Beyoğlu Kent Savunması’ndan, “Beyoğlu Belediyesi’nin Cihangir Roma Bahçesi Açıklamasına” Yanıt

Beyoğlu Kent Savunması, “Beyoğlu Belediyesi’nin Cihangir Roma Bahçesi” Açıklamasına Yanıt Verildi.  Açıklamada şöyle dendi; “Cihangir Roma Bahçesi olarak bilinen alanın komşusu 61 ada 8 parselde başlayan inşaat çalışmaları, bildiğiniz üzere, semt halkının ısrarlı mücadelesi ve alanda çıkan arkeolojik bulgular neticesinde şimdilik durduruldu. İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu bu gelişmenin ardından alanda İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde kazı yapılmasına karar verdi.”

“Bu gelişmeler üzerine, Beyoğlu Belediyesi, 29 Ekim Cumartesi günü basına bir açıklama yayımladı. Açıklamada, özetle, inşaat alanının arkeolojik alanla ilgisi olmadığı, inşaat bittikten sonra çevresinin yeşil alan olarak düzenleneceği belirtildi.

Açıklamada hatalı ve yanıltıcı bilgilerin, ifadelerin yer aldığını belirtmekte fayda var:

“1-   Söz konusu inşaat alanı, arkeolojik park ve sergi alanı olarak belirlenen ve planlara işlenen alanın dışında ama sınırındadır. Ancak bu durum, inşaat alanının arkeolojik değer barındırmadığı anlamına gelmez. Kağıt üzerindeki parsel çizgileri, toprağın altındaki arkeolojik katmanlar için sınır oluşturmaz. Çevre parsellere bakıldığında alanın arkeolojik potansiyeli açıktır. Nitekim, kepçe yüzeye indiği gibi Osmanlı dönemine ait arkeolojik buluntular ile karşılaşıldı ve bunun üzerine çalışmalar durdu. Cihangir Güzelleştirme Derneği ve semt halkının İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne yaptığı ihbarlar ve Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi’nin  İstanbul I Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na yaptığı başvuru sonucu 61 ada 8 parseldeki kazı çalışmalarının İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde yapılması kararı alındı. Yukarıda da söylediğimiz gibi, inşaat alanının plandaki arkeolojik park alanının sınırında olması bu alanın arkeolojik katmanlar içermediği anlamına gelmez, bu durum inşaatı asla meşrulaştırmaz!”

“2-   Arkeolojik park ve sergi alanı olarak belirlenen alanın çevresiyle bir bütün olarak değerlendirilmesi çağdaş, evrensel ve bilimsel koruma ilkeleri gereği zaruridir. 2009 yılından beri “arkeolojik park ve sergi alanı” olarak belirlenen alana dair hiçbir çalışma yapmayan kamu yönetiminin ilk icraatının bir sosyal tesis olması düşündürücüdür. Biz, bu tesis inşa edilmeden önce bölgenin arkeolojik park alanı olarak değerlendirilmesini, İstanbul’un tarihsel topografyasından karakteristik bir parça olarak günümüze ulaşan bu alanın kültür varlıklarını, Boğaziçi’nin florasını, setlerini ve kent halkının kullanım biçimini gözeterek bütüncül bir yaklaşım ile ele alınmasını istiyoruz. Bunun için gerekli çalışmalar yapılmadan da alana fiziki hiç bir müdahalede bulundurmayacağımızı ilan ediyoruz!”

” 3-   Belediye, inşaat ruhsatının 21 Ekim 2016 tarihinde verildiğini ilan ediyor. Ancak, söz konusu alana kepçenin giriş tarihi, 20 Ekim 2016’dır, çekilen fotoğraflarla sabittir. Bu durum göstermektedir ki, inşaat ruhsatsız başlamış, tepkiler üzerine alelacele bir ruhsat belgesi hazırlanmıştır. İnşaat tabelası, başladıktan 3 gün sonra yerine konmuştur. Bu durum açıkça suç teşkil etmektedir. Beyoğlu Belediyesi, ilçe sınırlarındaki ruhsat verdiği her inşaatın uygulamasından bizzat sorumludur.Buradan gerekli mercileri göreve çağırıyoruz!”

“4-   İnşaat çalışmasının başlaması için altyapı kurumlarıyla (İSKİ, İGDAŞ, BEDAŞ) yazışmaların tamamlanmış ve uygunluk onaylarının verilmiş olması gerekir. Belediyeden yurttaşlar olarak  buna dair bir açıklama bekliyoruz. Zira, 20 Ekim gecesi kepçenin girdiği alanda elektrik kabloları parçalandı ve ertesi güne kadar açıkta bırakıldı. Semt halkının BEDAŞ’ı aramasıyla söz konusu kablolar hayati tehlike yaratmadan ortadan kaldırıldı. Bu durum gösteriyor ki, BEDAŞ’la hiçbir yazışma ve o alandaki elektrik hattına dair uyarı yapılmadan alelacele çalışmalara başlanmak istenmiş. Belediye’nin bu sorumsuz davranışı da semt halkı ve duyarlı yurttaşlar tarafından tehlike oluşmadan giderilmiştir.”

“5-   Belediyenin açıklamasında bu alanın 10 yıldır kötü kullanımı sebebiyle şikayet edildiği belirtiliyor. Bu, belediyenin açıklamasının en ciddiyetsiz tarafını oluşturuyor. 10 yıldır, Beyoğlu’nun ve bütün İstanbul’un gözbebeği gibi bakması gereken bir alana, belediye sahip çıkmadığını, temizlik yapmadığını, ışıklandırma yapmayarak güvenlik açığı oluşturduğunu kendi ağzıyla itiraf etmiş bulunuyor. Peki bu neden yapılıyor? Bizce nedeni açık… Bu alanı böyle bakımsız ve güvenliksiz bırakarak hedefledikleri daha rantabl projelere, inşaatlara kapı aralansın istiyorlar. Üstelik, belediyenin tek projesi bu da değil. Söz konusu alana 4 adet sosyal tesis düşünüyorlar. Ama bunu düşünürken, bunca yıldır bu alana en ufak bir hizmeti dahi götürmüyorlar. ”

“6-   Bu açıklamanın hazırlandığı sırada kazıların müze denetiminde yapılması hakkında bir kurul kararı olduğu ve bu kararın altında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi temsilcilerinin imzası bulunduğu halde 01.11.2016 tarihinde alanda müze denetimi dışında iş makinaları kazı yapmış, arkeolojik katmanların önemli bir kısmı müze tespiti ve denetimi olmadan ortadan kaldırılmıştır ve böylece açıkça suç işlenmiştir.”

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir