olarak gösterilen filmi People That are Not Me/Kimse Benzemez Bana”;
  • Polonyalı Agnieszka Smoczyńsk’in Sundance’te Jüri Özel Ödülü alan, Austin Fantastic Fest, Fantasia, Fantasporto gibi önde gelen fantastik film festivallerinden ödüllerle dönen, Küçük Deniz Kızı masalının tuhaf ve karanlık modern versiyonuyla seyirciyi şoke eden filmi The Lure/Deniz Kızlarının Şarkısı”, seyirciyi geleceğin yaratıcı kadın yönetmenleriyle tanıştırıyor.
  • Yarışmada ayrıca; deneysel videolarıyla güncel sanat dünyasının tanınmış isimlerinden biri olmuş Leonor Caraballo’nun Matteo Norzi ile birlikte çektiği ve 2015’teki ölümünden sonra tamamlanan filmi Icaros: A Vision/Ikaros, gerçek bir ayahuasca inzivası sırasında çekilmiş olması ve seyirciyi meditatif bir yolculuğa çıkarmasıyla dikkat çekiyor.

Mısır’dan İran’a keşif
Mısırlı yönetmen Tamer El Said’in Berlin’den Caligari Ödülü’nü alan, bir şehrin son günlerini yaşıyor olmasının ağırlığı ve derin hüznünü gerçek bir dille anlattığı etkileyici filmi In the Last Days of the City/Şehrin Son Günlerinde”; ödüllü kısalarıyla Cannes başta olmak üzere pek çok festivalden geleceğin keşif yönetmenlerinden biri olarak gösterilen Damien Manivel’ın Richard Linklater’ın “Before Üçlemesi”yle karşılaştırılan ve günümüz ilişkilerinin büyüleyici bir portresini çizdiği The Park/Park; videoları, yerleştirmeleri ve performansları çeşitli festivallerde, müzelerde ve sanat galerilerinde gösterilen, Montreal deneysel sinemasının önemli yüzlerinden Karl Lemieux’un Venedik, Vancouver, Selanik film festivallerinde övgüyle karşılanan ilk kurmacası Shambles/Darmaduman ve İranlı yönetmen Reza Dormishian’ın günümüz İranının müthiş bir alegorik portresini çizdiği, güçlü oyunculuklarıyla çok konuşulan ikinci filmi Lantouri, Keş!f Yarışması’nın merakla beklenen diğer filmleri.

SİYAD da seçecek!
Keş!f bölümündeki filmler ayrıca, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak ve Barış Saydam, Janet Barış ve Murat Tırpan’dan oluşan jüri, seçecekleri bir filme SİYAD Ödülü’nü verecek.

Aşk&Başka Bi’ Dünya: Yılın en yaratıcı müdahalesi!
!f İstanbul’un iki yıl önce başlattığı ve dünyadan aktivist filmlerin yarıştığı Aşk & Başka Bi’ Dünya’da ABD, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İsrail, Mısır, Polonya, Suriye ve Türkiye’den toplam 7 film, 10.000 A.B.D. Doları değerindeki ödül için yarışacak.

 

Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması’nın bu yılki jürisinde; belgesel sinemanın ve sanat dünyasının usta isimleri bir araya geliyor. Heykel, fotoğraf ve kamusal sanat çalışmalarını politik bakış açısıyla ve kendine has sanatsal üslubuyla şekillendirdiği işleriyle dünyaca tanınan, Çinli çağdaş sanatçı ve insan hakları savunucusu Ai Weiwei; yirmi yıl boyunca muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmış, Türkiye’nin en bilinen politik yorumcularından, ‘Bütün Kadınların Kafası Karışıktır’, ‘Kıyı Kitabı’, ‘İç Kitabı’, ’Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita!’, ’Ağrının Derinliği’, ’Muz Sesleri gibi pek çok ülkede yayımlanmış kitapların da yazarı Ece Temelkuran ve  kültürel ve bağımsız medya alanlarındaki çalışmalarının yanı sıra aralarında “Green Zone/Yeşil Bölge”, “The Kite Runner/Uçurtma Avcısı”, “The Square/Meydan” gibi pek çok yapımda oyuncu, yönetmen ve yapımcı olarak karşımıza çıkan Mısır asıllı İskoç sinemacı Khalid Abdalla’dan oluşan jüri, “yılın en yaratıcı müdahalesini” seçecek.

 

  • Fransız sinemasının en tanınmış aktrislerinden Valeria Bruni Tedeschi’nin Yann Coridian ile birlikte yönettiği “A Young Girl In Her Nineties/Doksanlarında Bir Genç Kız”;

 

  • Tali Shemesh ve Asaf Sudry’nin İsrail’de bir otobüs garına yapılan saldırıyı tanıkların gözünden anlatan belgeselleri “Death in the Terminal/Garda Ölüm”;

 

  • Türkiye’den Serkan Çiftçi’nin Mersin’de kurulan Yedi Renk Derneği’nin mücadelesini konu alan “Gacı Gibi”;

 

  • 2015 yılında Filmmaker dergisinin “Bağımsız Filmlerin 25 Yüzü” listesinde yer alana Amerikalı sanatçı Theo Anthony’nin büyük ses getiren belgeseli “Rat Film/Fare Filmi”;

 

  • Danimarkalı Andreas Dalsgaard ile Suriyeli Obaidah Zytoon’ın birlikte yönettiği, Arap Baharı’ndan günümüz Suriyesine uzanan hikâyeyi birinci elden tanıklarıyla anlatan sarsıcı film “The War Show/Savaş Şovu”;

 

  • Polonyalı Paweł Łoziński’nin bir anne kız arasındaki ilişkiyi terapi seansları üzerinden anlatan filmi “You Have No Idea How Much I Love You/Seni Ne Kadar Sevdiğimi Bir Bilsen”;

 

  • Mısırlı yönetmen Mohamed Siam’ın kendi ülkesinin yitişine dair anlattığı kişisel ve kalbi kırık hikâyesi “Whose Country?/Kimin Ülkesi?”, bu yılın Aşk & Başka Bi’ Dünya Yarışması filmleri…

 

Oyun: Oyuncaklı filmlerden hoşlananlar buraya!
Seyirciyi beyazperdede yarattığı alanlarda oynamaya davet eden “Oyun”, bu yıl da kaçık bilimkurguları, tuhaflığıyla büyüleyen kült adayı filmleri, gerçeküstücü fantastikleri bir araya getirerek !f’çilerin en çok ilgi gösterdiği bölümlerden biri olmaya devam ediyor.

 

  • Tobias Nölle’nin ilk yönetmenlik denemesinde Berlin’in Panorama Bölümü’nde FIPRESCI Ödülü’nü alan, aşık olmaktan korkan bir adamın hayal ile gerçekliğinin birbirine karıştığı hayatını anlatan, eleştirmenlerce “Amelie” ile karşılaştırılan filmi “Aloys/Aloys: Âşık Olamayan Adam”;

 

  • 2000’lerin başında yayımlanan ‘Sarah’ romanında travmatik çocukluk hikayesini anlatan, Andy Warhol’u çağrıştıran görüntüsü ve aralarında Marilyn Manson, Courtney Love, Winona Ryder ve Billy Corgan gibi bir çok ünlünün ‘en yakın arkadaşı’ olarak medyayı uzunca bir süre meşgul eden, JT Leroy’un aslında yazar Laura Albert’ın persona’sı ve hayali karakteri olduğunun ortaya çıkmasının tuhaf hikâyesini konu alan Author: JT LeRoy Story/Bir JT LeRoy Hikâyesi”;

 

  • Shakespeare’in ‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın İspanyolca çevirisi üzerinde çalışmak için bir konuk sanatçı programının davetlisi olarak New York’a giden Arjantinli genç bir tiyatro yönetmeninin yaşadıklarını konu alan ve Shakespeare esintilerini günümüz New York’una taşıyan “Hermia & Helena;

 

  • Hindistan’da Google’ın çağrısıyla bir gün boyunca milyonlarca insanın telefonları ya da kameralarıyla kendi hayatlarını kaydetmesi sonucu kurgulanmış Richie Mehta filmi India in A Day/Bir Günde Hindistan;

 

  • David Lynch’in “Elephant Man/Fil Adam” klasiğiyle karşılaştırılan, otistik ve oldukça deforme bir bedene sahip Rikard’ın sıcacık hikâyesini konu alan The Giant/Dev;

 

  • Araştırmacı belgeselci Louis Theroux’un Scientology tarikatı hakkında bilgi toplamak üzere Los Angeles’a gidişiyle başlayan ve tuhaflığı elden bırakmayan son belgeseli “My Scientology Movie/Scientology Filmim”;

 

  • Sıcacık bir büyüme hikâyesini oğul-baba ilişkisi üzerinden anlatan, Sundance’ten iki ödül birden alan ve geçen yılın en ilgi gören bağımsızlarından sayılan “Morris From America/Amerikalı Morris”;

 

  • Ann Marie Fleming’in Kanadalı genç bir kadın şairin bir şiir festivali için davet edildiği İran’da kendi geçmişine yaptığı yolculuğu etkileyici çizimlerle izleyeceğimiz animasyonu Window Horses/Camdan Atlar”;

 

  • İlk filminde gösterdiği ustalıkla eleştirmenlerden övgüler toplayan Anna Biller’ın Gotham ve Bağımsız Ruh Ödülleri başta olmak üzere pek çok bağımsız film festivalinin gözdesi filmi “The Fits”;

 

  • Genç Rus yönetmen Ivan I. Tverdovskiy’nin tuhaf, rahatsız edici ve bir o kadar büyüleyici gotik masalı “Zoology/Hayvanoloji”;

 

  • Hollywood’un tür filmlerini bozan filmleriyle tanınan feminist yönetmen Anna Biller’ın 1960’lar kötü romanları estetiğini kullanarak bu kez cadı ve femme fatale karakterleri kendi üslubuyla yorumladığı son şaheseri “The Love Witch/Aşk Cadısı”, oyuncaklı filmlerden hoşlananların radarından kaçmayacak.

 

Sanat Hayat İçindir!: Sanat mı hayattan doğar, hayat mı sanattan?

!f İstanbul’un sanat ve hayatın birbirine karıştığı etkileyici hikâyeleri buluşturduğu “Sanat Hayat İçindir!” bölümü, bu yıl da merakla beklenen belgeselleri bir araya getiriyor; David Lynch’ten Marina Abromovic’e, Maya Angelou’dan Franca Sozzani’ye, farklı disiplinlerden sanatçıların hayatlarına daha yakından bakabilme fırsatı sunuyor.

 

  • “Eraserhead”, “Twin Peaks”, “Blue Velvet” ve 21. yüzyılın en iyi filmi seçilen “Mulholland Drive” gibi klasiklerin yaratıcısı David Lynch’in hayatına dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı belgesel olan “David Lynch: The Art Life/David Lynch: Yaşam Sanatı” bölümün en heyecan verici yapımlarının başında geliyor. Dünya galasını Venedik’te yapan ve efsane yönetmenin Amerika’da küçük bir kasabadaki çocukluk yıllarından bugüne dek yayınlanmamış pek çok arşiv görüntüsü içeren film, Lynch’i Lynch’in kendisinden dinlediğimiz etkileyici ve samimi bir yolculuk.

 

  • Performans sanatının en ünlü isimlerinden Marina Abramović’in kişisel şifa ve ilham arayışı içinde Brezilya’da kutsal ritüellerin peşine düşmesi ve bu yolculuğun yaratıcı sürecini nasıl da açığa çıkardığını konu alan “The Space in Between: Marina Abramović and Brazil/Marina Abramović Araf’ta”, seyirciyi sanatçının cesur ve samimi portresiyle buluştururken;

 

  • 3 yıl önce kaybettiğimiz Afroamerikan yazar ve şair Maya Angelou hakkında yapılmış ilk film olan “Maya Angelou And Still I Rise/Maya Angelou: Yine de Ayağa Kalkarım” da Angelou’nun dansçılığı ve şarkıcılığı gibi az bilinen yönlerinden politik aktivizmi ve yazarlığına uzanan bir hayata içeriden bakıyor.

 

  • Stockholm, Nashville, Kudüs film festivallerinde en iyi belgesel seçilen, Çin’de 3 yıl önce saldırıya uğramış genç kadınlara destek olmak için başlattığı eylemle tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çeken ve aralarında Ai Weiwei gibi isimlerin de bulunduğu bir çok sanatçıya ilham veren kadın aktivist Ye Haiyan’ın mücadelesini konu alan “Hooligan Sparrow/Holigan Serçe” ve

 

  • İtalyan yetişkin filmlerinin en tanınmış oyuncu ve yönetmenlerinden Rocco Siffredi’nin kariyerini konu alan “Rocco”, bölümün merak uyandıran diğer filmleri…

 

Vogue Özel Gösterim: Franca

Aralık 2016’da kaybettiğimiz ve moda dünyasının kaderini belirlemiş Vogue İtalya’nın efsanevi yayın yönetmeni Franca Sozzani’nin oğlu Francesco Carrozzini’nin gözünden ilham verici portresini sunan “Franca: Chaos and Creation/Franca: Kaos ve Kreasyon”, Vogue Türkiye’nin özel gösterimi ile moda tutkunlarını bekliyor. Seçtiği, kimi absürt kimi görkemli, hep hayranlık uyandıran ama sıklıkla da tartışma yaratan Vogue kapakları ile sadece birtakım kuralları yıkmakla kalmamış, aynı zamanda son 25 yıl boyunca moda, sanat ve ticaret alanlarındaki standartları da yükseltmiş olan bu efsane ismin kariyerini kendi ağzından dinlerken, Karl Lagerfeld, Bruce Weber, Baz Luhrmann, Courtney Love gibi sayısız ünlünün ona hayranlığına da tanık oluyoruz.

 

Karanlık & Köşeli: Koltuğunda zıplamak isteyenlere!
Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu sene de, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan senenin en çok konuşulan fantastik ve avangart filmlerine, seyircinin ‘görme biçimleri’ni altüst eden, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor.

 

  • Japon sinemasının en cesur yönetmenlerinden Sion Sono’nun, Japon pink film (Pinku eiga) endüstrisini hicvettiği son garipliği “Anti-Porno”;

 

  • “Sightseers”, “Locke”, “Hot Fuzz” gibi filmlerle bağımsız sinemanın en sevilen komedyenlerinden Alice Lowe’ın ilk kez kamera arkasına geçerek annelik miti üzerinden enfes bir korku hikâyesi anlattığı “Prevenge/Hamintikam”;

 

  • Japon yönetmen Tetsuya Mariko’nun “Fight Club/Dövüş Kulübü” ve “Clockwork Orange/Otomatik Portakal”la karşılaştırılan, şoke edici sahneleriyle heyecan uyandıran son filmi “Destruction Babies/Yıkım Bebekleri”;

 

  • Michael O’Shea’nın ilk yönetmenlik denemesiyle Cannes’da Altın Kamera ve Belirli Bir Bakış ödüllerine aday gösterildiği, eleştirmenlerce “Let the Right One In” ile birlikte anılan vampir draması “The Transfiguration/Dönüşüm”;

 

  • !f seyircisinin 2011 yapımı ödüllü filmleri “Black Pond/Kara Göl” ile yakından tanıdığı ikili Will Sharpe ve Tom Kingsley’in içinde bilimkurgu, paralel evrenler, İngiliz su kanallarının karanlık geçitleri ve bol miktarda mizah barındıran son filmleri “The Darkest Universe/Paralel Evren”;

 

  • İlk sinema filminde eşsiz bir atmosfer yaratarak seyircinin nefesini kesen Nicolas Pesce’nin Fantastik Sinema Festivali’nden en iyi film, yönetmen, senaryo, kurgu ve görüntü yönetmeni ödüllerinin hepsini birden toplayan tuhaf korkusu “The Eyes of My Mother/Annemin Gözleri”, karanlık ve köşeli hikâyelerden hoşlanan !fçilerin kaçırmaması gereken filmler…

 

Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller

!f İstanbul’un bu yıla özel hazırladığı yeni bölümü “Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller”, belgesel sinemanın gerçeklikle olan ilgisi ve algısıyla oynayan, yaratıcı belgeselleri ağırlıyor.

 

  • Michal Marczak’a Sundance’te Dünya Belgeselleri dalında En İyi Yönetmen Ödülü kazandıran, muazzam kamerasıyla partilerin, şehrin ve sabaha sarkan konuşmaların arasından geçerek bizi uykuyla uyanıklık arasında bir deneyime ortak eden filmi “All These Sleepless Nights/Uykusuz Her Gece”;

 

  • Dean Fleischer-Camp’in ev hayatını belgelemeyi seven Gary adlı sıradan bir adamın YouTube hesabını takip ederek yarattığı ve belgesel filmciliğin sınırları konusunda tartışmalar yaratan filmi “Fraud/Sahte”;

 

  • Gerçek aşka dair mitleri kırarak, aşk kavramını kafamızda yeniden şekillendirmemizi sağlayan “LoveTrue/GerçekAşk”;

 

  • Sıradan yerleri görkemli sinematografik mekânlara dönüştürmesiyle ünlü İtalyan sanatçı Yuri Ancarini’nin Katar çölünden muhteşem bir mekân yarattığı ve Katarlıların sıradan alışkanlıklarını eşsiz görüntüler eşliğinde sunduğu filmi “The Challenge/Mücadele”;

 

  • Şiir dünyasının unutulmaz iki şairi Paul Celan ve Ingeborg Bachmann’ın yirmi yıla yakın bir süre boyunca süren mektuplaşmalarının iki oyuncu tarafından canlandırılmasını anlatan “The Dreamed Ones/Kalp Zamanı: Ingeborg Bachmann – Paul Celan Mektuplar”, sinemada yeni bakışları keşfetmeye hazır sinemaseverleri bekliyor.

 

Ustalardan klasikler !f kült’te!

!f İstanbul’un sinema tarihinin gizli hazinelerini gün ışığına çıkardığı !f kült bölümünde bu yıl üç klasik birden gösterilecek.

 

  • John Waters’ın Divine başta olmak üzere David Lochary, Mary Vivian Pearce ve Mink Stole gibi vazgeçemediği oyuncularını başrole taşıdığı, 1970’lerin başında tüm sınırları ihlal eden ve uzunca bir süredir kayıp olan filmi Multiple Maniacs/Masmanyaklar”;

 

  • David Lynch’in 90’ların başında tüm dünyayı ekranlara kilitleyen ve Nisan ayında yeni sezonunu beklemeye kilitlendiğimiz kült televizyon dizisi “İkiz Tepeler”in 1992 tarihli sinema filmi Twin Peaks: Fire Walk with Me/İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü”;

 

  • !f İstanbul’un Kapanış Filmi de olan T2 Trainspotting’in 20 yıl öncesini anlatan, Danny Boyle klasiği “Trainspotting”, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirciyle buluşacak.

 

Özel Gösterimler: Değişen dünyanın değişen halleri

!f İstanbul’un usta yönetmenlerin son filmlerini ya da kült işlerini gösterdiği Özel Gösterimler bölümü bu yıl, değişen dünyanın değişen hallerine tanıklık etmemizi sağlayan 3 özel filmi konuk ediyor.

 

  • Quebec’te devrim sonrası bir dünyayı hayal eden, 3 saate yaklaşan süresine rağmen, şiirselliğiyle büyüleyen ve seyirciyi hiç bitmesin isteyeceği bir dünyaya davet eden Those Who Make Revolution Halfway Only Dig Their Own Graves/Devrimi Yarıda Bırakanlar Kendi Mezarlarını Kazarlar”;

 

  • Çağdaş sanatçı Johan Grimonprez’ın gözünden uluslararası silah ticaretinin karanlık arka planına bir yolculuğa çıkaran Shadow World/Paravan Dünya”;

 

  • Zamanımızın en orijinal yönetmenlerinden biri olarak görülen Bill Morrison’ın elli yıldan uzun bir süredir kayıp olan ve Kanada’nın Yukon bölgesindeki eski bir yüzme havuzunda bulunan 1910 ve 1920’lerden kalma 533 filmin hikâyesini Sigur Rós’dan Alex Somers’in hipnotize edici müzikleri eşliğinde anlattığı büyüleyici son filmi Dawson City: Frozen Time/Dawson City: Donmuş Zaman”, sinefillerin kaçırmaması gereken, hazine değerinde filmler.

 

Gökkuşağı: Gökkuşağının altında hepimize yer var!

!f İstanbul’un ilk yılından beri, sevmekten korkmayanların ve gökkuşağının altında hepimize yer var diyenlerin filmlerini buluşturduğu  “Gökkuşağı” bölümünde izleyeceğimiz filmler ise şöyle:

 

  • Tamamen kadınlardan oluşan bir ekiple hayata geçirilen “Below Her Mouth/Dudağının Altında”;

 

  • Justin Kelly’nin James Franco ve Christian Slater’ı başrole taşıdığı kara filmi “King Cobra”;

 

  • So Yong Kim’in Riley Keough ve Jena Malone gibi iki harika kadın oyuncunun hayat verdiği karakterler üzerinden özlem, yoksunluk, anlayış ve aşka dair sarsıcı anları konu alan filmi “Lovesong/Aşkşarkısı”;

 

  • İrlanda eğlence hayatının en tanınan ismiyken bir anda ülkenin kaderini değiştiren bir aktiviste dönüşen Panti Bliss, nam-ı diğer Rory O’Neill’ın hikâyesini konu alan, ilham verici belgesel “The Queen of Ireland/İrlanda Kraliçesi”;

 

  • “Looking” ile tanıdığımız Russell Tovey’in başarılı oyunculuğuyla övülen, Ben A. Williams’ın ilk yönetmenliyle BAFTA Film Ödülleri’ne aday gösterildiği filmi “The Pass/Pas ve Gol”.

 

Ev: Ev dediğimiz Türkiye

!f İstanbul’un, Türkiye sinemasının son bir yılını mercek altına alan ve alternatif sesleri bir araya getiren Ev bölümünde izleyeceğimiz filmler ise şöyle:

 

  • Geçen yıl “Gizli” adlı yaratıcı filmiyle Keş!f ve SİYAD jürisi tarafından ‘En İyi Yönetmen’ seçilen Ali Kemal Çınar’ın yazıp yönetip ve oynadığı, sıradışı bir süperkahraman hikayesi anlatan komedi “Genco”;

 

  • Edoardo Malvenuti’nin yağlı güreşçi ikiz kardeşlerin hayatlarına yakından tanıklık eden samimi belgeseli “Güreş”;

 

  • Türk müziğine önemli katkılarda bulunmuş Udi Hrant Kenkulian’ın ve 1930’lu yıllarda yıkılan Pangaltı Ermeni Mezarlığı’nın izlerini günümüzdeki kalıntıları üzerinden süren “Her Gün Bahar Olmuyor”;

 

  • ‘Denizlerin canavarı’ olarak efsanelere konu olmuş lüferin hikâyesini, muhteşem sualtı çekimleri, balıkçılar, aktivistler ve konuyla ilgili diğer kişilerle anlatan “Lüfer”;

 

  • Yalnızca ailelerinin anlattıkları hikâyelerden bildikleri ve hiç görmedikleri İzmir üzerine hayaller kuran iki arkadaşı konu alan “Ismyrne/İzmir”;

 

  • 1975 yılında İmralı Hapishanesi’nden kaçtıktan sonra Amerika’ya dönüp şöhreti yakalayan, Oliver Stone’un senaryolaştırdığı ve Alan Parker tarafından çekilen “Midnight Return/Geceyarısı Ekspresi” ile uzun yıllar Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Billy Hayes’in yıllar sonra Türkiye’ye gelişini konu alan “Midnight Return: The Story Of Billy Hayes And Turkey/Geceyarısı Ekspresi’ne Dönüş: Billy Hayes ve Türkiye’nin Hikâyesi”.

 

!f music: #ŞifaOlsun

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenen !f music, bu yıl altıncı yaşını kutluyor ve !f İstanbul’un “İyileştiren Şeyler” temasından aldığı ilhamla #ŞifaOlsun mottosuyla yola çıkıyor.

 

  • !f music bu yıl da yılın beklenen müzik filmlerini buluşturuyor. Bunlardan ilki, efsanevi The Rolling Stones’un 2016 turnelerinin son ayağı olan Havana konserinin perde arkasını anlatan The Rolling Stones Olé Olé Olé!: A Trip Across Latin America/The Rolling Stones: Latin Amerika’da Bir Yolculuk Hikâyesi”. Hollywood Reporter’ın “Konser performanslarını kayda alan benzer müzik filmlerinden çok daha fazla sözü olan, beklenmedik biçimde duyguyla yüklü” sözleriyle övdüğü film, grubun tarihindeki en önemli anlardan birisine, Havana’da verdikleri ücretsiz, 1.2 milyon kişinin coşarak izlediği efsanevi saatlere tanıklık ediyor. The Rolling Stones’u Küba’da konser veren ilk yabancı grup olarak tarihe yazan bu konserden görüntülerin yanı sıra daha önce pek görmediğimiz canlı performanslarını da izleyebileceğimiz film, bir müzik filmi olmaktan öte grubun kişisel yolculuğuna da davet ediyor.

 

  • Bölümün merakla beklenen bir diğer filmi ise ikonik İngiliz rock grubu Oasis’in inanılması güç yükselişini konu alan Oasis: Supersonic. “Amy” belgeselinin yönetmeni Asaf Kapadia’nın yapımcıları arasında olduğu ve daha önce görülmemiş arşiv görüntülerine dayanan film, Manchester’ın fakir bir mahallesinden gelen Gallagher kardeşlerin üç yıl içinde tüm zamanların en büyük müzik gruplarından birine dönüşmelerinin hikâyesini anlatıyor.

 

  • Müzikseverler !f music’te ayrıca; gelmiş geçmiş en ünlü rock fotoğrafçısı, şair ve saykedelik kâşif Mick Rock’ın hayatına ve anılarına daldığımız, David Bowie, Syd Barrett, Blondie, Queen, Lou Reed ve Iggy Pop gibi arkadaşlarının artık ikonlaşmış fotoğraflarının nasıl çekildiğinin hikâyesini de dinlediğimiz Shot! The Psycho-Spiritual Mantra Of Rock/Klik! Rock’ın Ruhani Mantrası”;

 

  • Dünyaca ünlü müzisyen İlhan Erşahin tarafından East Village’da kurulan ve New York’un müzik kültürünü etkilemiş aynı adlı underground caz kulübünün hikâyesini anlatan Nublu”;

 

  • İran hükümetinin baskıcı tutumlarına rağmen kendi müziklerini yapma ve albüm yayınlama mücadelesindeki iki genç DJ, Anoosh ve Arash’ın ilham verici hikâyeleri Raving Iran/İran’da Rave”;

 

  • 80’lerin sonlarında melodik metal tınılarıyla ve şaşaalı giyimleriyle Japonya’da müzikal bir devrim başlatan, 1997 yılında, başarının zirvesindeyken dağılmalarıyla geride milyonlarca üzgün hayran kitlesi bırakan kült müzik grubu X Japan’ın müzikleri kadar sıradışı hikâyelerini perdeye taşıyan We Are X/Biz X’izi de izleme şansı yakalayacak.

 

Şifalı atölyeler

Bu yıl #ŞifaOlsun mottosuyla yola çıkacak !f music, film gösterimlerinin yanı sıra Alt Sanat Mekânı, Babylon ve bomontiada’da gerçekleşecek etkinlikleriyle de şifa bulmanın yollarını arayacak. Katılımcılar, KUAN grubu ile “Ses ve Frekans Farkındalığı Atölyesi”nde sesin ve frekansın varlıklar üzerindeki etkisini keşfederken; şifacı ve şamanik uygulayıcı Elif Özkoç ve hikaye anlatıcısı Pelin Turgut rehberliğinde de özel bir masala dahil olacaklar. !f music’in konuklarından biri de dünyaca ünlü dansçı, koreograf, dövüş sanatları ustası ve aktör Bboy Neguin! Dünyanın en prestijli break dance turnuvası olarak gösterilen Red Bull BC One şampiyonlarından ve Break Dance tarihinin en seçkin yeteneklerinden biri olan Neguin’in atölyesi, dansın bedensel, zihinsel ve spiritüel ögeleriyle farklı bir yolculuğa çıkaracak.

 

!f Yarın: Yarının dünyası Samsung ortaklığı ile !f İstanbul’da!

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin bu yıl ilkini düzenleyeceği !f Yarın, sinema başta olmak üzere sanat ve medya alanını derinden etkileyen ve geleceğin sanat dalları arasında anılmaya başlanan sanal gerçekliğin heyecan verici ve başdöndürücü dünyasına davet ediyor. Türkiye’de bir film festivalinde ilk kez geçen yıl !f İstanbul’da gerçekleşen sanal gerçeklik sergisi, bu yıl Samsung’un sunduğu Samsung Gear VR deneyimi ile daha da zenginleşerek ve heyecan verici işlerle çoğalarak !f Yarın kapsamında seyirciyle buluşuyor.

 

Küratörlüğünü yönetmen ve sanal gerçeklik dünyasının yön belirleyici merkezlerinden MIT Media Lab araştırmacılarından Deniz Tortum’un üstlendiği ve bomontiada Alt Sanat Mekânı’nda deneyimlenebilecek !f Yarın Sanal Gerçeklik Sergisi’nde son yılların en çok ses getiren 13 işi bir araya geliyor. İzleyiciyi sanal gerçeklik gözlüğüyle bir tecrit hücresine sokan “6X9”; Filibeli Ahmed Hilmi’nin ‘Amak-ı Hayal’ romanının sanal gerçeklik için serbest bir şekilde uyarlanmasıyla ortaya çıkan Annica; “Fantasia” filminden esinle hazırlanan, izleyicinin de parçası olduğu soyut bir müzik ve dans deneyimi sunan “Ateş Kuşu: Peri; bakma eyleminin anlamının, evrimsel süreç içinde, suda yaşayan canlılardan bilgisayar aracılığıyla kontrol edilen akıllı füzelere kadar nasıl değiştiğini özgün bir farkındalıkla anlatan A Short History Of The Gaze/Bakmanın Kısa Tarihi”; 20. yüzyıl boyunca İstanbul’da değişen gündelik hayat akışını çeşitli kurgusal karakterler üzerinden anlatan “I Am Istanbul/Ben İstanbul”; bilimkurgu yazarı Philip K. Dick’in ölümünün 23. yılı olan 2005’te robotik mühendisi David Hanson’ın yazarın suretini kullanarak yarattığı Phil adlı androidin gözlerinden geleceğe bakacağımız “I, Philip/Ben, Philip; 6-7 Eylül olaylarına bir fotoğraf stüdyosunun içinden tanıklık etmenizi sağlayan “Eylül 1955; 360 derece VR deneyimlerinden biri olanThe Fight For Falluja/Felluce Kuşatması”; seyirciyi çeşitli göçebe toplulukların yanına misafir ederek bu toplulukların günlük yaşamlarına tanıklık etmesini sağlayan “Nomads/Göçebeler”; ormanda yaşayan dört canlı türünün gözünden ormanı keşfe çıkaran In the Eyes of the Animal; geçen yıl !f’in Keş!f Yarışması’nda izlediğimiz ve yılın en iyi filmlerinden biri sayılan “Notes on Blindness”ın Sanal Gerçeklik deneyimini yaşatan, körlüğün içsel dünyasıyla ilgili eşsiz bir deneyim sunan Notes On Blindness: Into Darkness/Körlük Üzerine Notlar: Karanlığa Doğru”; 1916 yılında İrlanda’daki Paskalya Ayaklanması’nda yer almış bir gencin, Willie McNeive’in ses kayıtları aracılığıyla seyirciyi ayaklanmanın tam ortasına sokanEaster Rising: Voice Of A Rebel/Paskalya Ayaklanması: İsyancının Sesi” ve basit bir telefon hattı ve interaktif web deneyimi aracılığıyla Zeki Müren’e gönderilen yüzlerce mesajı biriktirerek Sanat Güneşi’ne duyulan hayranlığa ve geçmiş günlerin Türkiye’sine karşı hissedilen bir nostaljiye de ayna tutan “Zeki Müren Hattı”, !f İstanbul boyunca Alt Sanat Mekânı’nda deneyimlenebilecek.

 

Sanal gerçeklik dünyasını deneyimleyin

!f Yarın kapsamında ayrıca atölye çalışmaları ve konuşmalar da gerçekleşecek. 19 Şubat’ta düzenlenecek !f Yarın Forum, sergide işlerini izleyeceğimiz sanatçıların yeni iletişim ve yaratıcılık mecraları hakkındaki deneyimlerini dinleme fırsatı sunarken, Ersin Han Ersin ile Ergin Şanal moderatörlüğünde düzenlenecek “Sanal Gerçeklik Deneyimleri Yaratmanın İncelikleri” başlıklı atölye ve Nil Tuzcu ile Beyza Boyacıoğlu’nun yürüteceği “İnteraktif Bir Dünyada Hikâye Anlatmanın Yolları” atölyesi yaratıcıların deneyimlerini paylaşacakları ve katılımcılara yeni anlatım yöntemleri için ilham verecekleri bir buluşma noktası olacak.

 

!f²: !f İstanbul 32 şehir, 42 noktada aynı anda

Dünyada ilk kez !f İstanbul tarafından gerçekleştirilen ‘alternatif film dağıtım ve paylaşım’ projesi !f², bu yıl Adana’dan Denizli’ye, Gümrü’den Lefkoşa’ya 42 farklı noktaya ulaşacak. İş Bankası’nın İş’te Üniversiteli markası partnerliğinde beşinci kez düzenlenen !f², Anadolu Kültür danışmanlığında ve Mediatriple tarafından sağlanacak online video platform ile gerçekleşecek ve !f İstanbul’un festival salonlarını Türkiye’de 30 şehrin yanı sıra Gümrü ve Lefkoşa’ya taşıyacak. Festivalin son üç günü olan 24-25-26 Şubat tarihlerinde İstanbul’da gösterilecek 5 film, 32 şehir ve 42 farklı noktada, 15 bin kişiye aynı anda ulaşacak. Ayrıca, Anadolu’nun farklı şehirlerinin toplum merkezlerinde mültecilere özel Arapça altyazılı gösterimler de yapılacak. Gösterimlerin ardından İstanbul’da yönetmenlerle yapılacak söyleşiler internet üzerinden canlı yayınlanacak ve bu şehirlerdeki katılımcılar da sohbeti izleyip, yönetmenlere soru sorabilecek. !f² kapsamında bu yıl; Koca Dünya”, India in A Day/Bir Günde Hindistan, The Giant/Dev, Window Horses/Camdan Atlar” ve Tanna” gösterilecek.

 

Türkiye’den Kısalar: Yılın en iyi kısaları bir arada

!f İstanbul’un kısa metrajlı film üretimine dair son bir yıl içerisindeki eğilimlerin derlemesini yapmak amacıyla hazırladığı “Türkiye’den Kısalar” bölümü, bu yıl da yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlandı. !f İstanbul’un tematik olarak programladığı “Türkiye’den Kısalar” derlemeleri İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekânlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak. İstanbul’daki gösterimler sırasında yapılacak “İzleyici Oylaması” sonucu bir kısa filmin yönetmeni uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak.

 

Bu yıl “Türkiye’den Kısalar” bölümü dört derlemeden oluşuyor. Kendilerine has bir zaman diliminden seslenen kısaları izleyeceğimiz “Geceyarısı, Türkiye Zamanı” derlemesinde, Esme Madra’nın “Su Almaya Gidiyorum, Bir Şey İsteyen Var Mı?”, Koray Sevindi’nin “Döngü”, Pınar Öğünç’ün “Evbark”, Emin Akpınar’ın “Güney Kutbu”, Burkay Doğan’ın “Tıkanma”, Murat Uğurlu’nun “İki Parça”, Yağmur Altan’ın “Tavşan Kanı”, Levent Çetin’in “Demokrasi Hatırası”, İsmet Kurtuluş ve Kaan Arıcı’nın “Son Şinitzel” adlı kısaları; Yasemin Özcan’ın kişisel sergisi Saadet Çıkmazı’ndaki ‘Aslanlar ve Ceylanların Kucağında’ isimli çalışmasından esinlenen “Aslanlar Ve Ceylanlar” derlemesinde Hasan Can Dağlı’nın “Siyah Çember”, Azra Deniz Okyay’ın “Sulukule Mon Amour”, Muhammed Seyyid Yıldız’ın “Diyariyek / Bir Hediye”, Metehan Şereflioğlu’nun “7 Santimetre”, Rûken Tekeş’in “Hevêrk / Çember”, Eren Topçu’nun “Bugün”, Murat Uğurlu’nun “İki Parça” adlı kısaları; devasa iç dünyalarımızı dillendiren seçki “Muazzam Öz”de Can Eren’in “Benim, Yalnızlık Aleti”, Özgü Özbudak’ın “Balerinin Bir Günü”, Merve Tuna’nın “Lateks Paltonun Bilinçdışı Anatomisi”, Melisa Üneri’nin “Patates Olmasın”, Sezen Kayhan’ın “Elene”, Pınar Yorgancıoğlu’nun “Nebile Hanım’ın Solucandeliği” kısaları; dünyevi sıkışmışlıkların manevi arayışlarla çatışmasına dokunan kısaları bir araya getiren “Burası Ve Ötesi” seçkisinde ise Pelin Kırca’nın “Aysız Bir Gece”, Özgür Demirci’nin “Uzaktaki Kadın”, Mustafa Efelti’nin “35”, Ece Yazıcıgil ve Ilgın Harput’un “Yad”, Bora Tarhan’ın “Başka Bir Dünyaya Yolculuk”, Filiz Işık Bulut’un “Zelal” ve Ayris Alptekin’in “Kot Farkı” adlı kısaları yer alıyor.

 

!f İstanbul 2017 Etkinlikleri

!f İstanbul’un atölyelerden sohbetlere uzanan 2017 etkinlik programı bu yıl da dolu dolu…

 

  • ATÖLYE: Barış Benimle Başlıyor: Ses ve Sözle Şifa Yolculuğuna Çıkmak

Yer: Alt | bomontiada / Tarih: 17 Şubat 2017, Cuma / Saat: 18:00 – 21:00 / Ücret: 60 TL

Atölye Yürütücüleri: Elif Özkoç, Pelin Turgut

 

Şifacı ve Şamanik uygulayıcı Elif Özkoç ve hikaye anlatıcısı Pelin Turgut rehberliğinde özel bir masalla yolculuğa çıkıyoruz. Belki ormanlara girecek, orman hayvanlarıyla vakit geçirecek; belki kartallarla zirvelerde uçacak, bilge anneannelerle, dedelerle, yıldızlarla buluşup, kalbimizin unutulmuş parçalarını toplamaya bakacağız. Şifalı sesler, kristal çanaklar, davul ve çıngırakların eşlik edeceği bu yolculukta, yaşadığımız dönemin ihtiyacı olan kişisel gücü ve kalbin rehberliğini birlikte bulacağız. (Katılım 30 kişiyle sınırlıdır. Herhangi bir tecrübe aranmamaktadır. Çalışma dili ise Türkçe olacaktır. Kendi matınızı getirmeniz rica edilir.)

 

  • SOHBET: Tüneller ve Olasılıklar Üzerine Bir Sohbet: !f 2017 Türkiyeli Yönetmenler Buluşması
    Yer: Alt | bomontiada / Tarih: 18 Şubat 2017, Cumartesi / Saat: 14:30 – 16:30
    Ücretsiz
    Katılımcılar: Türkiye’den Kısalar Yönetmenleri
    Moderatörler: Serra Ciliv, Engin Palabıyık

 

Eliptik bir oturma düzeninde, !f 2017’de çıkmaz yollardan tüneller açmaya devam eden Türkiyeli yönetmenlerle bir sohbet.
“Türkiye’den Kısalar” bölümümüz kendi içinde bir bütün oluşturan hikayeler anlatıyor. Bu bütünün içinde yakaladığımız bir büyük sorunun parçaları aklımızı kurcalamadan edemiyor: Zamanın geriye gitmek ve ilerlemek arasında sanki aniden ve sert bir şekilde duruverdiği, yaşadığımız gerçek ile hayallerimizin birbirine uzak kaldığı bir mevcudiyette, insan kendi iç dünyasının genişliğini, arzularını, motivasyonlarını ve daha güzel ihtimalleri nasıl var etmeye devam edebilir?  Kötü bir hayatta iyi bir hayat sürmek mümkün müdür? Bize ne iyi gelir?
Yönetmenlerimizin farklı açılardan yaklaşarak, bambaşka anlatım dilleri ve tekniklerle benzer hissiyatlara dokunmuş olması şaşırtıcı olmamalı. İçinden sendeleyerek geçmeye çalıştığımız karanlık bir zaman tünelinde, bizi cesaretlendirecek, bize ilham verecek, ruhumuzu ateşleyecek, ödün vermeyen üretimler yapmaya nasıl devam ediyoruz ve edeceğiz? İçerikte, hikayelerini anlattığımız karakterlerin dünyalarında ve gerçeklik dediğimiz tuhaf oluşumda hakikatı bulmanın muazzam çetrefilli ve bir ihtimal tatmin edici yollarını konuşuyoruz. Gelirken aslan postlarınızı omzunuza atın, bekliyoruz.

  • SOHBET: Hayata Yeni Şarkılar Lazım
    Yer: Alt | bomontiada / Tarih: 18 Şubat 2017, Cumartesi / Saat: 18:00 – 20:00
    Ücretsiz
    Moderatörler: Derya Bengi

 

Gazeteci Derya Bengi’nin moderatörlüğünde müzik dünyasından konuklarla şarkı yazmak, şarkı söylemek, “dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek” üzerine açık uçlu, geniş ufuklu bir sohbet. Şarkıların hayatımızdaki yeri, anlamı ve önemi. Sinemadan, tiyatrodan, edebiyattan, evden, sokaktan kopup gelen şarkılar. Dylan’ın Nobel’i, Cohen’in vasiyeti. Dünün, bugünün, yarının halk ozanları. Ben Harper’ın dediği gibi “Dünya iyi şarkıya doymaz” ya da Bülent Ortaçgil’in dediği gibi “Hayata yeni şarkılar lazım”.

 

  • FORUM: !f Yarın
    Yer: Alt | bomontiada / Tarih: 19 Şubat 2017, Pazar / Saat: 15:00 – 18:00
    Ücretsiz
    Atölye Yürütücüleri: Ersin Han Ersin, Çağrı Hakan Zaman, Nil Tuzcu, Ergin Şanal, Beyza Boyacıoğlu

!f Yarın Forum’da, !f Yarın’da görebileceğiniz işlerin yaratıcıları, yeni mecralar hakkında deneyimlerini aktaracak. Bu işler nasıl yaratılıyor? Fikir aşamasından itibaren, yeni mecralarla çalışmanın yöntemleri neler? Bu hızla değişen alanda sanatçılar kendi işleri ve diğer işler hakkında neler düşünüyor? Hikâye anlatımına yeni bakışlar getiren bu alanın en ilginç isimlerinden bazılarıyla yapılacak bu sohbeti kaçırmayın.

  • SOHBET: Cem Yılmaz & Taner Ceylan: Kahkaha ve Estetik

Yer: bomontiada, C Blok Kat 4 / Tarih: 19 Şubat 2017, Pazar / Saat: 19:00 – 20:30 / Ücretsiz

Çizgileri ve sohbetiyle mizahın ne de güzel bir direniş yolu olduğunu göstermiş, sinema sevdası ve yaratıcı dehasıyla her seferinde bizi şaşırtmış, kendisine hayran bıraktırmış Cem Yılmaz ve 90’ların başından beri Türkiye ve yurt dışında kabuğumuzu kıran işler üretmiş, her baktığımızda büyüsünü çoğaltan hiperreel tabloların yaratıcısı Taner Ceylan bir araya geliyor; ilham perileri hangi vakit geldi, nelere güler, ağlar, umutlanırlar, hangi şiirleri, kitapları okur, filmleri izler, hangi adamlar ve kadınlardan beslenirler… Yan yana oturup bunların hepsini konuşuyorlar.

 

  • ATÖLYE: Sanal Gerçeklik Deneyimleri Yaratmanın İncelikleri
    Yer: Alt | bomontiada / Tarih: 20 Şubat 2017, Pazartesi / Saat: 18:00 – 21:00
    Ücretsiz
    Atölye Yürütücüleri: Ersin Han Ersin & Ergin Şanal

 

Bu atölye çalışmasında Marshmallow Laser Feast’in yaratıcı yönetmeni Ersin Han Ersin ve görsel efekt sanatçısı Ergin Şanal, sanal gerçeklik deneyimleri yaratma konusunda tecrübelerini paylaşacaklar. Gerçek dünyanın lazer tarayıcı gibi yeni teknolojilerle dijital bir şekilde kaydedilmesi, izleyicinin vücudunun farklı yöntemlerle deneyimin parçası olması, sanal gerçekliğin henüz tam olarak çözülememiş sorunları, ve tüm bu koşulların tetiklediği yaratıcılık süreci gibi konulardan bahsedilecektir.

 

  • ATÖLYE: YAPIMLAB @!f: Bir Yaratıcı Yapım Atölyesi & Pitching Platformu

Yer: Soho House İstanbul / Tarih: 21 Şubat 2017, Salı / Saat: 10:00 – 18:00 / Ücretsiz

Atölye Yürütücüsü: Zeynep Atakan

 

Bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek olan !f İstanbul ve YAPIMLAB birlikteliği, dünyada hızlı bir biçimde değişen film üretim stratejilerini genç sinemacılar ile paylaşmayı hedefleyen, kısacılara ve kısa film tutkunlarına yönelik bir çalışma. Her yıl yeni fikirler etrafında kurulmayı hedefleyen Yapımlab@!f: Bir Yaratıcı Yapım Atölyesi ve Pitching Platformu’nun bu yılki teması “Genç Olmak?”. Bu kavram üzerine oluşturulan tüm projeler YAPIMLAB tarafından değerlendirilecek. Başvuran projeler arasından seçilen 10 proje YAPIMLAB @!f’e davet edilecek ve proje sahipleri YAPIMLAB’de yapacakları ön görüşme sonrası atölyeye katılacaklar. Bir gün boyunca sürecek ve konuya ilgi duyan izleyicilere de açık olacak Yaratıcı Yapım Atölyesi ve Pitching Platformu’nda belirlenen Ana Jüri’ye projelerini sunacak olan katılımcılardan biri 5 bin TL değerindeki YAPIMLAB Ödülü’nün sahibi olacak. Diğer 9 proje ise prodüksiyon aşamalarında YAPIMLAB tarafından takibe alınacak.

 

  • ATÖLYE: İnteraktif Bir Dünyada Hikaye Anlatmanın Yolları
    Yer: Alt | bomontiada Tarih: 21 Şubat 2017, Salı / Saat: 13:30 – 16:30
    Ücretsiz
    Katılımcılar: Nil Tuzcu & Beyza Boyacıoğlu

 

İnteraktif / Web Anlatı Platformları Atölyesi, katılımcılara dijital ortamda hikaye anlatma yöntemlerini ve araçlarını tanıtacak. Multimedya uygulamalarından örneklerin gösterileceği çalışmada, kullanıcı arabirimi tasarımı, web ortamında hikaye kurgulama ve veri görselleştirmesi gibi temel konulardan bahsedilecektir.

 

  • ATÖLYE: KUAN ile Ses ve Frekans Farkındalığı Atölyesi

Yer: Alt | bomontiada / Tarih: 21 Şubat 2017, Salı / Saat: 18:00 – 20:00 / Ücret: 60 TL

Atölye Yürütücüsü: KUAN (Demircan Demir & Barkın Çoruh)

 

Hayat akarken ses ve frekans hakkındaki farkındalığımız günlük hayat meseleleri içinde kaybolur gider. Genellikle işten eve giderken kulaklıkla dinlediğimiz ya da sağda solda duyduğumuz müziklerden öte bir derinliğe erişmez. Halbuki ses, frekans ve ritm üzerine gelişen farkındalık bilinmeyen bir alemin kapısını aralamak gibidir. Müzik dediğimiz bilinmezlikler ilmi, bu kapıyı aralamak için, çağlardır, ilkel kabilelerden günümüze kadar geliştirdiğimiz en önemli yoldur. Demircan Demir’in yaklaşık 5 sene önce kurduğu KUAN’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek bu atölye de, bu farkındalığımızı geliştirmek adına adımlar atma yolları gösterecek. (Katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Herhangi bir tecrübe aranmamaktadır. Çalışma dili ise Türkçe olacaktır.)

 

  • ATÖLYE: Akıllı Telefonla Belgesel Yapmak

Yer: Atölye | bomontiada / Tarih: 23-26 Şubat 2017 / Saat: 13:00 – 17:00

Dil: İngilizce (Türkçe Ardıl Çeviri)

Atölye Yürütücüleri: Erol Mintaş, Zaid BaQaeen

 

Değişen dünya koşullarında film yapabilmenin koşulları da değişiyor; bağımsız ve özgürce film yapmak ve filmlerimizi fonlamak gittikçe zorlaşıyor. Diğer yandan, dağıtım mecraları değişiyor, yeni mecraları keşfetmek daha çok izleyiciye ulaşmak anlamına geliyor. Hikayelerimizi anlatmaya nasıl devam edebiliriz? Hemen hepimizin elinin altında bir akıllı telefonu var, cep telefonlarımızla film yapmak, yeni yolların keşfi için bire bir. Peki telefonlarımızla nasıl bir anlatım dili yaratabiliriz? Nasıl hikâyeler anlatabiliriz? Güçlü filmler yapabilir miyiz? Kendi istediğimiz filmleri, dert edindiğimiz meseleleri bir yerlere bağlı olmadan anlatabilmek için bize ne tür imkanlar sağlıyor, her gün kullandığımız bu telefonlar? Bu atölyenin amacı, bir başlangıç noktası, ortak bir alan oluşturmak aslında.

Bugüne kadar en az bir kısa veya uzun belgesel film yaptıysanız, halihazırda üzerine çalıştığınız bir belgesel film fikriniz varsa, aktif bir akıllı telefon kullanıcısı iseniz ve temel kamera kullanma becerisine sahipseniz, buluşalım mı?

Başvuru için: 12 Şubat 2017 tarihine kadar atolye@ifistanbul.com’a biyografi ve filmografinizi, bir sayfalık proje önerinizi, son belgeselinizin izleme linkini atmanızı rica ediyoruz. Başvurular atölye eğitmenleri tarafından değerlendirilecek ve sonuç size bildirilecektir. !f 2017 Doc Lab kapsamında gerçekleşecek bu çalışma 10 kişi ile sınırlıdır. Dört gün boyunca katılım istenmektedir.

 

  • SOHBET: Yeşim Ustaoğlu & Birhan Keskin: Su ve Nefes

Yer: bomontiada, C Blok Kat 4 / Tarih: 23 Şubat 2017, Perşembe / Saat: 19:00 – 20:30 / Ücretsiz

En son ‘Tereddüt’ ile bize başka olsak da aynı olduğumuzu, çıkış yollarımızı ve istediğimizde gidebileceğimizi hatırlatan Yeşim Ustaoğlu ve ‘Delilirikler’den ‘Fakir Kene’ye, sözcükleri ile gecemize gündüzümüze yollar çizmiş Birhan Keskin bir araya geliyor; ormanları ne, inatları ne, hangi kitaplar, filmler, şiirler, adamlar ve kadınlar onlara ilham verdi, iyi geldi, onları iyileştirdi… yan yana oturup bunların hepsini konuşuyorlar.

 

  • ATÖLYE: Bir şifa aracı olarak dans

Yer: Alt | bomontiada / Tarih: 25 Şubat 2017, Cumartesi / Saat: 15:00 – 17:00 / Ücret: 20 TL

Atölye Yürütücüsü: Bboy Neguin

 

Dünyaca ünlü dansçı, koreograf, dövüş sanatları ustası ve zaman zaman da karşımıza bir aktör olarak çıkan, Brezilyalı Bboy Neguin, Break Dance tarihinin en seçkin yeteneklerinden biri. Neguin, Capoeira akrobasisi ve nefes kesici Bboy hünerlerini özgün bir biçimde harmanlamasıyla tanınıyor. Sayısız ödül ve yarışma kazanan ve dünyaca ünlü prodüksiyonlarda  yer alan Bboy Neguin !f İstanbul’un konuğu olarak Türkiye’ye geliyor ve sizi dansın bedensel, zihinsel ve spiritüel ögeleriyle farklı bir yolculuğa çıkarıyor. Bu atölye sayesinde, Brezilya dövüş sanatı- Capoeria, Hip Hop ve Break Dance’ın felsefelerini, tekniklerini ve farklı konseptlerini birleştirerek, kendinizi ve yaratıcılığınızı özgün bir şekilde ifade edebilmenin yollarını bulacak, müziği dönüşümlere neden olan bir şifa aracı gibi kullanmayı öğreneceksiniz. (Atölye tüm seviyelere ve yaşlara açıktır.)

 

Biletler biletix’te!

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin biletleri 3-5 Şubat tarihlerinde İstanbul için, 17-19 Şubat tarihlerinde de Ankara ve İzmir için biletix’te % 10 indirimle ön satışa çıkacak, İş Bankası Maximum Kart sahiplerine %20 indirimle ön satışa çıkacak.. Bu yıl festival biletleri biletix’ten ve sinema gişelerinden satın alınabilecek.

 

Tüm öğrencilere !f bileti 2 TL!

Bu yıl !f İstanbul, genç !f’çilere özel bir indirimle geliyor. Öğrenci kimliğini gösteren !f’çilere hafta içi gündüz seanslarındaki filmler 2 TL’den satışa sunulacak. İş’te Üniversiteli ya da Maximum Kart sahibi öğrenciler ise aynı seansları 1 TL ödeyerek izleyebilecekler.

 

!f İstanbul’un diğer seanslar için bilet ücretleri ise şöyle olacak:

 

İstanbul

Hafta içi gündüz gösterimleri (19:00 öncesi tüm seanslar)

Tam: 10 TL Öğrenci: 2 TL

Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün

Tam: 20 TL Öğrenci: 17 TL

21:30 – 22:00 seansları

Tam & Öğrenci: 22 TL

 

Ankara ve İzmir

(19:00 öncesi tüm seanslar)

Tam: 10 TL Öğrenci: 2 TL

Hafta içi 19:00 seansı ve sonrası ile hafta sonu tüm gün

Tam: 19 TL Öğrenci: 16 TL

21:30 – 22:00 seansları

Tam & Öğrenci: 20 TL

 

İş Bankası Maximum Kartlılara özel avantajlar

Festivalde İş Bankası Maximum Kart sahiplerine özel olarak hazırlanan “Maximum Film” ve “Maximum Müzik” paketleri ile biletlerde % 50 indirim ayrıcalığı sunulacak. İş Bankası Maximum Kart sahipleri, “Maximum Film” paketiyle en az 4, en fazla 20 adet festival sinema biletini, “Maximum Müzik” paketiyle ise en az 2, en fazla 6 adet etkinlik biletini %50 indirimle satın alabilecekler. Paket almayı tercih etmeyen İş Bankası Maximum Kart sahipleri için de film ve etkinlik biletlerinde ön satışta %20 indirim ayrıcalığı sunulacak.

 

!f ile arkadaş olun!

Sosyal medyada en çok takip edilen festival olan !f İstanbul ile ilgili güncel bilgileri festivalin Facebook, Twitter ve Instagram, Snapchat ve Periscope hesaplarından izleyebilirsiniz. !f İstanbul’u sosyal medyada @ifistanbul adresiyle takip edebilir, paylaşımlarınızı #if2017#ifteizledim ve #ifmaximumda etiketiyle yaparak sohbete katılabilirsiniz.

 

Teşekkür ederiz…

!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali; ana partneri ve !f music partneri İş Bankası Maximum Kart’a; !f Yarın sponsoru Samsung’a; otomotiv sponsoru Ford’a; konaklama sponsoru Divan Otel’e; medya sponsoru TLC’ye; gazete sponsorları Agos, Birgün ve Cumhuriyet’e; radyo sponsoru Radyo Eksen’e; dergi sponsorları Marie Claire, Time-Out İstanbul, Trendsetter İstanbul, Vogue Türkiye ve XOXO’ya; online medya sponsor beyazperde.com’a, internet sponsorları artfulliving.com ve filmloverss’a; kurumsal destekçileri İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, Kadıköy Belediyesi, Açık Toplum Vakfı, İsveç Konsolosluğu, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Japonya Büyükelçiliği’ne; teknoloji sponsoru İLTEK’e; perde reklam sponsoru Mars Media’ya; !f² sponsorları İş Bankası İş’te Üniversiteli, Mediatriple, Anadolu Kültür, Kamusi ve Ses Sanayi’ye; festival destekçileri Red Bul BC One, bomontiada, Babylon, Alt Sanat Mekânı, Soho House İstanbul, Atölye, Rafineri, Spark Film Collective, Mojo VR, İmaj, getty images, iStock, Orion, Atlas Post Production, Bahçeşehir Üniversitesi Bug Oyun Laboratuvarı, Editör, Sentro Tercüme, Iamnotbasic, Afiş Adam, City’s Nişantaşı, Kanyon, Akasya, Caddebostan Kültür Merkezi, Doluca Şarapçılık Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’ye; !f Ankara destekleyicileri Armada Alışveriş ve İş Merkezi, Başkent Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, ODTÜ-GİSAM’a; !f İzmir destekleyicileri İzmir Konak Belediyesi ve İzmir Konak Pier’e teşekkür eder.

 

İş Bankası Maximum Kart ana partnerliğinde ve Mars Cinema Group ortaklığında yapılacak 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 16 Şubat’ta İstanbul’da başlayacak ve 2 Mart’ta Ankara’ya ve İzmir’e uğrayarak 5 Mart’ta 16. yaş yolculuğunu tamamlayacak.

 

Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali

16-26 Şubat 2017 İstanbul

2-5 Mart 2017 Ankara & İzmir

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir