Hangi şirket ne kadar temiz?

Atila Alpöge

Yukarıdaki sorunun hedefinde karanlık işler, kirli paralar, çeteler yok.  Gönderme yapılan ‘temizlik’ kavramı ekoloji endişesiyle ilişkili.  İklim değişimine duyarlılık gösteren, temiz ortam yaratmaya çalışan, doğaya saygılı şirketleri içeriyor bu soru.  Aslında şirket dediniz mi, akla kısa yoldan para yapmaya çalışan, her türlü istismarı ayarlayan, doğanın canına okuyan kuruluşlar geliyor.  Ama burada tam tersi söz konusu.

Listeyi BusinessGreen adlı bir kuruluş geçen hafta yayımladı.  Bu kuruluş ekonomik etkinliklerin çerçevesinde ekoloji endişesine eğilen ciddi ve etken çabaları olan saygın bir oluşum.  Yürütmüş olduğu geniş kapsamlı bir araştırmayı sunuyor bu rapor:  ‘Clean 200’.  Rapor temiz enerjiye öncelik veren 200 büyük firmayı listeliyor.  Büyük firma olmanın yanında, kullanılan kıstas gelirlerin en az %10’unun ‘temiz’ kaynaklardan sağlanmış olması.

Bakın, listede tepeden aşağıya hangi firmalar var.  Toyota Motor en tepede yer alıyor.  Hemen peşinden Siemens geliyor.  Schneider Electric dördüncü sırada.  Hemen peşinde Panasonic var.  Vastas Wind yedinci. Philips Lighting sekizinci.  Daha sonra 23. sırada Samsung’u görüyoruz.

Tabii, petrol ve doğalgaz şirketleri listede yer almıyor.  Kömürcüler de öyle.  Bu arada iklim değişimine karşı kampanyalar oluşturan şirketler ya da tropik ormanları kesip biçenler, silah imalatçıları ve çocuk çalıştırmada adı çıkmış olan firmalar bu listede görülmüyor.

Listede adı geçen 200 firmadan 66’sı Çin kaynaklı.  40 şirket ABD’li.  Japonya 20.  Almanya 8, Hindistan 7 ve Kanada 5.  (Görebildiğimiz kadarıyla Türkiye’nin adı geçmiyor.)

Bu rapor çok ilginç bir olguyu da vurguluyor.  Listede onurla yer alan firmaları ötekilerle, yani çevre kirliliğine çanak tutanlarla kıyaslayınca görüyoruz ki, ‘çevreciler’in yıllık kârı son 10 yılda %22 artmış.  Ötekilerin kârı ise %8’de kalmış.  Başka bir deyişle, ekoloji tasası taşımak artık daha fazla geri ödeme yapmaya başlamış durumda.

Demek ki daha sağlıklı bir dünyaya yavaş yavaş açılmakta olan bir kapının eşiğindeyiz.

Atila Alpöge, Ekogazete, 19.8.2016  /  Yararlanılan kaynak:  Michael Holder, The Guardian, 15.8.2016

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir