CNN Türk Genel Müdürü’nden Ankara Üniversitesi’ne Soruşturma Tepkisi

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğrenciler tarafından protesto edilen CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş, ifadesine başvurulmak istenmesine razı gelmedi, üniversite yönetimine tepki gösterdi. Aktaş, rektörlük tarafından soruşturmacı olarak atanan Prof. Dr Gürol Seyitoğlu’na gönderdiği cevap yazısında hem kendisinin mahkeme celbi gibi bir celple ifadeye çağrılmasına hem de öğrencilerin protesto için soruşturulmasını eleştirdi.

Kendisine yönelik bir saldırı olmadığını belirten Aktaş, “Konuşma zemini görmediğim için ben salondan ayrılarak başka bir odada etkinliği gerçekleştirdim” dedi, “Köklü bir üniversitemizden, bir mahkeme celbi şeklinde çağrı almayı doğru bulmamakla birlikte, akademik dünyanın olması gereken özgürlükçü anlayışına da yakıştıramadım” ifadelerini kullandı.

Mektupta “Lütfen aklınızdan söz konusu öğrencilere ceza vermek geçiyorsa bundan hemen vazgeçin”  diyen Aktaş hiçbir öğrenciden şikayetçi olmadığını belirterek mektubu sonlandırdı.

Aktaş’ın gönderdiği metni Ankara Üniversitesi mail grubunda paylaşan Eğitim Sen İşyeri Temsilcisi Dr. Dinçer Demirkent, “CNN Türk Genel Müdürü’nün Ankara Üniversitesi’ne akademik özgürlük dersi vermesini utanç verici bulsam da paylaşmak sorumluluğumdur. Çünkü bu utanç hepimizin” diye yazdı.

Çağrı metninde kendisine fiziki bir saldırı olup olmadığının sorulduğunu belirten Erdoğan Aktaş, “Oysa fiziki bir saldırı olmadığını siz de biliyorsunuz. Çünkü aynı salonda çok sayıda öğretim görevlisi ve üniversite çalışanı da vardı. Fakat yine de ‘saldırı’ olup olmadığını soruyor olmanızı gerçekten anlayamıyorum. Bu soru şekli böylesi bir disiplin soruşturmasının klişe sözü müdür bilemiyorum. Fakat öyle bile olsa soruşturmayı yürüten sizler açısından bir önyargının olduğunu ortaya koymaktadır.”

“Lütfen aklınızdan söz konusu öğrencilere ceza vermek geçiyorsa bundan hemen vazgeçin” diyen Erdoğan Aktaş şöyle devam etti:

Çünkü… O gün bir grup öğrenci medyayı protesto ettiğini belirterek, çeşitli soruya sormuş ve nihayetinde alkışla protesto etmiştir. Her ne kadar sorulara yanıt vermeye hazır da olsam, kısa sürede konuşmanın sağlıklı yürümeyeceğini anlayarak salondan ayrıldım. Yukarıda da belirttiğim gibi herhangi bir fiziki saldırı olmadı.

Bazı öğrenciler tepkisini göstererek protesto etti ve ben de salondan ayrıldım. Bunun ardından dinlemeye gelen öğrencilerin bir kısmı ile dekanlık toplantı odasında 15 Temmuz ve Medya başlıklı etkinliği gerçekleştirdik.

Yani protesto ettiğini söyleyen öğrenciler, söz konusu etkinliği engellememiştir. Sadece konuşma zemini görmediğim için ben salondan ayrılarak başka bir odada etkinliği gerçekleştirdim.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki, elbette öğrenciler protesto hakkını kullanacak. Elbette herkes gibi düşünmeyecek ve elbette tavrını koyacaktır. O gün beni üzen en önemli nokta, ‘ülkemizdeki konuşma zemininin artık üniversitelerde bile olmadığını yaşayarak anlamam’ ve alternatif medya olduğunu belirten bazı yayın kuruluşlarının açık açık ve göz göre göre yalan haber yazması oldu.

Fakat bu memleket bizim, bu çocuklar da bizim çocuklarımız.

Özetle…

1- Tarafıma fiziki bir saldırı olmamıştır.

2- Konuşma hakkım engellenmemiştir.

3- Eleştiri sınırını aşan herhangi bir sözlü saldırıya ta tanık olmadım.

4-Bu kapsamda hiçbir öğrenciden şikayetçi değilim.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir