İklim Değişikliğini Önlemek İçin Tek Çare: Karbon Fiyatlandırması

Dünya Bankası’nın Karbon Fiyatlandırmasında Devlet ve Trendler raporu yayımlandı. Raporda analiz edilen ülkelerin karbon salınımında sektörlere göre dağılımı yeralıyor. Rapor devletlere karbon salınımının azaltılmasında hedef kitleyi kolayca tespit etme imkanı sunuyor

 

12509404_1039994982740379_3934044305160648930_n

İstanbul
Haber&grafikler: Sabri Eğe* / @egesabri

Paris Antlaşması

Geçtiğimiz yıl toplanan COP21’de (Conference of the Parties – Paris Taraflar Toplantısı) önceki senelerde elde edilen bulgular aşığında somut adımlar atıldı. Konferansta iklim değişikliği konusunda yapılan tartışmalar karara bağlandı ve bir yol haritası belirlendi. Konferansın en dikkat çekici özelliklerinden biri anlaşmaya varılan ülkelerin dünya karbon üretimi oranının %96’sına sahip olması. Ayrıca konferansa katılan ülke nüfuslarının dünya nüfusuna oranı %98. Dolayısıyla bu anlaşma sonrası yapılacak girişimler karbon gazının azaltılması konusunda yapıcı adımlar atılmasına öncü olacak.

Karbon Fiyatlandırması Her Geçen Yıl Artıyor

Raporda en çok dikkat çekilen hususlardan bir tanesi karbon fiyatlandırmasının 2017 yılında en yüksek seviyeye çıkacağı. Sera Gazı salınımlarının bir anlaşmaya bağlanmadığı ülkelerin karbon fiyatlandırmasında aktif rol almasıyla oran büyük ölçüde artacak. Raporda Çin’in bu girişimlerde yer almasının dünya genelinde karbon fiyatlandırma oranının %12-13’ten %20-25 oranına çıkacağı belirtiliyor. Öte yandan Latin Amerika ülkelerinde de karbon fiyatlandırması konusunda benzer girişimleri olduğunun altı çiziliyor. Raporda, 1990 yılında karbon fiyatlandırması konusunda faaliyet gösteren ülke sayısı 2 iken 2017 yılında bu sayının 42’ye çıkacağına dikkat çekiliyor. Böylece tarihte ilk defa karbon fiyatlandırma politikası beş kıtada ve birçok ülkede faaliyete geçmiş olacak.

İklim Değişiklinin Önlenmesi için Bir Adım

Raporda karbon fiyatlandırma yöntemleri konusunda ülkelerin kapsayıcı metotlar geliştirmesi gerektiği vurgusu yapılıyor. Karbon vergileri ve yeterli denetlemelerle atmosfere sera gazı salınımının büyük ölçüde azaltılacağı belirtiliyor. Raporda önümüzdeki yıllarda değişecek olan iklim sıcaklığının 2 derecenin üzerinde olması durumunda önlenemez felaketlerin olacağı konusunda uyarılar yapılıyor. Bu nedenle yapılan anlaşmaların ve girişimlerin en temek amacı atmosfer sıcaklığının değişmesini 2 derecenin altında tutmak. Meksika Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto bu konuya şu şekilde dikkat çekiyor:

“Küresel sıcaklığın stabil bir orana çekilmesi ile ilgili Meksika, adil ve gerçek bir karbon yapılandırılması konusunda kendinden emin. Bu doğrultuda karbon fiyatlandırmasının önün açmak için karbon vergisi ve temiz enerji sertifikaları gibi çeşitli önlemler almaktadır.”

Sektörü Ayakta Tutacak bir Planlama

Raporda hem sektörün çıkarlarını hemde küresel iklim değişikliklerini önleyebilecek bir politikanın geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu konuda hükümetlerin sunacağı politikaların belirleyici etken olacağı dile getiriliyor. Kapsayıcı politikalarla sektörel canlılığın devam ettirilmesi, iklim değişikliğinin önlenmesi ve alınacak vergilerle ekonomik bir kaynak oluşturulması hedefleniyor. Rapora göre 2017 yılında alınacak önlemlerle karbon fiyatlandırmasında elde edilecek kar oranı 55 trilyon dolara denk geliyor. Kısacası karbon fiyatlandırması politikaları hem sektörde kaliteli üretimi sağlayacak hem küresel iklim değişikliklerini engelleyecek.

Türkiye ve Karbon Üretim Oranları

Raporda Türkiye ile ilgili en çok dikkat çeken nokta Türkiye’nin komşularına oranla karbon gazı üretiminde en fazla paya sahip ülkelerden olması. Veriler, Türkiye’nin (445.64) komşusu Rusya (2803,4) ve İran’dan (551.14) sonra en fazla karbon emisyon oranına sahip olduğunu gösteriyor. Rusya ve İran’ın büyük petrol ve gaz üreticileri olduğu hesaba katılacak olunursa, Türkiye’nin sahip olduğu oran azımsanmayacak derecede fazla.

Grafik Türkiye ve komşu ülkelerin karbon gazı emisyon oranlarını göstermektedir.

Raporda Türkiye’nin yapılan anlaşmalar gereği 2030 yılına kadar koşulsuz karbon emisyonunu %21 oranında azaltacağı belirtiliyor. Ayrıca Türkiye’nin karbon fiyatlandırma konusunda henüz bir plan oluşturmadığı gözlemleniyor.

2016-11-28_17-37-21


 

***Sabri Eğe , Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü /  Dağ Medya (21 Kasım 2016 -21 Mart 2017) stajyer veri muhabiri /zabuyi@gmail.com


Veri Seti: https://docs.google.com/spreadsheets/d/1NHhoOZ4CL2nKUL39tBaLRnLREV7eDrUaxOZQA4TUg0E/edit?usp=sharing

Görsel: http://i.hizliresim.com/Pn5PoO.png

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir