Her gün biraz daha karanlık

Suncem Koçer

Neredeyse bir yıldır her cuma öğleden önce Saha Notları’nı gazeteye gönderiyorum. Sonrasında belki bir, belki iki gün yazı meselelerine ilişmiyorum. Ama pazartesi gelince bir sonraki yazının muhtemel konuları kafamda dolaşmaya başlıyor. Perşembeye kadar konu netleşiyor, perşembe gecesi ya da cuma sabahları yazılıyor. Aylar içinde Saha Notları böyle bir rutine oturdu.

Bir de halihazırda sırasını bekleyen yazılar var. Her hafta onlardan birini yazsam diyorum ama araya gündemden fırlayan ya bir kriz ya da derin üzüntü formunda kötü bir ağız tadı girip duruyor. Misal, bu haftalarda Saha Notları Amerikan seçimleri hakkında olsun isterdim. Seçim sandığına çıkan son düzlükte ortalık Hillary Clinton’ın email skandalı ile bir kez daha ve çok şiddetli çalkalanıyorken, Amerikan medyasının tavrı tartışmaya değerdi. Ama mümkün değil. Hemen yanı başımızda medyaya dair bunca vahim konu varken Amerikan medyası ve seçimler başlığını açmaya el varmıyor. Diğer yandan içinde yüzdüğümüz vahamet öyle kesif ve öyle her yeri kaplıyor ki onunla ilgili yazacak, söyleyecek söz, konuşacak dil yok. Hissimiz bu.

Yazının devamını okumak için tıklayınız 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir