2. Dağlarca Şiir Ödülü Açıklandı

Beşiktaş Belediye Başkanlığı tarafından, PEN Yazarlar Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası’nın desteği ile gerçekleştirilen 2. Dağlarca Şiir Ödülü, Adnan Özer ve Cenk Gündoğdu’ya verildi.

Arife Kalender, Ataol Behramoğlu, Doğan Hızlan, Enver Ercan, Ertan Mısırlı, Haydar Ergülen ve Tarık Günersel’den oluşan seçici kurul, 2. Dağlarca Şiir Ödülü’nün Adnan Özer ile Cenk Gündoğdu arasında paylaştırılmasına karar verdi. Adnan Özer “Yol Şarkıları”, Cenk Gündoğdu ise “Harap” adlı kitaplarıyla ödüle değer görüldü.
Evrensel’in haberine göre, Seçici Kurul Adnan Özer’in “Yol Şarkıları”na ödülü vermesinin gerekçesini, “Türk şiirinde 1980 Kuşağının oluşumunda, farklı şiir görüşleri ve anlayışlarının buluşmasında öncü bir şair olarak atak, yenilikçi ve zenginleştirici bir görev üstlenen Adnan Özer, yerel ve evrensel kültürlerin bireşimini de özgün şiiriyle gerçekleştiriyor. “Yol Şarkıları”nda da insanın kederini ve sevincini buluşturan o ‘şiir neşesi’ni özgürce duyumsatıyor.” şeklinde açıkladı.
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı “Harap”a verilen ödülü ise şu şekilde aktarıldı; Ele aldığı temayı kavrayış duyarlılığı ve söyleyiş zarafetiyle şiire dönüştüren Cenk Gündoğdu, poetik programını en başından yapmış bir şair tutumuyla beliriyor. “Issız”da olduğu gibi, “Harap” kitabında da insanın temel sorunu olan savaş ve yıkımı, hem bireysel hem toplumsal açılardan eleştirel bir cesaretle sorgulayan şiiri, destansı bir yola ve yoğunluğa işaret ediyor.

Ödüller, 15 Ekim, saat 18:30’da Akatlar Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenle sahiplerine sunulacak.

Fazıl Hüsnü Dağlarca Hakkında

(26 Ağustos 1914, İstanbul – 15 Ekim 2008), Türk şair.

26 Ağustos 1914 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Süvari yarbayı Hasan Hüsnü Bey’in oğludur. İlköğrenimini Konya, Kayseri, Adana ve Kozan’da, ortaöğrenimini Tarsus ve Adana ortaokulundan sonra girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nde 1933 yılında tamamladı. Aile, Ataç, Çağrı, Devrim, İnkılapçı Gençlik, Kültür Haftası, Türkçe, Türk Dili, Türk Yurdu, Varlık, Vatan, Yeditepe, Yücel, Yenilik, Yön, gibi dergi ve gazetelerde şiirlerini yayımladı. 1935’te piyade subayı göreviyle Doğu ve Orta Anadolu’nun, Trakya’nın pek çok yerini dolaştı. Ordudaki hizmeti on beş yılı doldurunca, ön yüzbaşı rütbesiyle askerlikten 1950’de ayrıldı. 1952-1960 yılları arasında Çalışma Bakanlığı’nda iş müfettişi olarak İstanbul’da çalıştı. Buradan ayrıldıktan sonra İstanbul Aksaray’da “Kitap” kitabevini açtı ve yayıncılığa başladı. Ocak 1960-Temmuz 1964 yılları arasında dört yıl Türkçe isimli aylık dergiyi çıkardı. İlk yazısı 1927’de Yeni Adana gazetesinde yayınlanan bir hikâyedir, İstanbul dergisinde 1933’te çıkan “Yavaşlayan Ömür” adlı şiiriyle adını duyurmaya başladı. Varlık, Kültür Haftası, Yücel, Aile, İnkılâpçı Gençlik, Yeditepe ve Türk Dili dergilerinde şiirleri çıktı. Bugüne kadar kendisine birçok ödül verilen şair 1967’de ABD’deki Milletlerarası Şiir Forumu tarafından “En iyi Türk Şairi” seçilmişti. Türk Dil Kurumu Yönetim Kurulu üyesiydi. Dil Devrimine ilişkin düşüncelerini Türk Dil Kurumu Koçaklaması’nda şöyle dile getirmiştir:

“Türk Dil Kurumunu kurarken Mustafa Kemal’in tek mutsuzluğu vardı
Türkçeyi sevdiğini daha Türkçe söyleyememek
Kimilerinin şimdi tek mutluluğu var
Türkçeyi sevdiklerini daha Osmanlıca söylemek….”

Toplumculuğunun temelinde insana ve insan hayatına saygı yatan Dağlarca, bu yüzden hiçbir edebî akım ve kişiden etkilenmeden kendi kozasını örer. Çok yazan ve üreten bir şair kimliğiyle, bağımsız kalarak hiçbir şairden etkilenmemiş, hiçbir akımın etkisinde kalmayarak şiirlerini yazmıştır. Onun sanat anlayışını şu cümlesi özetler:


Sanat eseri hem bir saat gibi içinde bulunduğumuz zamanı, hem de bir pusula gibi gidilmesi gereken yönü işaret etmelidir.

Türkçeye bakışını ise “Türkçem, benim ses bayrağım” diyerek Türkçe Katında Yaşamak adlı şiirinde sergilemiştir.

“Türk şiirinin büyük şairi” olarak tanımlanan Dağlarca, 94 yaşında zatürre tedavisi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.[1] Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu yılın ilk aylarında yaptığı bir röportajda ölümünden sonra Kadıköy’de yaşadığı evin müze haline getirilmesini vasiyet etmişti. Evini Kadıköy Belediyesi’ne bağışlayan Dağlarca, Mühürdar Caddesi’ndeki evinde kendisini ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulunmuştu. 20 Ekim 2008’de Karacaahmet Mezarlığınadefnedilmiştir.

Yorumlar

yorumlar

Post source : edebiyat.net, vikipedi, dağ medya

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir