Sofar’dan Evimize: Gözde Öney

Fotoğraf: Cihan Demiral


Gözde Öney’i Haziran ayında yapılan Sofar etkinliğinde Kavga isimli şarkısıyla tanıdık. Yaklaşık on beş gün önce yayınlanan etkinlik videosu 29 bin izlenmeyi geçti. Gelen güzel yorumlardan motive olarak güzel bir albüm kaydediyorlar. Yeni albüm kayıtlarında sona yaklaşan Gözde ile müzik hayatı ve yeni albümü üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportaj: Hatice Temiz* / @haticemiz

Şu anda yoğun bir tempoda albüm hazırlığında olduğunu biliyorum. Vaktini ayırdığın için teşekkürler. Müziğini yeni tanımış olsak da aslında uzun zamandır jinglelarda sesini duyuyormuşuz da haberimiz yokmuş. Nasıl başladı müzik serüvenin?

 

Rica ederim, ben teşekkür ederim. Müzik serüveni çocuklukta başladı. Üç dört yaşlarındayken evin içinde Emel Sayın, Barış Manço şarkıları söylerdim. Kendime bir mikrofon yapmıştım, bir de pembe bir sahne elbisem vardı. Eve gelen misafirleri esir alırdım. Annem ve babam güzel insanlardır, bu duruma kayıtsız kalmadılar. Evde önce org, sonra keman dersleri almaya başladım. Çocuk korolarında çaldım, söyledim. Lise yıllarında akşamları Samsun Belediye Konservatuarı’nın yarı zamanlı TSM bölümüne gidiyordum. Temel armoni ve teori konusunda bana çok katkısı olmuştur.

[CD]-042-20160625

Fotoğraf: Cihan Demiral

Son yıllarda sosyal medya ve Sofar gibi organizasyonlar sayesinde Türkiye’de bağımsız sesleri daha fazla duymaktayız. Yeni sesler tanımak bizleri mutlu ediyor. Senin gibi iyi müzisyenlerle tanışıyoruz. Sen neler düşünüyorsun bağımsız müzik konusunda?

 

Bağımsız müzik hem müzisyen hem de dinleyici olarak çok desteklediğim bir hareket. Müzisyenler artık müziklerini duyurmak için büyük prodüksiyonlara, onları sağlayan şirketlere, dev bütçelere muhtaç değil. Fikirlerin değer gördüğü, ön planda olduğu bir akım bu. Dolayısıyla dilersen klibini bile kendin yapabilirsin, fikirlerin ve dostların olduğu sürece. Dinleyici ise kendisine sunulanın dışında yeni müzisyenler, yeni şarkılar keşfedebiliyor. Sofar gibi yapımların bu konuda hatırı sayılır bir katkısı var. Ben de bu sayede çok sevdiğim müzisyenler tanıdım, keyifle takip ediyorum.

 

“Yüzyüzeyken Konuşuruz” grubunun müzik şirketiyle yaşadığı sorundan haberin vardır. Müzik endüstrisinde şirketlerin sanatçının üzerinde kurduğu bir hegemonya mı var? Bu baskı ortamını bir müzisyen olarak nasıl değerlendiriyorsun?

 

Evet olayları sosyal medyada okuduğum kadarıyla biliyorum. Bunlar çok üzücü durumlar. Müzik baskı altında üretilemez. Zorla güzellik olmaz gibi yani. Müzik şirketlerinin, müzisyenlere daha rahat alanlar açan, onları maddi ve manevi olarak daha çok destekleyen bir yaklaşımda olması gerektiğini düşünüyorum, bunu diliyorum. Yüz yüzeyken Konuşuruz üreten, güzel müzik yapan, sevdiğim bir grup. Üretmek motivasyon isteyen bir süreç. Umarım tatlıya bağlanır.

 

Sosyal medya bağımsız müzisyenlerin kendilerini tanıtması için güzel bir platform sen nasıl geri dönüşler alıyorsun?

Sofar performansına gelen tepkiler çok mutluluk verici diyebilirim. İnsanlar sevgi dolu mesajlar atıyor. Her an içimizin kararmasına alıştığımız bu günlerde, tanımadığım insanlarla, müziğim aracılığıyla bir şekilde sevgi dolu bir iletişimin içinde olmak bana çok iyi geldi.

Albüm çalışmalarını sürdürdüğün şu sıralarda bizleri neler bekliyor? Bizi biraz heyecanlandırır mısın?

 

Şu an vokal kayıtları aşamasındayız. Büyük bir kısmı bitti aslında. Sonra mix, mastering… Albümde on tane şarkı var, kendi şarkılarım. Bir şarkıda Okay Aynur, birinde Koray Candemir, bir şarkının sözlerinde de Ayşe Saran işbirliği var, ki bunlar beni çok mutlu eden bir olmalar… Kendi heyecanımdan şuraya da bırakayım o zaman biraz.

Kavga şarkısında hep duymayı istediğimiz bir şey var. Geliyor kalbe dokunuyor sanki. Albümde böyle şarkıları dinlemeyi çok istiyoruz. Sözlerini sen mi yazıyorsun? Söz yazmak nasıl bir süreç, ilham almak?

Teşekkür ederim. Böyle hissetmene sevindim, ne mutlu bana. Albümde şarkılar biraz böyle zaten. Depresif diyesin geliyor ama değil gibi de 🙂 Sözleri ben yazıyorum. Söz yazma süreci çok değişken bir süreç. Bazen bir anda dökülüveriyor, bazen aylarca süründürüyor. Tek bir kelimeye aylarca takıldığım, yerine başka bir anlatım aradığım oluyor. Bazen de tam tersi, yazıyorum ve hiçbir şeyi değiştirmek istemiyorum. Ruh haliyle ve motivasyonla ilgili tamamen. Yaşadığımız yerde ikisini de yüksek tutmak çok zor. Denemeye, üretmeye devam.

2016-08-24 23.25.23

Fotoğraf: Cihan Demiral

Ekibinde kimler var?

Gitarda Efe Demiral, davulda Okay Aynur, bas gitarda Ozan Kısaparmak, klavyelerde Kerem Işık var. Kerem bir yıllığına Londra’ya master yapmaya gidiyor. Onun adına seviniyor ama kendi adıma bencilce üzülüyorum. Albümün prodüktörlüğünü ve aranjörlüğünü Efe Demiral yaptı. Albümü Harem Sound’da Evren Arkman ile kaydettik. Mix’i Emre Malikler yapacak. Bir de canımız rodimiz Oğuz Ünlü var. Çevremde hep güzel insanlar var, çok şanslıyım!

Albümün iç tasarımı için bir illüstrasyon çalışması düşünüyorsun galiba?

Albümün iç tasarımı Eren Caner Polat’a ait. Caner’i çok yetenekli buluyorum, çizimlerini çok seviyorum. İletişim kurması kolay biri. Her şarkı için bir illüstrasyon istedim ondan, bence hepsi çok güzel oldu.

Son olarak, Kavga şarkısını dinleyen herkes şarkıyı bir soru ile paylaştı. Bu soruyu sana yöneltmek istiyorum. ‘Yüksekten mi yoksa düşmekten mi korkarsın?’ 

İkisinden de korkmak istemem, ikisinden de korkabilirim.

Sofar Hakkında 

45’ten fazla ülkede gerçekleştirilen Sofar (Sounds From A Room) müzik ziyafetini evinize taşıyor. Londra ve Chicago’da 2009’da başlayan proje, ünlü olmayan ancak yetenekli isimleri ve onları keşfetmek isteyen müzikseverleri bir araya toplamayı amaçlayan bir etkinlik.


Hatice Temiz, Arel Üniversitesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi. Dağ Medya (18 Temmuz-18 Ağustos )stajyeri /haticemiz@gmail.com

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir